02/06/2025

Kanser tedavisinde yeni keşif: Egzersiz ‘ilaçlardan daha etkili’ olabilir

Yeni bir araştırma, egzersizin kanserin tekrarlamasını önlemede ‘ilaçlardan daha etkili’ olabileceğini gösterdi ABD, Birleşik Krallık, Fransa, Kanada ve Avustralya’da yüzlerce hastanın katılımıyla gerçekleştirilen öncü bir araştırmaya göre, tedavi sonrası düzenli egzersiz yapmak kanserin geri dönmesini önlemede ilaçlardan daha etkili olabilir. Chicago’daki Amerikan Klinik Onkoloji Derneği (ASCO) toplantısında sunulan ve New England Journal of Medicine dergisinde yayımlanan çalışmada, egzersizin ölüm riskini yüzde 37, yeni ya da tekrarlayan tümör riskini ise yüzde 28 oranında azalttığı bildirildi. “İlaçtan daha iyi” Kolon kanseri hastaları üzerinde 14 yıl boyunca yürütülen araştırmaya göre, tedavi sonrasında kişiye özel bir egzersiz programına katılan hastaların hayatta kalma oranları anlamlı şekilde yükseldi. Program kapsamında hastalar, kişisel antrenör ya da sağlık koçu eşliğinde, haftada üç dört kez 45-60 dakikalık yürüyüş ya da benzeri fiziksel aktivitelere yönlendirildi. ASCO Medikal Direktörü Dr. Julie Gralow, çalışmayla ilgili, “Bu sonuçlar birçok ilaca göre çok daha etkili ve yan etkisiz bir alternatif sunduğunu gösteriyor. Egzersiz, kelimenin tam anlamıyla ilaçtan daha iyi” ifadelerini kullandı. Araştırmada, 889 kolon kanseri hastası iki gruba ayrıldı: Biri yalnızca sağlıklı yaşam bilgileri içeren bir broşür alırken, diğer grup üç yıl boyunca bir egzersiz programına dahil edildi. Beş yılın sonunda egzersiz yapan grubun tekrarlayan ya da yeni kanser geliştirme riski yüzde 28 daha düşük çıktı. Sekiz yıl sonra ise ölüm riski yüzde 37 daha azdı. “Mutlaka doktora danışılmalı” Araştırma doğrudan kolon kanseri üzerine odaklanmış olsa da uzmanlar, benzer faydaların diğer kanser türleri için de geçerli olabileceğine dikkat çekiyor. Yale Üniversitesi’nden Dr. Pamela Kunz, “Bu düzeyde etkisi olan bir müdahalenin yaygınlaştırılması kaçınılmaz” dedi. İngiltere Ulusal Sağlık Servisi (NHS) Tıbbi Direktörü Prof. Stephen Powis ise “Bu çığır açıcı bulgular, ameliyat ve tedavi sonrası kişiye özel egzersiz planlarının hayat kurtarıcı olabileceğini gösteriyor fakat egzersiz, her hasta için uygun olmayabilir, mutlaka doktora danışılmalı” açıklamasında bulundu.

