03/06/2025

Guardian: Z kuşağı ebeveynler çocuklarına kitap okumayı ‘sıkıcı’ buluyor

The Guardian’ın haberine göre, çocuklara kitap okuma oranı düşüyor. Özellikle Z kuşağı ebeveynleri kitap okumayı “sıkıcı” buluyor. Uzmanlar, ekran süresinin birebir etkileşimleri azalttığına ve çocukların gelişimini olumsuz etkilediğine dikkat çekiyor Eski ilkokul öğretmeni Spencer Russell, Instagram hesabında ebeveynlere “Neden çocuklarınıza kitap okumuyorsunuz?” diye sordu. The Guardian’a göre verilen cevaplar, Z kuşağının bu konuda isteksiz olduğunu gözler önüne serdi. Bazı ebeveynler okuma süresini sıkıcı bulurken, bazıları zaman bulamadığını belirtti. Kimileri ise çocuklarının kitap dinlemeye odaklanmadığını, hep aynı kitabı istediklerini ya da sayfaları atlamak istediklerini ifade etti. Z kuşağı ekranla büyüdü HarperCollins UK’in araştırmasına göre, Z kuşağı ebeveynlerinin yalnızca yarısı kitap okumayı “eğlenceli” buluyor. Üçte biri ise kitap okumayı keyiften çok “öğrenilmesi gereken bir konu” olarak görüyor. Bu yaklaşım çocuklara da yansıyor: 2012’de çocukların %50’si eğlenmek için kitap okurken bu oran bugün %33’e düştü. Ayrıca, 0-2 yaş aralığındaki erkek çocukların %20’sinden fazlasına hiç ya da nadiren kitap okunuyor. Bu fark, kız çocuklarına göre daha düşük okul başarısıyla sonuçlanıyor. Cinsiyet farkı da dikkat çekiyor HarperCollins raporuna göre, 0-2 yaş arasındaki erkek çocukların %20’sinden fazlasına ya nadiren ya da hiç kitap okunmuyor. Buna karşılık, aynı yaş grubundaki kız çocuklarının %44’üne her gün kitap okunuyor. Bu farkın okul başarısına da yansıdığı belirtiliyor. Uzmanlar uyarıyor Eğitimci Spencer Russell ve konuşma-dil patoloğu Dawna Duff, çocuklara erken yaşta kitap okunmasının kelime dağarcığı, dikkat süresi ve duygusal gelişim açısından kritik olduğunu vurguluyor. Russell, “Çocuklar YouTube’a saatlerce odaklanabiliyor ama kitap görünce kaçıyorlar,” derken, Duff ise “Evde kitapla tanışmayan çocuklar, okula geride başlıyor,” diyor. Ekran süresi sınırlanmalı Uzmanlar, 2-5 yaş arası çocuklarda ekran süresinin hafta içi bir saat, hafta sonu üç saatle sınırlı tutulmasını öneriyor. Ancak birçok ebeveyn için iPad bir “zorunlu kaçış” haline gelmiş durumda. Calzada’ya göre çözüm küçük adımlarla başlamak: “Beş sayfalık, basit kitaplarla günde birkaç dakika yeterli olabilir.” Duff ise, “Her kelimeyi okumak zorunda değilsiniz. Resimler üzerinden konuşmak da kitap okumaktır,” diyerek aileleri teşvik ediyor. Ebeveynin sesi, ekran sesinden güçlü olabilir The Guardian’ın haberine göre uzmanlar hemfikir: Kitap okunan çocukların sadece akademik değil, sosyal gelişimleri de daha güçlü oluyor. Ebeveynler çok fazla zamanı ve enerjiyi olmasa bile, birkaç sayfalık kitapla çocuklarının geleceğini şekillendirebilir.

03/06/2025

Harvard Üniversitesi’nden yeni araştırma: Her gün kahve tüketmek yaşlanmayı yavaşlatıyor

