27/05/2025

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Vatandaşa zulmeden hiç kimseye müsamaha göstermeyiz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Koltuğundan güç devşirerek hizmet etmekle yükümlü olduğu vatandaşa zulmeden hiç kimseye müsamaha göstermeyiz. Devlet demek; düzen, nizam, intizam demektir. Devlet demek; vatandaşına hizmet eden mekanizma demektir” ifadelerini kullandı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Kamu Görevlileri Etik Kurulu arasındaki “Etik Eğitimi ve Etik Eğiticisi Yetiştirilmesi İşbirliği Protokolü’nün imza töreninde konuştu. Her bir vatandaşın kamu hizmetlerinden eşit, adil ve etkin bir şekilde yararlanmasının en temel önceliklerinden olduğunu dile getiren Erdoğan, “Bu anlamda görevini ve yetkisini kötüye kullanan, milletin talep ve beklentilerine cevap veremeyen, çözümün değil sorunun bir parçası olan, devletin saygınlığına, itibarına, kerim devlet kimliğine halel getiren, kamunun mallarını ve kaynaklarını israf eden, beytülmale el uzatan kimsenin gözünün yaşına bakmadık, bundan sonra da bakmayacağız.” dedi. “Devlet demek; vatandaşına hizmet eden mekanizma demektir” “Koltuğundan güç devşirerek hizmet etmekle yükümlü olduğu vatandaşa zulmeden hiç kimseye müsamaha göstermeyiz. Devlet demek; düzen, nizam, intizam demektir. Devlet demek; vatandaşına hizmet eden mekanizma demektir” ifadelerini kullanan Erdoğan, devlette de toplumda da nizamı, yasalarla beraber vicdanın sağladığını, bir eylem veya işlemin yasalara uygun olmasının onun her zaman etik ve meşru olduğu anlamına gelmeyeceğini belirtti. Erdoğan, kimsenin mevzuattaki boşluklardan faydalanarak “ben yaptım oldu” diyerek milletin tek bir ferdinin bile hak ve hukukunu çiğnemesine müsaade etmeyeceklerinin altını çizerek, millete kamu hizmetlerini ulaştırmakla görevli kamu personelinin bu noktalarda azami hassasiyet göstermesini beklediğini dile getirdi. “Arzu ettiğimiz devlet modelinin olgunlaştırılmasında büyük mesafe kaydettik” Cumhurbaşkanı Erdoğan, insan odaklı bir devlet yönetiminin, insanlara hizmet etmeyi önceleyen bir idare açısından etik kaidelerin en az kanun hükümleri kadar önemli olduğunu söyledi. Etik kuralların sadece kamu görevlilerinin riayet edecekleri düzenlemeleri hatta sınırlamaları ifade etmekte kalmadığını, aynı zamanda her kamu çalışanının işini hakkıyla yapmasını, devletine ve milletine hizmet etme şuuruyla hareket etmesini de sağladığını ifade eden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Bu şuurun güçlendirilmesi için kamu idaresinde etik kuralları 2005’te belirleyerek uygulamaya aldık. Devlet mekanizmasının daha sağlıklı işlemesini sağlamak, devletin vatandaşımıza daha hızlı, verimli, nitelikli hizmet vermesini temin etmek için tüm adımları attık. Hamdolsun aradan geçen 20 yılda bu konuda ciddi bir bilgi birikimi ve uygulama örneği olmuştur. Arzu ettiğimiz devlet modelinin olgunlaştırılması noktasında büyük mesafeler kaydettiğimizi bugün memnuniyetle ifade etmek istiyorum. Bu sistemin kökleştirilmesinde büyük emekleri olan Kamu Görevlileri Etik Kurulunun bugüne kadarki çalışmalarını takdirle karşılıyorum.” “Bizler yakın geçmişte bürokratik oligarşiden ‘bugün git yarın gel’ anlayışından, ‘hamili kart yakınımdır’ zihniyetinden çok çektik” diyen Erdoğan, kendisini vatandaştan üstün gören, vatandaşla muhatap olmaktan imtina eden, burnundan kıl aldırmayan kibir abidelerinin millete yıllarca kan kusturduğunu ifade etti. Erdoğan, “FETÖ gibi ihanet çetelerinin, terör örgütlerinin türlü şebekelerin devlet kadrolarına sızarak milletimizin geleceğine kastettiği günleri yaşadık. Milletimizden aldığımız destekle tüm bu zorlukların, sınavların, darbe teşebbüslerinin üstesinden alnımızın akıyla gelmeyi başardık” açıklamasında bulundu. “CİMER’e 2024’te 4 milyon 590 bin başvuru yapıldı” 23 yıllık iktidarları boyunca kamu hizmetlerinin iyileştirilmesi, hizmet standartlarının yükseltilmesi, hizmete erişimin kolaylaştırılması için gece gündüz çalıştıklarını belirten Erdoğan, şunları kaydetti: “Anayasa, yasa ve mevzuat düzeyinde yaptığımız düzenlemelerle kamuda verimliliği artırdık. Yeni kurumlar ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) gibi yeni mekanizmalar ihdas ederek hak arama ve bilgi edinme yollarını genişlettik. 1994’te İstanbul Büyükşehir Belediyesinde başlattığımız devrim niteliğindeki beyaz masa uygulamasının daha modernini, CİMER ile tüm ülke genelinde hayata geçirmiş olduk. Vatandaşla devlet arasında köprü olan CİMER’e 2024’te 4 milyon 590 bin başvuru yapıldı. Katılımcı yönetim anlayışımızın simgesi olan CİMER ile aynı zamanda kamuoyunun da yakından takip ettiği birçok suç örgütü çökertildi. Millet ile devlet arasına örülmüş duvarları yıkarak siyasetin bürokratik kapasitesini güçlendirdik. Millet iradesinin önündeki engelleri kaldırdık. Yıllarca vesayete ve bürokratik oligarşiye davetiye çıkaran siyasi istikrar eksiliğine çözüm bulduk. Temsilde adaleti, yönetimde istikrarı hamdolsun hakim kıldık. Bundan sonra da aynı azimle, aynı kararlılıkla çalışmaya milletimize eser ve hizmet kazandırmaya inşallah devam edeceğiz. Türkiye Yüzyılı hedeflerimizi bilgili, vicdanlı, ahlaklı ve vizyon sahibi kamu personellerimizle tüm kurum ve kuruluşlarımızla tek tek hayata geçirmeyi sürdüreceğiz.”