02/06/2025

Ayrıldığınız işle köprüleri yakmayın: İşe alımlarda bumerang dönemi

İş arama sürecindeyseniz eski yöneticinizle konuşmak faydalı olabilir. Business Insider’a göre işe alımlarda bumerang dönemi yaşanıyor. Şirketler, kültüre hâkim eski çalışanları tercih ederken; işten çıkış veya istifa sürecinde nasıl davrandığınız, gelecekteki iş fırsatlarınızı da etkileyebilir İş arayışında olanlar için eski patronlarla iletişimi sürdürmek, yeni iş fırsatlarının kapısını aralayabilir. Eğer yeni bir iş bulmakta zorlanıyorsanız, özellikle iyi ayrıldığınız eski patronlarınıza ulaşmayı deneyin. Araştırma şirketi ADP‘nin veri analizine göre bu yıl mart ayında işe alınan çalışanlar arasında eski çalışanların oranı arttı. 2022’de istifaların yaygınlaşmasıyla azalan bu oran, bu yıl bilgi sektöründe (teknoloji ve medya pozisyonlarını da içeren) daha da belirgin hale geldi. Sadece çalışanlar eski işverenleriyle temasa geçmekle kalmıyor, şirketler de işe alımlarda daha temkinli davranıyor. İşverenler, açık pozisyonlar için eski çalışanlara yönelebiliyor. ADP Başekonomisti Nela Richardson, Business Insider’a yaptığı açıklamada, “İş piyasasının geleceğine dair belirsizliklerin arttığı bu dönemde, hem işverenler hem de çalışanlar tanıdıkları tercih etme eğiliminde” dedi. Richardson, işverenlerin şirket kültürünü bilen ve işe uyum süreci daha kolay olan eski çalışanları tercih edebileceğini belirtti. Ayrıca şirketler, eski çalışanlarının performansını da önceden bildiği için bu seçeneği daha cazip bulabiliyor. Richardson, bazı çalışanların 2022’deki Büyük İstifa Dönemi’nde işten ayrıldığını ancak tatmin olmayarak yeniden işe döndüğünü ifade etti. Eski yöneticiyle iyi ilişkiler etkili Eski çalışanların yeniden istihdamındaki artış göz önüne alındığında, eski işverenlerle iyi ilişkiler sürdürmek akıllıca olabilir. Richardson “Bir işten ayrılma şekliniz, o işe nasıl başladığınız kadar önemlidir” dedi. Şu anda iş aramasanız bile, iş piyasasının daha da yavaşlaması ve daha fazla şirketin işten çıkarmaya yönelmesi ihtimaline karşı becerilerinizi, performansınızı ve iş ilişkilerinizi gözden geçirmek kritik olabilir. Richardson, “Büyük İstifa Dönemi sırasında işe alım müdürleriyle konuştuğumda, çalışanların çıkışlarını bir veda olarak değil, geri dönüş yolu olarak görmeye başladıklarını fark ettim” dedi.