Harvard Üniversitesi’deki yeni bir araştırmada 47 bin kadının beslenme, yaşam tarzı ve sağlık verilerinin incelendi. Araştırmada her gün kahve tüketmenin yaşlanmayı yavaşlattığı ortaya kondu Harvard Üniversitesi’nde yapılan araştırma, sabahları içilen bir fincan kahvenin yalnızca güne başlamak için enerji vermekle kalmayıp, sağlıklı yaşlanmayı da desteklediğini ortaya koydu. Harvard Üniversitesi’nde 30 yıldan fazla zamandır süren kapsamlı çalışma, düzenli olarak kafeinli kahve tüketen kadınların ilerleyen yaşlarda hem fiziksel hem de zihinsel sağlıklarını koruma olasılığının daha yüksek olduğunu gösterdi. Araştırmayı yöneten Dr. Sara Mahdavi, 47 bin kadının beslenme, yaşam tarzı ve sağlık verilerinin incelendiğini belirtti. Mahdavi, “Sağlıklı yaşlanmayı; 70 yaşına kadar kronik hastalıklardan uzak kalmak, zihinsel ve fiziksel işlevleri sürdürebilmek, ruh sağlığını korumak ve hareket kabiliyeti kaybı yaşamamak olarak tanımlıyoruz” dedi. Çay benzer etki göstermiyor Çalışmaya göre, her gün tüketilen ek bir fincan kahve sağlıklı yaşlanma ihtimalini yüzde 1 oranında artırıyor. Günde yaklaşık 2,5 fincan kahve içen kadınlarda ise bu oran yüzde 5’e kadar çıkıyor. Araştırmacılar, kafeinsiz kahve ya da çayın benzer bir etki göstermediğine dikkat çekiyor. Verilere göre, orta yaş grubundaki (45-60 yaş) sağlıklı kadınlar günde ortalama 315 mg kafein tüketiyor. Bu miktarın büyük kısmı kahveden alınıyor. Bu bireyler, ilerleyen yaşlarında hem bedensel fonksiyonlarını hem de bilişsel becerilerini daha iyi koruyabiliyor. Uzun vadeli veriler, kahve tüketiminin yalnızca enerji seviyesini artırmakla kalmadığını; aynı zamanda Alzheimer, diyabet, yüksek tansiyon ve kalp hastalığı gibi yaygın sağlık sorunlarına karşı da koruyucu etkiler sunduğunu gösterdi.

03/06/2025

1 milyar dolar değere ulaştı: Mubi, sektör devleri arasında yerini aldı

Teknoloji devlerinin yatırımcısı Sequoia Capital, Londra merkezli bağımsız film platformu Mubi’ye 100 milyon dolar yatırarak şirketi 1 milyar dolar değerlemeye ulaştırdı. Bu yatırım, Mubi’nin küresel çapta yapım, dağıtım ve içerik üretimini artırma hedeflerine güç katacak Dünyaca ünlü girişim sermayesi şirketi Sequoia Capital, bağımsız film ve sanat sineması odaklı yayın platformu Mubi‘ye 100 milyon dolarlık yatırım yaptı. Bu yatırım, Sequoia’nın Avrupa’daki ilk büyük dijital yayıncılık yatırımı olmasının yanı sıra, şirketin eğlence sektörüne yönelik nadir hamlelerinden biri olarak öne çıkıyor. Yeni yatırımla birlikte Mubi’nin değeri 1 milyar doları aştı ve şirket “unicorn” statüsüne ulaştı. “Unicorn” (tek boynuzlu at) statüsü, 1 milyar dolar ve üzeri değerlemeye ulaşan özel girişim şirketlerini tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Google, Apple ve YouTube gibi teknoloji devlerinin erken dönem yatırımcısı olan Sequoia, bu kez daha niş bir alana yönelerek dünya çapında bağımsız sinema ve entelektüel içeriğe olan talebi değerlendirmeyi hedefliyor. Türk bir girişimci tarafından kurulmuştu 2007 yılında Türk girişimci Efe Çakarel tarafından kurulan Mubi, ilk olarak uluslararası sinemaya erişimin zorluğuna bir çözüm olarak doğdu. Çakarel’in Tokyo’da Wong Kar-wai’nin *In the Mood for Love* filmini çevrimiçi izleyememesi üzerine doğan platform, zamanla küratörlüğünü yaptığı seçkin içeriklerle bir marka haline geldi. Mubi, bugün 15 ülkede ofisi ve 400’den fazla çalışanı ile faaliyet gösteriyor. Latin Amerika ve İtalya’daki yerelleşme adımlarını hızlandıran şirket, hem yerli yapımcılara destek veriyor hem de orijinal içerik üretimine yatırım yapıyor. Yapım stüdyosu olma yolunda ilerliyor 2025 yılı içinde Mubi’nin vizyona sokacağı yüksek profilli yapımlar arasında Kelly Reichardt’ın The Mastermind, Paolo Sorrentino’nun La Grazia ve Jim Jarmusch’un Father, Mother, Sister, Brother filmleri yer alıyor. Bu adımlar, Mubi’nin yalnızca bir küratör değil, A24 ve Neon gibi bağımsız yapım şirketleriyle rekabet edecek bir yapım stüdyosu olma yolunda ilerlediğini gösteriyor. Hibrit dağıtım modeli Platformun “her gün bir film” formatı, kullanıcı bağlılığını artırırken aynı zamanda içeriklerin sinemalarda gösterime girmesi sayesinde hibrit bir dağıtım modeli geliştirildi. Mubi, The Substance gibi filmleri satın alarak hem Cannes gibi festivallerde ses getiriyor hem de gişede başarı yakalıyor. Film, dünya çapında 84 milyon dolar gelir elde etti. Son olarak Mubi, Jennifer Lawrence’ın başrolde olduğu Cannes yapımı Die, My Love filmini Apple ve Netflix gibi devleri geride bırakarak 24 milyon dolara satın aldı. Bu, festivalin en büyük anlaşması olarak kayda geçti. Sinema şirketlerinin hisselerini alıyor Berlin merkezli satış ve yapım şirketi The Match Factory’nin satın alınması ve Benelüks bölgesindeki dağıtımcı Cinéart’ın çoğunluk hissesinin alınmasıyla Mubi, yalnızca içerik üretimiyle değil, dağıtımıyla da tam entegre bir film şirketine dönüşüyor. Platformun bugün 20 milyon kayıtlı kullanıcısı bulunuyor. Hem bağımsız sinemanın hem de özgün içeriklerin küresel izleyiciyle buluşmasına öncülük eden Mubi, Sequoia’nın yatırımıyla birlikte büyümesini daha da hızlandırmayı hedefliyor.