27/05/2025

CHP bayramlaşmayacak: Hukuksuzluklar artarak sürerken doğru bulmuyoruz

CHP Sözcüsü Yücel, MYK gündemine ilişkin basın toplantısı düzenledi. Yücel, Kurban Bayramı’nda siyasi partilerle bayramlaşma programı düzenleyip düzenlemeyeceği sorusunda, “Hukuksuzluklar artarak devam ediyor. Böyle bir ortamda bir bayramlaşma programı yapmayı doğru bulmadık” yanıtını verdi CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Deniz Yücel, Genel Başkan Özgür Özel ve Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşçıer‘in bu hafta TÜRK-İŞ, DİSK, HAK-İŞ ve TİSK’i ziyaret edeceğini belirterek, “Yapılan görüşmelerin ardından asgari ücret teklifimizi ve KOBİ işveren desteğini açıklayacağız.” dedi. CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında parti genel merkezinde toplandı. Toplantı sürerken MYK gündemine ilişkin basın toplantısı düzenleyen Yücel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) hakkındaki “yolsuzluk soruşturması” kapsamındaki gözaltı kararlarını eleştirdi. “Başsavcı böyle bir talimat veremez” İBB’ye yönelik soruşturmalardaki dosya içeriğinin “boş olduğunu” dile getiren Yücel, “Ekrem İmamoğlu korkusu öyle bir boyuta ulaştı ki, İBB’ye bağlı metro, metrobüs, otobüs ve vapur gibi toplu taşıma araçlarında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla Sayın İmamoğlu’nun fotoğraf, video ve ses kayıtlarının kullanılması yasaklandı. İstanbul Başsavcısının böyle bir yetkisi yok. Böyle bir talimat veremez.” ifadelerini kullandı. Yücel, İstanbul Başsavcılığının masumiyet karinesini lekelenmeme hakkını ihlal eden bu yetkisiz ve hukuksuz kararına karşı Hakimler ve Savcılar Kurulu’na (HSK) başvuruda bulunacaklarını bildirdi. HSK üyeliklerine ilişkin yapılan seçimin, “oldubittiye getirildiğini” savunan Yücel, “HSK seçimlerinde her türlü müdahale ve tepkimize rağmen ne yazık ki liyakat değil, parti aidiyeti gözetilerek bir seçim gerçekleşti.” görüşünü savundu. Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğuna Sosyalist Enternasyonal Konseyi’nden tepki geldiğini anımsatan Yücel, Konsey’in, İmamoğlu’nun tutukluluğunu “halk iradesine karşı antidemokratik bir müdahale” olarak nitelendirdiğini aktardı. “Ara zam konusunu masaya yatıracağız” Yücel, partisinin bu hafta işçi ve işveren örgütlerine ziyaretler gerçekleştireceğini belirterek, şunları kaydetti: “Sendikalar ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte ara zam konusunu masaya yatıracağız ve ara zam çalışmalarımızı en kısa süre içerisinde tamamlayacağız. Genel Başkanımız Özgür Özel ve Genel Başkan Yardımcımız Gamze Taşçıer bu hafta içerisinde TÜRK-İŞ, DİSK, HAK-İŞ ve TİSK’i ziyaret edecek. Yapılan görüşmelerin ardından asgari ücret teklifimizi ve KOBİ işveren desteğini açıklayacağız.” AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekçi’nin katıldığı bir televizyon programındaki asgari ücret ve ev kiraları hakkındaki sözlerini anımsatan Yücel, “Sayın Zeybekçi değil 5 bin lira, senin çıkmasından korktuğun 15 bin lira gibi rakamlara dahi kiralık ev yok” dedi. “Bayramlaşma programımız olmayacak” CHP’li Yücel, basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Partisinin, Kurban Bayramı’nda siyasi partilerle bayramlaşma programı düzenleyip düzenlemeyeceğinin sorulduğu Yücel, “Geçtiğimiz bayramın öncesinde İBB Başkanımız ve yol arkadaşları hukuksuz bir şekilde tutuklanmıştı. Biz o zaman, ‘Bayram, bayram olmaktan çıktı’ demiştik. Şu anda da aynı noktadayız. Hukuksuzluklar artarak devam ediyor. Böyle bir ortamda CHP olarak bir bayramlaşma programı yapmayı doğru bulmadık. O yüzden böyle bir bayramlaşma programımız olmayacak.” yanıtını verdi.