02/06/2025

İstanbul’da Rusya-Ukrayna barış görüşmeleri ikinci turu sona erdi

Rus ve Ukraynalı heyetlerin barış görüşmelerinin ikinci turu İstanbul Çırağan Sarayı’nda Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın başkanlığında gerçekleşti. Bakan Fidan, açılış konuşmasında olası liderler görüşmesine değindi 3 yılı aşkın süredir devam eden Rusya-Ukrayna Savaşı’nda taraflar, bugün bir kez daha ‘barış müzakereleri’ için İstanbul’da. Heyetlerin gelişi öncesi Çırağan Sarayı’nda üst düzey güvenlik önlemleri alındı. Yerli ve yabancı basın mensupları sabahın erken saatlerinden itibaren Çırağan Sarayı’na akın etti. Zelenski’nin şartları “Birincisi, tam ve şartsız ateşkes. İkincisi, esirlerin serbest bırakılması. Üçüncüsü, kaçırılan çocukların geri getirilmesi. Güvenilir, kalıcı bir barışın sağlanması ve güvenliğin temin edilmesi için, en üst düzeyde bir toplantının hazırlanması. Bu kilit meseleler yalnızca liderler tarafından çözülebilir. Yarın heyetimize Rüstem Umerov başkanlık edecek” Zelenski: Esir takası için yeni hazırlık yapıyoruz Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Vilnius’ta düzenlenen bir NATO etkinliği sonrası düzenlediği basın toplantısında, İstanbul’da gerçekleşen Rusya-Ukrayna görüşmelerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Zelenski, “Türk tarafı aracılığıyla belge alışverişinde bulundular. Biz de esirlerin serbest bırakılması için yeni bir hazırlık yapıyoruz” ifadelerini kullandı. Zelenski, İstanbul’daki temasların somut adımlarla ilerlediğini belirterek, barış ve esir takası konusunda olumlu gelişmelerin sinyalini verdi. Taraflar arasında uzlaşı belgelerinin değiş tokuş edildiğini aktaran Ukrayna lideri, özellikle insani konuların öncelikli başlıklar arasında yer aldığının altını çizdi. “Rusya ile önemli bir konuda uzlaşıya vardık” Ukrayna Savunma Bakanı Rüstem Umerov, Rusya ile önemli bir konuda uzlaşıya varıldığını duyurdu. “İlk nokta ateşkes. İkincisi insanlarımızın, mahkumların, kaçırılan çocukların serbest bırakılması. Üçüncüsü ise liderlerin bir araya gelmesi. Biz sadece takas konusunda anlaştık. Diğer ayrıntıları daha sonra vereceğiz” diyen Umerov, esir takası üzerinde mutabakat sağlandığını belirtti. Umerov ayrıca, tarafların bu ayın sonuna kadar yeni bir toplantı için görüşmelere devam etme önerisinde bulunduğunu aktardı. En dikkat çekici detay ise esir takasının kapsamı oldu. Umerov, “Rusya ve Ukrayna, tüm ağır hasta savaş esirlerini ve 25 yaşın altındaki esirleri takas etme konusunda anlaştı” dedi. Umerov, İstanbul’daki görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada, Ukrayna’nın 20-30 Haziran tarihleri arasında Rusya ile yeni bir toplantı yapılmasını önerdiğini duyurdu. Ukrayna: İade edilmesi gereken çocukların listesi Rus tarafına teslim edildi Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Andriy Yermak, İstanbul’daki görüşmelerde, Rusya’dan iade edilmesi gereken Ukraynalı çocukların listesinin resmen Rus tarafına teslim edildiğini bildirdi. Yermak, Telegram hesabından yaptığı yazılı açıklamada, “Bugün İstanbul’da yapılan görüşmelerde Ukrayna tarafı, iade edilmesi gereken Ukraynalı çocukların listesini resmen Rus tarafına teslim etti. Bunlar, Rusya’nın yasa dışı olarak sınır dışı ettiği, zorla yer değiştirdiği veya geçici olarak işgal ettiği topraklarda tuttuğu yüzlerce çocuk” ifadelerini kullandı. Ukrayna olarak, daha önce Suudi Arabistan’ın Cidde kentinde düzenlenen görüşmelerde ateşkesin sağlanmasını kabul ettiklerini hatırlatan Yermak, şunları kaydetti: “Ukraynalı çocukların dönüşü, adil ve kalıcı bir barışın ayrılmaz bir parçası ve güvenin temel bir unsuru, niyetlerin samimiyetinin ilk testidir. Bir cevap bekliyoruz. Top Rusya’nın sahasında. Gerçek iyi niyet söz değil, eylemdir. Şimdi ise bunu kanıtlamanın zamanı” Bakan Fidan: İstanbul’daki kritik barış görüşmesi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın açılış konuşmasıyla başladı Dışişleri Bakanı Hakan Fidan açılış konuşmasında şunları söyledi: İlk toplantıyı mütakip Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla Kiev ve Moskova ziyaretlerinde bulunarak bugünkü toplantının temelini oluşturduk. 16 Mayıs’taki sonuç odaklı yaklaşımınız için hepinize teşekkür etmek istiyorum Her iki taraf da ateşkese dair tavır ve tutumlarını belirledi. Bugünkü toplantımızda iki ülkenin ateşkese dahil koşullarını ve perspektiflerini değerlendirmeye devam edeceğiz. Liderler toplantısı için gerekli hazırlıkları da ele almayı öngörüyoruz. Karşılıklı sorunların ve pozisyonların ortaya konması sayesinde barışa giden yolun taşlarını döşemek mümkün olacaktır. Görüşmelerin verimle geçerek en kısa zamanda arzu edilen sonuca ulaşması temel beklentimizdir. Sayın Trump’ın barışın tesisi konusundaki kararlılığı yeni bir fırsat penceresi aralamıştır. Asıl olan küresel bir barışın sağlanmasıdır. Bu süreçte Türkiye olarak her türlü kolaylaştırıcı adımı atmaya hazırız. Aynı coğrafyayı paylaştığımız iki ülkenin Türkiye’ye duydukları güven bizim için her şeyin ötesindedir. Tüm dünyanın gözü sizlerin burada yapacağınız görüşmelere odaklanmıştır. Bu fırsattan yararlanarak bizleri barışa bir adım daha yaklaştıracağınıza inanıyoruz. Ukrayna’nın Rus üslerine saldırısının hemen ardından başlayan görüşmeleri dünya yakından izliyor. Rusya heyeti dün İstanbul’a geldi Rus heyeti, görüşmeler için dün İstanbul’a geldi. Heyete, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in müşaviri Vladimir Medinskiy başkanlık ediyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, dün yaptığı açıklamada Rusya-Ukrayna Savaşı’nı sona erdirme yönünde İstanbul’da yapılacak barış görüşmelerine katılmak üzere Ukrayna heyetini belirlediğini ve heyete Savunma Bakanı Rüstem Umerov’un başkanlık yapacağını açıklamıştı. Rusya Federasyonu heyetinde, Devlet Başkanı Yardımcısı Vladimir Medinskii, Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Galuzin, Savunma Bakan Yardımcısı Aleksandr Fomin ve Rusya Baş İstihbarat İdaresi (GRU) Başkanı İgor Kostyukov yer alıyor. Ukrayna heyetinde ise Savunma Bakanı Rustem Umerov, Dışişleri Bakan Birinci Yardımcısı Sergiy Kyslytsya, Ukrayna Güvenlik Servisi Başkan Yardımcısı Oleksandr Poklad ve Ukrayna Dış İstihbarat Servisi Birinci Başkan Yardımcısı Oleh Luhovskyi bulunuyor.