03/06/2025

CHP’nin kurultay soruşturmasında iddianame tamamlandı: İmamoğlu dahil 12 kişiye hapis istemi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı’nda usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla başlattığı soruşturmada iddianameyi tamamladı. Hazırlanan iddianamede, aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 12 kişi hakkında 3 yıla kadar hapis istendi Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı’nda usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla başlattığı soruşturmada iddianameyi tamamladı. Hazırlanan iddianamede, aralarında İmamoğlu’nun da bulunduğu 12 kişi hakkında 3 yıla kadar hapis istendi. Hazırlanan iddianame mahkeme tarafından kabul edildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Ekrem İmamoğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Erzurum İl Başkanı Serhat Can Eş’in de aralarında bulunduğu 12 kişi hakkında, “siyasi partiler kanununa muhalefet” suçundan iddianame düzenlendi. İddianamede, CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde Ankara Spor Salonu’nda gerçekleştirdiği kurultayda, bazı delegelere menfaat karşılığı oy kullandırıldığı iddialarına yer verildi. Hazırlanan iddianamede şüpheliler hakkında 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 112. maddesi ile Türk Ceza Kanunu’nun 53 ve 37. maddeleri kapsamında ceza talep edildi. İddianamede, Hatip Karaaslan, Tolgahan Erdoğan ve Yılmaz Özkanat’ın da aralarında bulunduğu toplam 16 tanığın beyanlarına yer verildi. Soruşturma kapsamında CHP’nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da ‘mağdur’ sıfatıyla ifadesine başvurulmak istendiği, ancak 7 Mayıs 2025 tarihinde avukatı Celal Çelik’e tebligat yapılmasına rağmen savcılığa ifade vermeye gelmediği belirtildi. Eski Hatay Belediye Başkanı Lütfü Savaş ise ‘müşteki’ olarak gösterildi. İddianamede, ‘şüpheli’ sıfatıyla Ekrem İmamoğlu’nun 2 Mayıs 2025’te verdiği ifadesinde, kurultay sırasında Divan Başkanı olarak görev yaptığını belirterek, hakkındaki suçlamaların tamamını reddettiği ve ayrıntılı savunma yapmadığı belirtildi. Nihat Yeşiltaş: İddialar mesnetsiz, kimseye menfaat sağlamadım CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ise 21 Nisan’da verdiği ifadede, hakkında iddialarda bulunan kişileri tanımadığını, delegelerin iradelerinin fesada uğratılmasına yönelik herhangi bir menfaat alışverişinde bulunmadığını savundu. Oğlunun İBB iştiraki Kültür A.Ş.’de işe alınmasının siyasi rüşvetle ilgisi olmadığını söyledi. Özgür Çelik: Delegelere menfaat sağladığım iddiası gerçek dışı CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, kurultay sürecine dair kendisine yöneltilen iddiaları yalanladı. Kendisine isnat edilen para dağıtma iddialarını reddeden Çelik, “Delegelere herhangi bir menfaat temin etmedim. Tanık ifadeleri asılsızdır” dedi. Cemil Tugay: Kimseye maddi teklif yapmadım İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da kurultay sürecinde kimseye maddi teklif sunmadığını belirtti. Hakkında ifade veren kişilerle yalnızca siyasi temaslar kapsamında tanıştığını söyleyen Tugay, kendisinin Özgür Özel’i özgür iradesiyle desteklediğini belirtti. Rıza Akpolat: İddialar asılsız Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat da 2 Mayıs 2025 tarihinde verdiği ifadesinde, herhangi bir yakınının İBB ya da iştiraklerinde işe alınmadığını, kendisi hakkında ortaya atılan iddiaların asılsız olduğunu dile getirdi. İddianamede, 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde Ankara Spor Salonu’nda yapılan kurultayda, genel başkan adayı Özgür Özel lehine oy kullanılması için bazı delegelere para verildiği, adaylık vaatlerinde bulunulduğu ve iş imkanları sağlandığı ileri sürüldü. Soruşturma kapsamında; MASAK raporları, Sosyal Güvenlik Kurumu, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Yüksek Seçim Kurulu, İstanbul Ticaret Odası, Çankaya 4. İlçe Seçim Kurulu yazışmaları ile birlikte CD/DVD inceleme tutanakları ve Ankara Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü fezlekesi delil olarak dosyaya girdi. İddianamede, şüphelilerin; Bazı delegelere nakit para verdiği, bazılarına belediye başkanlığı veya meclis üyeliği adaylığı vaat ettiği, yakınlarını CHP’li belediyelerde işe yerleştirdiği, market alışveriş kartları dağıttığı, oy kullanan delegelerden oy pusulalarının fotoğrafını çekip göndermelerini istediği, ayrıca birinci tur oylama sonrası Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylıktan çekildiği yönünde asılsız açıklamalarla ikinci tur oylamayı etkilemeye çalıştıkları iddia edildi. ‘Delegelerin iradesi fesada uğratıldı’ Savcılık, şüphelilerin bu yöntemlerle kurultay delegelerinin iradelerini fesada uğrattığını ve seçimi etkilemeye yönelik organize bir çalışma yürüttüğünü kaydetti. İddianamede, tüm sanıkların Türk Ceza Kanunu’nun ‘siyasi partiler kanununa muhalefet’ suçunu düzenleyen maddesi uyarınca cezalandırılması talep edildi. Ayrıca, TCK’nın 53. maddesi uyarınca kamu haklarından mahrum bırakılmaları yönünde güvenlik tedbirlerinin uygulanması da istendi.