Ege
27/05/2025

Meteoroloji’den kuvvetli sağanak uyarısı

Meteoroloji verilerine göre, çok sayıda bölgede sağanak etkili olacak. Yağışların Ege’nin doğusu ve İç Anadolu’nun kuzeyi ile Batı Karadeniz’in güney ve doğusunda yer yer kuvvetli olması bekleniyor Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan tahminlere göre, ülke genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara ve Ege’nin doğusu, Doğu Akdeniz’in iç kesimleri ile Adana çevreleri, (Konya ve Karaman hariç) İç Anadolu, Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusunun aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Ege’nin doğusu ve İç Anadolu’nun kuzeyi ile Batı Karadeniz’in güney ve doğusunda yer yer kuvvetli olması bekleniyor. Akdeniz, İç Anadolu, Orta ve Doğu Karadeniz ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da toz taşınımı bekleniyor. Hava sıcaklığı 2 bölgede normalin üzerinde Hava sıcaklığının yurdun iç ve batı kesimlerinde azalarak mevsim normalleri civarında seyretmesi, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da normallerinin üzerinde seyretmeye devam etmesi bekleniyor. Rüzgarın genellikle güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, yurdun güneydoğu kesimlerinde yer yer kuvvetli (40-60 km/sa); Ege Bölgesinde kuzeybatı ve batılı yönlerden hafif ve orta kuvvette, Gney Ege kıyılarında yer yer kuvvetli (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.

27/05/2025

Altının gram fiyatı güne düşüşle başladı

Altının gramı, güne düşüşle başlamasının ardından 4 bin 138 liradan işlem görüyor Dün ons fiyatındaki düşüşe paralel değer kaybeden altının gram fiyatı, günü yüzde 0,4 azalışla 4 bin 186 liradan tamamladı. Altının gram fiyatı, yeni güne de düşüşle başlamasının ardından saat 10.05 itibarıyla yüzde 1,15 düşüşle 4 bin 138 lira seviyesinde bulunuyor. Aynı dakikalarda çeyrek altın 6 bin 810 liradan, Cumhuriyet altını 27 bin 110 liradan satılıyor. Altının ons fiyatı, şu sıralarda önceki kapanışına göre yüzde 1 değer kaybederek 3 bin 306 dolar seviyesinden işlem görüyor. Bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olacağını, yurt dışında ise Euro Bölgesi’nde tüketici güven endeksi, ABD’de dayanıklı mal siparişleri, New York Fed tüketici güven endeksi ve Dallas Fed imalat sanayi endeksinin takip edileceğini belirten analistler, teknik açıdan altının ons fiyatında 3 bin 300 dolar seviyesinin destek, 3 bin 360 dolar seviyesinin direnç konumunda olduğunu kaydetti.