02/06/2025

Rapçi Sean Diddy Combs ve Harvey Weinstein’a bir dava daha açıldı

Ünlüler dünyasını sarsan, ünlü rapçi Sean Diddy Combs’un yargılandığı taciz, tecavüz ve fuhuş davası sürerken Hollywood’un bir dönemki en güçlü ismi olan Harvey Weinstein’a da bir dava daha açıldı. Üstelik aynı isim tarafından! Sean ‘Diddy’ Combs’dan tacize uğradığını söyleyerek davacı olan model Crystal McKinney, şok edici bir hamleyle Harvey Weinstein’ı da cinsel saldırıdan dava etti.   Birçok Hollywood yıldızını sektöre girdikleri ilk dönemde taciz etmiş olan Harvey Weinstein yıllar önce bu suçlarından dolayı hüküm giymişti ve halen cezaevinde bulunuyor. Crystal McKinney, People dergisinin elde ettiği belgelere göre, Weinstein’ın 2003 yılında kendisini ve arkadaşını otel odasına çekerek taciz ettiğini iddia ederek, New York’un Manhattan Federal Mahkemesinde film yapımcısına karşı dava açtı. Eski model, şu anda cinsel suçlardan yeniden yargılanmayı bekleyen Weinstein’ın, film endüstrisindeki “iş fırsatları” hakkında konuşmak için kendisiyle bir görüşme ayarladığını iddia etti. İlk olarak, McKinney ve ismi açıklanmayan arkadaşı, 73 yaşındaki Weinstein ile bir gece kulübünde buluştuktan sonra, Weinstein onları New York’taki Ritz-Carlton Battery Park Hotel’deki odasına özel bir konuşma için davet etti. McKinney, ünlü yapımcının onlara içki ikram ettikten sonra kendi rızası dışında cinsel davranışlarda bulunduğunu söyledi ve Weinstein’ın daha sonra karşılarına çıplak çıkarak teşhircilik yaptığını da söyledi. Crystal McKinney dava dilekçesinde arkadaşıyla birlikte Harvey Weinstein’ın tecavüzüne uğradıklarını da iddia etti. McKinney bir yıl önce de 55 yaşındaki ünlü şarkıcı Sean Diddy Combs’u aynı yıl, yani 2003’te kendisine cinsel saldırıda bulunmakla suçlayıp dava etmişti. Crystal McKinney 2003 yılında New York’ta düzenlenen bir defilenin ardından ünlülerin uğrak yeri Cipriani’de Diddy’le tanıştığında 22 yaşındaydı. Eski model yaşadıklarının ardından çok ağır bir depresyon geçirdiğini ve intihara teşebbüs ettiğini söyleyerek Diddy’den tazminat talep etmişti. Sean Diddy Combs, McKinney’nin davası hakkında konuşmasa da, avukatları daha önce cinsel saldırı iddialarını reddetmişti. Şu an hapiste olan ünlü şarkıcının avukat ekibi “Ne kadar dava açılırsa açılsın, özellikle de iddialarının arkasında kendi isimlerini vermek istemeyen kişiler tarafından açılan davalar, Combs’un hiçbir zaman kimseye, erkek ya da kadın, yetişkin ya da reşit olmayan birine cinsel saldırıda bulunmadığı ya da seks ticareti yapmadığı gerçeğini değiştirmeyecektir” demişti.

02/06/2025

Hande Baladın transferi resmen açıklandı

Eczacıbaşı’ndan ayrılan milli yıldız Hande Baladın, Fenerbahçe Medicana’ya imza attı Fenerbahçe Kadın Voleybol Takımı milli yıldızı Hande Baladın’ın transferini tamamladı. Fenerbahçe Medicana, milli voleybolcu Hande Baladın’ı kadrosuna kattığını açıkladı. Baladın şu sıralar milli takımda Millet Ligi hazırlıklarını sürdürüyor. Ay-yıldızlı ekip, Milletler Ligi’nin 4-8 Haziran tarihlerinde Çin’deki ilk etabında ev sahibi ülkenin yanı sıra Fransa, Tayland ve Polonya ile mücadele edecek.