03/06/2025

Bakan Şimşek: Dezenflasyonla birlikte finansman imkânları ve yatırım ortamı iyileşecek, üretkenlik artacak

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, mayıs ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi. Enflasyonun Kasım 2021’den bu yana en düşük seviyesine gerilediğini belirten Şimşek, “Sürdürülebilir yüksek büyümeyle refah artışı sağlanacaktır” diye konuştu Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, beklentilerin altında açıklanan mayıs ayı enflasyon verilerinin ardından sosyal medya hesabından değerlendirmede bulundu. Yıllık enflasyonun 2021 yılı Kasım ayından bu yana en düşük seviyeye indiğini söyleyen Bakan Şimşek, “Kararlılıkla uyguladığımız politikalarımız sonucu devam eden dezenflasyonla birlikte öngörülebilirlik, finansman imkânları ve yatırım ortamı iyileşecek, üretkenlik artacak, sürdürülebilir yüksek büyümeyle refah artışı sağlanacaktır” dedi. Bakan Şimşek şu ifadeleri kullandı: “Son 12 ayda 40 puan gerileyen yıllık enflasyon yüzde 35,4 ile 2021 yılı Kasım ayından sonraki en düşük seviyesine indi. Mal enflasyonu son üç buçuk yılın en düşüğü olan yüzde 28,7 gerçekleşti. Enflasyondaki istikrarlı düşüş ve beklentilerdeki iyileşmenin etkisiyle, hizmet enflasyonu da geçen yıla göre 45 puan azalarak yüzde 51,2’ye geriledi. Bu oran, 2022 yılı Haziran ayından sonra görülen en düşük seviyedir. Kararlılıkla uyguladığımız politikalarımız sonucu devam eden dezenflasyonla birlikte öngörülebilirlik, finansman imkânları ve yatırım ortamı iyileşecek, üretkenlik artacak, sürdürülebilir yüksek büyümeyle refah artışı sağlanacaktır” Kaynak: Gazete Oksijen