27/05/2025

Çok konuşulan biyoteknoloji firması açıkladı: ‘Ulukurtları’ geri getirmedik

Nesli yaklaşık 13 bin yıl önce tükenen ve ‘ulukurt’ diye bilinen antik bir canlının genetik düzenleme yoluyla yeniden hayata döndüğü iddia edilmişti. Biyoteknoloji şirketi Colossal Bioscience, uzun süren tartışmaların ardından ‘ulukurt’ları geri getirmediklerini kabul etti 7 Nisan’da Teksas merkezli biyoteknoloji şirketi Colossal Bioscience, nesli binlerce yıl önce tükenen ‘ulu kurt’ları (dire wolf) geri getirdiğini iddia ederek tartışmalara neden olmuştu. Khaleesi, Romulus ve Remus adı verilen üç kar beyazı kurdun görüntüleri küresel çapta manşetlere taşınırken, şirket bu üç genç kurdun 10 bin yıldan uzun süre önce yok olan ‘ulu kurt’ların (bilimsel adıyla Aenocyon dirus) yeniden doğuşunu müjdelediğini öne sürmüştü. Ancak dünyanın dört bir yanından araştırmacılar, Colossal Bioscience’ın reklam amaçlı bu sözleri sarf ettiğini savunarak, bu üç kurdun günümüzde halen var olan gri kurtların (Canis lupus) genetiği değiştirilmiş yavruları olduğunu dile getirmişti. Colossal’ın baş bilim sorumlusu Beth Shapiro, yeni bir röportajda ”ulu kurt” diye nitelendirdikleri bu hayvanların aslında modifiye edilmiş 20 gene sahip gri kurtlar olduğunu kabul etti. Shapiro, New Scientist’e verdiği röportajda, “Yaşayan bir türle özdeş bir şeyi geri getirmek mümkün değil. Hayvanlarımız 20 gen düzenlemesine sahip, klonlanmış gri kurtlardır” dedi. Firmanın söylemlerini savunmuşlardı Öte yandan Shapiro, bu yorumlarının şirketin daha önceki söylemleriyle çeliştiğini düşünmüyor. Zira daha önce de eğer korkunç bir kurda benzeyen bir hayvan üretilmişse, ona ‘ulu kurt’ denebileceğini söyleyerek firmanın söylemlerini savunmuşlardı. Shapiro geçen ay yaptığı bir açıklamada da, “Onlara ‘ulu kurt’lar demeyi seçtik çünkü ‘ulu kurt’lara benziyorlar ve genomlarını dizileyerek bulduğumuz temel özellikleri yansıtıyorlar” demişti. Üç yavru nasıl dünyaya geldi? Söz konusu yavruları üretmek için şirketin bilim insanları, tarih öncesi iki ‘ulu kurt’ fosilinden DNA çıkarmıştı. Araştırmacılar bu DNA’yı kullanarak kısmi bir ‘ulu kurt’ genomu oluşturmuş ve bunu daha sonra kurtlar, çakallar ve tilkiler de dahil olmak üzere korkunç kurdun en yakın yaşayan akrabalarının genomlarıyla karşılaştırmıştı. Ardından gri kurt kan örneklerinden hücreler toplayan ekip, bunları ‘ulu kurt’ fosillerinde buldukları hücrelere benzeyecek şekilde değiştirmişti. Burada CRISPR gen düzenleme teknolojisi kullanılmış, ‘ulu kurt’lara ayırt edici özelliklerini kazandırmak için hücre çekirdeklerindeki 14 gende toplam 20 düzenleme yapılmıştı. Ekip bunun ardından, değiştirilmiş hücrelerin DNA’sını daha önce genetik materyali çıkarılmış olan gri kurt yumurta hücrelerine yerleştirmişti. Bu noktada, gri kurt yumurta hücreleri ‘ulu kurt’ların tanımlayıcı özelliklerinden bazılarını taşıyan kurtların dünyaya gelmesi için gereken tüm genetik bilgiyi içeriyordu. Yumurta hücreleri daha sonra laboratuvarda olgunlaşmaya bırakılmış ve ortaya çıkan embriyolar teknik olarak gri kurdun bir alt türü olan evcil köpeklerin rahimlerine yerleştirilmişti. Böylece bebekler dünyaya gelmiş, yani gri kurdun genomuna aslında hiçbir ‘ulu kurt’ DNA’sı eklenmemişti. Tüm bu sürecin sonucunda dünyaya gelen yavruların beyaz kürkü olduğu, daha büyük boyut, daha güçlü omuzlar, daha geniş kafa, daha büyük dişler ve çeneler, daha kaslı bacaklara sahip olduğu görülmüştü. Firmanın uzmanları, yavruların sesi ve uluma şeklinin de gri kurt yavrularından farklı olduğunu savunmuştu.

27/05/2025

Suudi Arabistan alkol yasağının kaldırılacağı iddialarını yalanladı

Reuters’a konuşan Suudi Arabistanlı bir yetkili, ülkede 73 yıldır devam eden alkol yasağının kaldırılacağı yönündeki haberleri yalanladı Suudi Arabistanlı bir yetkili, krallıkta 73 yıldır yürürlükte olan alkol yasağını kaldıracağı yönündeki haberleri yalanladı. Alkolün serbest bırakılacağı iddiası, geçen hafta bir şarap blogunda yer aldıktan sonra bazı uluslararası medya kuruluşları tarafından da haberleştirilmişti. Haberde, Suudi yetkililerin 2034 Dünya Kupası’na ev sahipliği hazırlıkları kapsamında turistik alanlarda alkol satışına izin vermeyi planladığı öne sürülüyordu. Ancak bu bilgiye dair herhangi bir kaynak gösterilmemişti. Bir zamanlar aşırı muhafazakâr çizgisiyle tanınan Suudi Arabistan, ekonomisini çeşitlendirmek ve petrol bağımlılığını azaltmak amacıyla turistleri ve uluslararası yatırımcıları çekmek için bazı kısıtlamaları gevşetmiş durumda. Alkollü içecekler hâlâ yasak olsa da, Suudiler ve yabancılar artık çöl partilerinde dans etmekten moda şovlarında manken izlemeye, sinemaya gitmeye kadar eskiden Körfez ülkelerinde hayal dahi edilemeyecek etkinliklere katılabiliyor. Alkol düzenlemelerine ilişkin haber, Suudi Arabistan’da sert sosyal medya tartışmaları da beraberinde getirdi. Suudi Arabistan’ın fiili lideri Veliaht Prens Muhammed bin Selman (MBS), 2017’de kadınların araç kullanma yasağını kaldırmak, kamusal alanlardaki cinsiyet ayrımı kurallarını gevşetmek ve din polisinin yetkilerini sınırlandırmak gibi bir dizi reformu hayata geçirdi. Alkol satışının yasak olduğu Körfez ülkeleri arasında yalnızca Suudi Arabistan ve Kuveyt yer alıyor. Krallıkta alkollü içeceklerin tüketimine dair atılan en sembolik adımlardan biri, geçen yıl başkent Riyad’da yalnızca gayrimüslim diplomatlara hizmet veren ilk alkol mağazasının açılmasıydı. Bundan önce ülkede alkol yalnızca diplomatik kuryeyle getirilebiliyor ya da yasa dışı yollarla, kara borsada temin edilebiliyordu.

27/05/2025

Dolar/TL güne nasıl başladı?

Dolar/TL dün yüzde 0,1 yükselişle 38,9440’tan kapanırken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışının hemen üzerinde 38,9500 seviyesinden işlem görüyor İstanbul serbest piyasada 38,9480 liradan alınan dolar, 38,9500 liradan satılıyor. 44,3240 liradan alınan euro’nun satış fiyatı ise 44,3260 lira olarak belirlendi. Dün doların satış fiyatı 38,9380, euro’nun satış fiyatı ise 44,3490 lira olmuştu.