03/06/2025

Pentagon talimat verdi, ABD yüzlerce askerini Suriye’den çekiyor

ABD Başkanı Donald Trump ve yönetiminin, yeni Suriye politikası doğrultusunda ABD’nin, ülkedeki askerlerini aşamalı olarak çekmeye başladığı ileri sürüldü. Çok sayıda üssün kapatıldığı, bazılarının ise Suriye Demokratik Güçleri’ne devredildiği de iddialar arasında ABD merkezli ve Trump hükümetine yakın Fox News televizyon kanalının ABD’li yetkililere dayandırdığı haberine göre, son haftalarda yaklaşık 500 asker geri çekildi ve çok sayıda ABD üssü ya SDG’ye devredildi ya da kapatıldı. Fox News ayrıca, Görev Destek Bölgesi Green Village’in kapatıldığını, MSS Euphrates’in ise SDG’ye devredildiğini bildirdi. Fox News’e konuşan yetkililere göre, üçüncü bir ABD üssü de boşaltıldı. ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) yetkilileri, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) merkezli Al Arabiya İngilizce televizyon kanalına yaptıkları açıklamalarda, çok sayıda askerin başka yerlere konuşlandırıldığını ve üslerin geçen ay içinde kapatıldığını ya da devredildiğini doğruladı. Yetkililer,  “ABD güçlerinin Suriye‘deki konsolidasyonu güvenli, kasıtlı ve koşullara bağlı” dedi. ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, NTV’ye verdiği röportajda da “Bizim askeri üslerimizin azalması da önemli. 8 üsten, 5 ve 3’e düştük, sonunda bire düşecek” dedi. Pentagon, askeri birliklerin tek bir noktada toplanacağını açıklamıştı ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise, konuyla ilgili sorulan sorulara yanıt olarak Pentagon Sözcüsü Sean Parnell’in nisan ayında yaptığı, “güçlerin birleştirilmesi” açıklamasını hatırlattı. Parnell, söz konusu açıklamada, “Pentagon’un talimatından sonra ABD’nin Suriye’deki birliklerini ‘Birleşik Ortak Görev Gücü Kararlılık Operasyonu’ kapsamında ülkedeki belirli noktalarda toplayacağını ve ABD’nin Suriye’deki askeri varlığını binin altına düşüreceğini” belirtmişti. Parnell, “Bu konsolidasyon gerçekleşirken, Başkan Trump’ın güç yoluyla barışa olan bağlılığıyla tutarlı olarak, CENTCOM, Suriye’de IŞİD’in kalıntılarına karşı saldırıları sürdürmeye hazır olacaktır” demişti. ABD, SDG’nin IŞİD’e karşı mücadelede çok önemli bir rolü olduğunu savunuyor. Washington, Şam’ın yabancı militanlarını orduya entegre etme planını onayladı Suriye’nin geçici Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara ile ilişki kurma konusunda çekinceleri olmasına rağmen Trump yönetimi, Suriye’ye yönelik yaptırımları kaldırarak, bölgesel ve uluslararası oyuncuların Suriye pazarına girmesinin ve toparlanmaya giden yolun başlamasına yardımcı olmasının önünü açtı. Washington, bu yılın başlarında, yaptırımların kaldırılması için Suriye hükümetine çok sayıda şart öne sürmüştü. Bu şartlar arasında, yabancı kökenli militanların ülkeden çıkarılmasının yanı sıra nu militanların resmi askeri veya hükümet pozisyonlarından uzaklaştırılması, İran ve vekillerinin yeniden yer edinmesinin engellenmesi yer alıyordu. Bu şartların, çok sayıda yabancı militanı bulunan IŞİD terör örgütünün Suriye’de yeniden yapılanması ve konuşlanmasını önlemek amacıyla sunulduğu belirtilmişti. Ancak Batı medyasında dün yer alan haberlerde, Washington’un, “Şam’ın yabancı militanlarını orduya entegre etme planını” onayladığı bildirildi. ABD askerleri, Irak’tan da çekilecek mi? Öte yandan, ABD’nin Suriye dışında Irak’ta yaklaşık 2 bin 500 ve Ürdün’de 3 bin 500 askerinin bulunduğu belirtildi. Bağdat ile ABD’nin eski Başkanı Joe Biden yönetimi arasında varılan bir anlaşmaya göre, ABD, Irak’taki üslerini birleştirecek ve burada konuşlu asker sayısını azaltacaktı. Ancak Esad yönetiminin devrilmesinin ardından Irak, ABD’den geçiş sürecini ertelemesini talep etti. ABD’li yetkililer, konuya ilişkin henüz bir karar alınmadığını söyledi.

03/06/2025

Enflasyon rakamları açıklandı: Mayısta yüzde 1,53, yıllık bazda yüzde 35,41

Türkiye İstatistik Kurumu’na göre mayısta enflasyon yüzde 1,53 olarak ölçüldü. Yıllık enflasyon ise yüzde 35,41’e geriledi Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) mayıs ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. TÜİK verilerine göre mayıs enflasyonu yüzde 1,53 olurken, yıllık enflasyon yüzde 35,41 olarak açıklandı. ENAG’a göre yıllık enflasyon yüzde 71,23 Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) açıkladığı mayıs ayı verilerine göre, tüketici fiyat endeksi aylık yüzde 3,66, yıllık ise yüzde 71,23 olarak gerçekleşti. ENAG, mayıs ayı enflasyon verilerini açıkladı. Verilere göre tüketici fiyat endeksi aylık yüzde 3,66, yıllık ise yüzde 71,23 oldu. Kaynak: Gazete Oksijen

02/06/2025

İzmir’deki grev krizi CHP içindeki kavga mı?

İzmir’de belediye işçilerinin grevi beşinci gününe girerken taraflar arasında henüz uzlaşma sağlanamadı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, bugün düzenlediği basın toplantısında DİSK yöneticilerine sert tepki göstererek, “Belediyeyi önünüzde diz çöktürmeyeceğim” dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İzelman, İzenerji ve Egeşehir şirketlerine bağlı DİSK üyesi yaklaşık 23 bin işçinin grevi beşinci gününe girdi. Belediye ve sendika yönetimleri arasındaki uzlaşmazlıkta tansiyon hayli yükselirken taraflar karşılıklı açıklamalarda bulundu. işçilerin Gündoğdu Meydanı’na yürüyerek miting yaptığı sırada Belediye Başkanı Cemil Tugay da objektiflerin karşısına geçti. Tugay, Bornova Belediyesi’nde düzenlediği basın toplantısında, İzmirlinin hakkını savunarak uzlaşıya açık olduklarını söyledi. Dün akşam Alsancak Kordon’da bizzat yaptığı temizlik çalışması hakkında konuşan Tugay, kötü görüntünün önüne geçmek istediklerini ve grevde olmayan çalışanlarla çöpleri toplamaya başladıklarını söyledi. Tugay, “İzmir halkı, Türkiye’nin neredeyse tamamı bu olayda haklılığımızı anlamış durumda. Yaptığımızı onayladılar, destek oldular” dedi. TUGAY: ÇALIŞMAK İSTEYENİ ENGELLEMEK SUÇTUR Sendika üyeliğinin gönüllü bir üyelik olduğunu, greve katılma hakkı kadar katılmama hakkı da bulunduğunu söyleyen Tugay, “Greve katılmama kararı almış çalışanlara da saygı göstermeniz lazım. Karışamazsınız, müdahale edemezsiniz, baskı kuramazsınız. Onları sendikadan atmakla tehdit edemezsiniz. Onlar ben çalışacağım, işimi yapacağım, çöp toplayacağım dediği zaman hayır bunu yapamazsın diyemezsiniz. Bunların hiçbiri hukuki değil. Hatta çalışmak işini yapmak isteyene engel olursanız bu bir suçtur. Bununla ilgili hukuki sonuç işinizi kaybetmeye kadar gidebilir” dedi. “SENDİKA İŞÇİLERE BASKI YAPIYOR” “Greve katılma hakkının yanında katılmama hakkının da olduğunu söyleyen Başkan Tugay, sendikacıların işçilere baskı yaptığını öne sürdü. Grev kararı alındığından beri DİSK Genel-İş Sendikasının İzmir’deki şube yöneticileri ve Ege Bölge Temsilcisinin işçileri açıkça tehdit ttiğini söyleyen Tugay, “Yürüyüşlerde, toplantılarda insanları görünce diyorsunuz ki gönülden katılım var. Ama bize gelen bilgiler tam olarak böyle değil. Neredeyse 2-3 saatte bir yoklama alınıyor, imzalarımız alınıyor, gelmezseniz sendikal haklardan mahkum bırakırız diye tehdit ediliyoruz, greve katılmazsanız sizi sendikadan atarız diye tehdit ediliyoruz, o nedenle alana gitmek zorunda kalıyoruz, orada o görüntüyü vermek zorunda kalıyoruz diye söyleyen çok sayıda çalışanımız var” dedi. “SENDİKACILAR ÇALIŞANIN İŞİNE ENGEL OLUYOR” Tugay, “Üzüntüyle söylüyorum, sendikacılar çalışanın işine engel oluyorlar. Fotoğraf aklımdan gitmedi, park ve bahçeler şantiyesinin girişine şube başkanı bir sandalye koydu yolun tam ortasına, geçişi engelledi. Bir başka sandalye koydu, oraya da ayak ayak üstüne oturdu bekledi. Bir başka sendika kıyafeti giymiş kişi de diğer tarafta girişi kapattılar. Belediye Başkanlarımızdan bazıları, ilçelerinde yapılmak istenen çalışmalara yol kapatılarak, arabaların anahtarları alınarak engel olunduğunu anlattılar” diye konuştu. “TÜRKİYE’DEKİ EN İYİ TEKLİFİ VERDİK” Uzlaşmaya, görüşmeye açık olduklarını belirten Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin teklif olarak masaya koyduğu rakamların Türkiye’de belediye çalışanlarına verilmiş en yüksek rakamlar olduğunu söyledi. Tugay, “Bu rakam Genel-İş’in imzaladığı hiçbir sözleşmede verilmiş değildir. Türkiye’de, İzmir’in ilçe belediyelerinde ya da diğer büyükşehir belediyeleri dahil hiçbir yerde daha yüksek bir rakam teklif edilmemiştir. Böyle bir şey yoktur” dedi. TUGAY, SELEFİ TUNÇ SOYER’İN SORUMSUZ DAVRANDIĞINI SÖYLEDİ Önceki dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in, görev süresinin bitimine beş gün kala Türk İş Sendikası’na bağlı İzdoğa Şirketi personeline yüksek miktarda zam yaparak sorumsuz davrandığı tepkisini tekrarlayan Tugay, “Biz DİSK’e en iyi tekliflerde bulunmamıza rağmen, eşit işe eşit ücret söylemiyle referans aldıkları tek şey, ben