26/05/2025

6 Binden fazla Ukraynalı çocuk Rus kamplarında esir

KEREM YEĞİNBOY-YALE ÜNİVERSİTESİ 2 YILLIK SAVAŞ BOYUNCA 17 YAŞINA KADAR GELEN 6 BİNDEN FAZLA UKRAYNALI ÇOCUĞUN RUSYA 42 FARKLI KAMPTA ESİR ALINDIĞINI ÖNE SÜREN BİR RAPOR YAYINLADI. RAPORA KARŞI RUSYA BÜYÜKELÇİLİĞİ ÇOCUKLARIN KORUNMA AMAÇLI TUTULDUĞUNU VE ÇOĞUNUN YETİM OLDUĞUNU ÖNE SÜRDÜ. 24 ŞUBAT 2022’DE BAŞLAYAN RUSYA- UKRAYNA SAVAŞININ 1.SENESİ, DOLMAK ÜZEREYKEN, ABD YALE ÜNİVERSİTESİ SAVAŞTA KAMPLARDA TUTULAN ÇOCUKLAR ÜZERİNE BİR RAPOR YAYINLADI. RAPOR, YAŞLARI 1 AYLIKTAN 17 YAŞINA KADAR DEĞİŞEN 6 BİNDEN FAZLA UKRAYNALI ÇOCUĞUN, SİBİRYA’DAN MOSKOVA’YA KADAR UZANAN ALANDA 43 TESİSTE TUTULDUĞUNU ÖNE SÜRDÜ. KAMPLARDA ÇOCUKLARA RUSÇA, ATEŞLİ SİLAH EĞİTİMİ VE ASKERİ ARAÇ KULLANIMI EĞİTİMİ VERİLDİĞİ ÖNE SÜRÜLDÜ. RUSYA’NIN WASHİNGTON BÜYÜKELÇİLİĞİ İDDİALARA KARŞI ‘’RUSYA, UKRAYNA SİLAHLI KUVVETLERİNİN BOMBARDIMANI VE ZULMÜDEN AİLELERİYLE BİRLİKTE KAÇMAK ZORUNDA KALAN ÇOCUKLARI KABUL ETTİ. YETİMLERİ VESAYET ALTINA ALMAK İÇİN ELİMİZDEN GELENİ YAPIYORUZ. HAYATLARININ VE ESENLİKLERİNİN KORUNMASINI SAĞLIYORUZ’’ AÇIKLAMASINDA BULUNDU. YALE İNSANİ ARAŞTIRMA LABORATUVARI’NDAN NATHANİEL RAYMOND SALI GÜNÜ GAZETECİLERE VERİDİĞİ AÇIKLAMADA ÖZELLİKLE ÇEÇENYA VE KIRIM’DAKİ KAMPLARDA ÇOCUKLARA SADECE ATEŞLİ SİLAH VE ASKERİ ARAÇ KULLANMA EĞİTİMİ VERİLİYOR. DUURUMU BİLİNMEYEN YÜZLERCE ÇOCUK AYLARDIR KAMPLARDA TUTULUYOR, DİĞER ÇOCUKLAR İSE ‘YETİM’ SAYILARAK RUS AİLELERİN YANINA YERLEŞTİLİYOR. RAPOR, PROGRAMIN İŞLETİLMESİNE BAĞLI BİRKAÇ DÜZİNE FEDERAL, BÖLGESEL VE YEREL KAYNAK TESPİT ETTİĞİNİ, BU KİŞİLERİN EN 12’SİNİN ABD/ULUSLARARASI YAPTIRIM LİSTELERİNDE OLMADIĞINI BELİRTTİ. RAYMOND ‘’ BU SİSTEM ÇOCUKLARIN BİR GRUPTAN DİĞERİNE AKTARMA YASAĞI AÇISINDAN, ROMA STATÜSÜ VE SOYKARIM SÖZLEŞMESİ’NDEKİ YASAL TEMELLE TUTARLIDIR.’’ AÇIKLAMASINDA BULUNDU. ABD DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI SÖZCÜSÜ NED PRİCE ‘’ BU DURUM CENEVRE SÖZLEŞMESİNİN AĞIR BİR İHLALİDİR, BİR SAVAÇ SUÇU TEŞLİK EDER. BU SAVAŞIN YIKICI ETKİSİ NESİLLER BOYUNCA HİSSEDİLECEK. BU DURUM KREMLİN’İN UKRAYNA’NIN KİMLİĞİNİ, TARİHİNİ VE KÜLTÜRÜNÜ İNKAR ETME VE SİSTEMATİK OLARAK BASTIRMA ÇABALARININ KİLİT BİR UNSURUDUR’’ AÇIKLAMASINDA BULUNDU.