göreve gelmeden önce önceki belediye başkanının diğer sendikaya imzaladığı sözleşmede yaptığı ölçüsüz artıştır. Onu gerekçe göstererek biz de o ücretleri isteriz diyerek talepte bulundular. Çalışanlarımızın hakları bizim garantimiz ve teminatımız altında. Onların haklarını en üst düzeyde vermek bizi sadece mutlu eder. 23 bin kişiyi kapsayan böyle bir toplu iş sözleşmesinde eğer biz o rakamları verirsek bunu İzmir Büyükşehir Belediyesi bütçesinin kaldırması mümkün değil. Bizden yapamayacağımız bir şey istiyorlar. Aradaki farkın mümkün olan en kısa zamanda düzeltileceğini defalarca kendilerine söyledim” diye konuştu. “SENDİKALAR ARASINDAKİ ÜCRET FARKINI KAPATMAYI AMAÇLIYORUZ” Yine bu noktada, ben göreve geldikten sonra geçen Ağustos’ta aradaki farkı kapatalım diye toplu iş sözleşmesinde olmadığı halde yüzde 7’39;luk artış yaptık biz. Diğer sendikayla Genel-İş’in üyeleri arasında fark kapansın onu amaçladık. Ama onu yaparken de şunu da söylemiştik; şu yüzde 7 artışı önümüzdeki yılın artışına da sayın dedik. Normalde şu anda ilk 6 ay için önerilen yüzde 30,39’luk artış, yüzde 7 ile birlikte 37-38 oranına tekabül ediyor. Memur maaş artışları yüzde 11, asgari ücrette yüzde 30, emekli maaşlarını biliyorsunuz. Türkiye’de daha bugün 2 büyükşehir belediye başkanımız aradı, özellikle sordum ne ücret veriyorsunuz dediğimde rakamların en az 20-25 bin lira altında bizim önerdiğimiz. Gerçekten çok iyi teklif ediyoruz. Aksini söyleyen varsa söylesin, Türkiye’de en iyi teklifi vermiş durumdayız” dedi. “VEREBİLDİĞİMİZ EN İYİ TEKLİFİ VERDİK” “Bizim görüşmeler açısından, uzlaşma açısından kapımız açık. Verebildiğimiz en iyi teklifi verdik. Bundan ötesine gitmemizin adı sorumsuzluk olur” diyen Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Üzülerek izliyorum, maalesef siyasi fırsatçılığı konusuna dönüşmüş durumda. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni ve beni sendikal haklara karşı olan, işçi haklarına karşı olan insanlar gibi göstermeye çalışıyorlar. Çok büyük ayıptır bu. Siz bu Türkiye’nin diğer 80 ilini görmeyeceksiniz, hatta CHP’li olmayan belediyelerinde olan biteni görmeyeceksiniz, Türkiye’nin genel ekonomisiyle ilgili belediyelerinize yapılan baskılarla ilgili konuları kaale almayacaksınız, bir günde 5 CHP’li başkanın tutuklanmış olmasını, sadece İstanbul’da 8 ilçe ve belediye başkanının tutuklu olmasını ve cezaevinde olmasını önemsemeyeceksiniz, Türkiye’de herkesin umudu olmuş durumda olan CHP’yi kalesi gibi yılladır yönettiği İzmir’deİ üstelik sadece CHP burayı yönettiği için yapılanabildiğiniz örgütlenebildiğiniz İzmir’de hedef alacaksınız. Bunun hiçbir vicdan tarafınca kabul edilmesi mümkün değil.” “ÇALIŞANLARIMIZA YÜKSEK ÜCRET VERELİM, DİĞER HİZMETLERİMİZİ YAPMAYALIM MI” “İzmir dışında bu ülkede 80 şehir var. Oralarda sadece işçiler değil, milyonlarca haksızlığa uğramış insan var. İzmir’de belediyeler dışında da çalışılan kurum şirket memurlar var, profesörler bu kadar maaş almıyoruz diyorlar. Doktorlar öğretmenler polisler biz bu kadar maaş almıyoruz diyorlar. Emekliler aldıkları maaşla hiçbir şey halledemez durumdalar. İzmir Büyükşehir Belediyesi böyle bir ortamda, son bayramda olduğu gibi insanlarımıza sosyal destekler sağlamak için de mücadele ediyor. Kamu kaynağı kullanıyor. Kamu kaynağı halkın vergilerinden geliyor. Halkın parasını kullanırken şunu mu yapmamızı istiyorlar; çalışanlarımıza yüksek ücretler verelim diğer hizmetleri yapmayalım mı? Bütçe yetmediği zaman nereden feragat edileceğini düşünüyorsunuz?” “SENDİKA YÖNETİCİLERİ YALAN SÖYLÜYOR” “Siyaset fırsatçılarına soruyorum; sendikal hak savunuculuğu yapıyor gibi konuşmasınlar, samimi değiller. Fırsatçı durumdalar. Sorun çıktı ortada duyguları istismar edilecek bir insan grubu var, onları yalanlarla istismar etmeye kandırma kışkırtmaya çalışıyorlar. Sendika yöneticiler yalan söylüyorlar. Çok fazla yalan söylediler, yalan söylemeye devam ediyorlar. Yalan söyleyerek uzlaşmaya varılmaz. Ücretleri açıklıyorsunuz bizi zor durumda bırakıyorsunuz diyorlar ama kendileri basına bordro paylaşıyorlar. Bulabildikleri

02/06/2025

Dolar/TL haftaya nasıl başladı?

İstanbul serbest piyasada dolar 39,2610 liradan, euro 44,6730 liradan haftaya başladı. Cuma günü doların satış fiyatı 39,2440 lira, euro’nun satış fiyatı ise 44,4710 lira olmuştu İstanbul serbest piyasada 39,2690 liradan alınan dolar, 39,2610 liradan satılıyor. 44,6710 liradan alınan euro’nun satış fiyatı ise 44,6730 lira olarak belirlendi. Cuma günü doların satış fiyatı 39,2440 lira, euro’nun satış fiyatı ise 44,4710 lira olmuştu. Küresel piyasalar haftaya negatif seyirle başladı Küresel piyasalar, ABD Başkanı Donald Trump’ın tarifelere yönelik attığı yeni adımların yarattığı belirsizliklerle negatif bir seyir izliyor. ABD’nin ticaret partnerlerine getirdiği tarifelere yönelik haber akışı piyasaların yönü üzerinde etkili olmayı sürdürüyor. Trump’ın geçen hafta çelik tarifelerinin artırılacağını açıklaması ve Çin’i hedef alan söylemleri küresel risk algısının yükselmesine neden oldu. Oval Ofis’te konuşan Trump, Çin’e yönelik, anlaşmanın büyük bir bölümünü ihlal ettiklerini belirterek, Başkan Şi (Cinping) ile konuşacağı ve bunu çözmeye çalışacağını ifade etti. ABD basınında, Trump’ın Çin’i anlaşmayı ihlal etmekle suçlanmasının arkasında, kritik madenlerin ihracatı konusunda Çin’in taviz vermemesi olduğu öne sürüldü. Ayrıca, Trump yönetiminin Çin’e yönelik teknoloji kısıtlamalarını genişletmeyi planladığına dair haberler de dikkati çekti. Analistler, tarifelerin küresel ekonomi üzerinde temel belirsizlik unsuru olmayı sürdürdüğünü belirterek, ABD yönetiminin değişkenlik gösteren tarife politikalarının yatırımcıların temkinli davranmasına neden olduğunu söyledi.

02/06/2025

Bilim insanları açıkladı: Dünya’daki oksijen seviyesi gelecekte büyük ölçüde yok olacak

Toho Üniversitesi ve ABD’deki Georgia Teknoloji Enstitüsü’nden bilim insanları, yaklaşık 1 milyar yıl içinde atmosferdeki oksijen seviyesinin düşeceğini açıkladı Japonya’daki Toho Üniversitesi ve ABD’deki Georgia Teknoloji Enstitüsü’nden bilim insanlarının ortak çalışması, Dünya atmosferinde yaşanacak büyük bir değişimi gözler önüne serdi. Araştırmaya göre, yaklaşık 1 milyar yıl içinde atmosferdeki oksijen seviyesi düşecek. Bilim insanları, oksijenin kaybının Güneş ışınlarının neden olacağı su buharlaşmasından ve okyanusların yok olmasından daha önce gerçekleşeceğini bildirdi. Bunun da oksijenle yaşamını sürdüren insanlık ve pek çok canlı türü için son anlamına geldiği belirtildi. “Dünya’daki yaşamın süresi hesaplanıyordu” Araştırmayı yürüten bilim insanlarından Kazumi Ozaki, “Uzun yıllardır Güneş’in giderek parlaması ve küresel jeokimyasal döngüler temel alınarak Dünya’daki yaşamın süresi hesaplanıyordu. Ancak bu model, atmosferdeki oksijenin sabit kalmayabileceğini gösteriyor” dedi. Çalışmaya göre, Dünya’nın oksijen açısından zengin yaşam dönemi, gezegenin toplam ömrünün yalnızca yüzde 20-30’unu kapsayacak. Oksijenin kaybıyla bitkiler ve fotosentez yapan canlılar yok olacak, fakat anaerobik yani oksijensiz ortamlarda yaşayan mikroorganizmalar varlığını sürdürebilecek.