26/05/2025

Rusya-Ukrayna savaşı ve küresel ekonomiye etkileri

Kerem Yeğinboy-Binlerce sivilin hayatını kaybettiği, binlerce insanın mülteci kalmasına sebep olan Ukrayna- Rusya savaşı 24 Ocak’ta 1.yılını doldurdu ve 3.yılına girdi. Savaş, Rusya ve Ukrayna’da kapsamlı bir altyapı hasarına sebep olmakla beraber ticari ilişkisi olduğu özellikle gelişmekte olan ülkelere de ekonomik zararlar verdi. Katar merkezli haber ajansı Al-Jazeera pandemi üzerine gerçekleşen savaşın gelişmekte olan ülkelere verdiği ekonomik zararı inceleyen bir rapor yayınladı. Rapora göre 2022 senesinde ülkelerin para birimlerinin ABD doları karşısında değer kaybetmesi sonucu ithalat maliyetleri yükseldi.  Rusya’nın 2021 yılında enerji piyasasında küresel petrolde yüzde 14, gaz üretiminde yüzde 18’lik paya sahip oldu. Moskova’nın Avrupa boru hattı ihracatını piyasa fiyatlarına göre indirimli olan Hindistan, Çin ve Türkiye gibi gelişmekte olan pazar ülkelerine yönlendirmeyi başardığı belirtildi. Rusya’dan gelen gaz akışının Avrupa birliği genelinde mayıs ve ekim ayları arasında yüzde 80 düştü. Avrupa ülkelerinin fabrikaların kapanmasını önlemek için sıvıştırılmış doğal gaza(lng) yöneldiği belirtildi. Kullanılan lng’nin spot fiyatının geçen yıl rekor kırdığı, bu durumun enerji ve gıda ithalatında fiyat artışlarını tetiklediği, lng nin rekor seviyeye ulaşması sonucu gelişmekte olan ülkelerin elektrik kesintilerine maruz kaldı. Buğday fiyatlarında yüzde 35 artış Savaştan önce Rusya ve Ukrayna’nın dünyanın en büyük arpa, mısır ve ayçiçeği tedarikçileri arasında olduğu, 2021’de küresel buğday ihracatının neredeyse yüzde 30’unu oluşturdu. Rusya için tahıl nakliyatında önemli bir nakliye rotası olan Ukrayna’nın Karadeniz limanlarını abluka alması nedeniyle, buğday fiyatlarının 2022’de bir önceki yıla göre yüzde 35 artarak rekor seviyeye ulaştı. Dünyanın en büyük buğday ihracatçılarından olan Tunus, Fas ve Mısır gibi ülkelerin ekonomilerinin ağır darbe aldı, ekmek farkın geçen yıl 2.8 milyar dolarlık bir sübvansiyon programı ile kapatılmaya çalışıldı. Mısır maliye bakanı yükselen buğday fiyatlarının maliyetinin ve ekrem sübvasiyon programının 1.5 milyar dolar artacağını belirtti. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) baş ekonomisti Maximo Torero ‘’ Buğday sübvansiyonlarının aşır olduğu ülkelerde, fiyat artışlarının insani ve mali maliyetleri oldu. Dünyadaki açık şiddetli olmaya devam ediyor’’ açıklamasında bulundu. Uluslararası gıda fiyatlarındaki değişiklikleri ölçen FAO kuruluşu yıllık fiyat endeksinin 2022’den bir önceki yıla göre yüzde 14,3 ve 2020’ye göre yüzde 46 arttığı açıklandı. Bunu sonucunda dünya çapında 222 milyon insanın akut gıda güvensizliği yaşadı. Torrero uluslararası toplumun gelişmekte olan ülkelerde gıda direncini artırmak için tarım ve afet sigortası programları geliştirmesi gerektiğini belirtti. Savaşın neden olduğu enflasyonun, ABD Merkez Bankası’nın yanı sıra diğer önde gelen merkez bankalarını faiz oranlarını artırmaya sevk ettiği, fed fiyat artışlarını yavaşlatmak amacıyla faiz oranının yüzde 4,5 arttı. Gelişmekte olan ülkeler dolar karşısında değer kaybetmesine sebep oldu   Savaş sonucu olan bu mali çıkışın, gelişmekte olan ülkelerin ABD doları karşısında değer kaybetmesine, daha yüksek ithalat fiyatlarına sebep oldu. Bir ülkenin para biriminin değer kaybetmesinin de dış borç ödemelerini daha pahalı hale getirdi. Açığı kapatmak için Brezilya ve Hindistan gibi olgun gelişmekte olan ekonomilerin kendi para birimlerinde tahvil ihraç ettiklerini, büyük uluslararası rezerv stoklarını çektiklerini, gelişmekte olan dünyanın çoğu için bu önlemlerin bir seçenek olmadığı söylendi. Covid-19’dan düzensiz bir şekilde toparlanmanın gıda ve enerji fiyatlarına yansıyan artışın, Para birimlerindeki değer kaybı ile birlikte, Ukrayna’daki savaşın borç sıkıntısı çeken gelişmekte olan ülkeler için zaten düşmanca olan bir ortama katkıda bulunduğu belirtildi.

26/05/2025

Dünya Deniz Antlaşması balina ölümlerinin önüne geçebilecek mi?

Kerem Yeğinboy-Dünya ekosisteminde okyanuslar soluduğumuz oksijenin yarısını üretmektedir. Gezegenin Biosferinin ve Karbondioksit enziminin yüzde 95’ini okyanuslar sağlamaktadır. Dünyadaki en büyük karbondioksit temizleme kaynağını okyanuslar tarafından sağlanmaktadır. Küresel ısınmanın kaydedilen en yüksek seviyesine ulaşması, bunun okyanus hayatına olan olumsuz etkileri, okyanus canlılarının avlanmasındaki artış ve yükselen okyanus kirliliğinin ardından, tarihi önemi olduğunu savunulan ‘’Dünya Deniz Antlaşması’’ Birleşmiş Milletler önderliğinde tarihinde 2. defa 20 yıllık uluslararası görüşmeler sonucunda New York’taki Birleşmiş Milletler merkez binasında imzalanmıştı. Her sene binlerce balina türü açık denizlerde yük gemi pruvaları tarafından hayatını kaybediyor. Birleşmiş Milletler dünya deniz antlaşması kurallarına göre deniz canlıları ile ilgili gelişen teknoloji ile beraber yeni politikalar uygulanacak. 20.YÜZYILDA 3 MİLYON BALİNA ÖLÜMÜ Birleşmiş Milletler raporundaki verilere göre 20.yüzyıl boyunca yalnızca ticari balina avcılığı 3 milyon balinanın hayatını kaybetmesine sebebiyet oldu. Balina ölümlerindeki hızlı artış sonrası 1980’li yılların ortalarında balina avcılığına yasak getirildi. Ticari balina avcılığı yasağı sonrasında en büyük sorun deniz trafiği oldu. 1992 ve 2012 yılları arasında dünyadaki gemi sayısı 2 kat arttı. Bu özellikle Asya açıklarında ve açık denizlerde yoğun deniz trafiğine sebep oldu. Güncel raporlara göre 2010 ortalarındaki orana göre yalnızca batı Avrupa’da gemi ve tekne yoğunluğu 2023’de 3 kat artış gösterdi. Deniz araştırması öncüsü Sarah Marley’e göre kargo gemileri, avcı gemileri ve yolcu gemileri denizlerdeki trafiğin büyük bir kısmını oluşturan etkenler. Marley hükümetlerin konuya yeterli önemi göstermediğini, hükümetler tarafından korunmuş sularda bile çok sayıda deniz canlısının hayatının büyük tehlikede olduğunu belirtti. Örneğin İskoçya’nın en büyük liman bölgesi İnner Hebrides sularında yüksek sayıda liman yunusu balığı bulunmasına rağmen deniz trafiğinin yüzde 400 artış gösterdiğini belirtti. 2 FARKLI ÇÖZÜM YOLU Çözüm için 2 yöntemin izlenebileceği açıklandı. 1. yöntem yük gemilerinin balinaların yaşadığı sulardan geçmek yerine farklı rotalardan seyir etmesi. 2. yöntem ise gemilerin hız limitleri için yeni kurallar getirilmesi. Balina ölümlerini durdurmak için 2019 yılında hız limiti getirildiği, gemilerin yüzde 46’sının kurala uyduğu, bu sayının 2022 yılında yüzde 61.5’e yükseldiği belirtildi. Gemilerin hız limitinin saatte 18.5 kilometre olarak belirlendiği, bu sınırda balina ölüm şansının yüzde 50 azaldığı söylendi. YENİ HIZ SINIRI Güncel araştırmalar ABD, Santa Barbara açıklarında yük gemilerinin yüzde 95’lik bir kısmı saatte 18.5 kilometre(10 knot) hızla gitse bile balina ölümleri en yüksek yüzde 30 oranında engellenebilir. Yeni veriler yük gemilerinin 18.5 hız ile yüzde 80 şans ile balinaları öldürebileceğini göstermekte. Bu oran balıkçı tekneleri gibi ufak teknelerde yüzde 50 olarak görülüyor. Yeni veriler hız sınırlarının geçmişte yanlış ölçülmüş olduğunu gösteriyor. Deniz Antlaşmasıyla beraber yük gemilerinin 3 yıl içerisinde yüzde 80’inin yeni belirlenecek hız kurallarına uyacağı ön görülüyor. 2019 hız sınırlarının belirlenmesi ve ticari balina avcılığının yasaklanması bile 10 yıllar boyunca süren çalışmalar sonucunda gerçekleşti. Kaptanların anlık olarak balinaya çarptıkları zaman rapor etmeleri gerektiği, yük gemileri 3 bin millik uzun yolculuklarında balina kamburu gördüğü an hız düşmesi gerektiği belirtildi.