02/06/2025

”Kimse bizden greve çıkmış işçiye laf söylememizi beklemesin”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel İzmir’deki grev hakkında “Bu hakka ve bu hakkın doğurduğu yasal, anayasal hakların kullanımına söyleyecek hiçbir sözümüz yoktur. Kimse bizden greve çıkmış işçiye laf söylememizi beklemesin” dedi CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu’nu ziyaret etti. Ziyaretin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Özel “Memleketin sorunları üzerinde her birimizin farklı bakış açılarıyla ama aynı iyi niyetle, aynı umutla çözüm önerilerimizin olduğu konusunda birlikte konuştuk, üzerinde fikir alışverişi yaptık. Sayın Genel Başkan’a, buradaki yöneticilerimizin şahsında tamamladıkları örgütlenmelerine, bütün tüm teşkilatlarına Cumhuriyet Halk Partisi olarak başarılar diliyoruz. En iyi dileklerimi ifade etmek istiyorum” dedi. Erdoğan’ın ‘Yolcu değil, hancıyız’ sözü Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özel, Erdoğan’ın sözleri hakkında şunları kaydetti: Sayın Erdoğan’ın ‘Yolcu değil, hancıyız’ sözünü de ‘Bize ömür biçenler oldu’ sözünü de bize dair değil de parti içine yönelik söylediğini hepimiz biliyoruz. Yoksa bizim işimiz, gücümüz; Erdoğan’ı yenmek, iktidarı değiştirmek, vatandaşın yüzünü güldürmek. Buna motiveyiz, bunda şaşılacak bir şey yok. Tabii ‘Hak baki olana kadar…’ Biz hak baki olana kadar elbette ki Allah sağlık versin, Sayın Erdoğan’ın yaşamasına kimsenin itirazı yok. Ama hak baki olana kadar asgari ücretlinin sürünmesine, Erdoğan’a hak baki olana kadar emeklinin perişanlık çekmesine, gençlerin umutsuzluk çekmesine, suçsuz siyasetçilerin hapiste tutulmasına itirazımız var. Sayın Erdoğan Allah ne kadar ömür verdiyse o ömrü en iyi şekilde, en sağlıklı şekilde, sevdikleriyle birlikte geçirsin. Bizim derdimiz; vatandaşın yakasından düşsün. Burada ‘Yolcu değil hancıyız’ meselesinde illa bize söylüyorsa, ayıptır söylemesi biz hanı yapanız, hanı inşa edenleriz. İnfaz düzenlemesi Önceden ne konuştular, ne yaptılar, ne ettiler bilmiyorum. Ama AKP yine bu süreci kötü yönetti. Çünkü bir bayram arifesinde infaz düzenlemesi konuşursanız, özellikle bu düzenleme kapsamına girebilecek herkesin, bırakın kendisini, evlatlarını, anasını, babasını, ailesini umutlandırırsınız. Sonra bu beklentilerin karşılanmadığı yerde de bir toplumsal tepki, toplumsal rahatsızlık ortaya çıkar. AK Parti’nin ülkeyi yönetme kapasitesinin kalmadığını, adeta parçalarından 23 yıllık tecrübeye tezat bir acemilik aktığını hep birlikte görüyoruz. Ben yıllarca Meclis’te yaptığım görevde hep şunu söyledim: ‘Af derken, infaz derken iki şeye dikkat edeceksiniz. Bir; içeride olanların ve ailelerinin duygu durumuna. İki; suçtan zarar görenlerin ailelerinin ve toplumun vicdanının gözetilerek dikkatli konuşulması gereken bir süreçtir.’ Maalesef aynı özensizlikle, 23 yıllık tecrübeye tezat bir acemilik, özensizlik ve beceriksizlikle muhatabız hep beraber. Kurultay davası Kurultay davasına ilişkin soruya cevap veren Özel, şunları söyledi: Soruşturma ve bu konuştuklarınız, bütünün tamamı sonuç odaklı, sonuç doğuracak bir mesele değil. Bu süreç odaklı bir mesele. Cumhuriyet Halk Partisi’ni tartışılır kılmak, bunu akşam televizyon programlarında, yoksulluk konuşulmasın, işsizlik konuşulmasın, dış politikadaki zafiyet konuşulmasın, Türki Cumhuriyetler’in Kuzey Kıbrıs’ı değil Güney Kıbrıs’ı tanıması konuşulmasın, Trump’ın Gazze’yi kumarhaneler merkezi yapmak bahanesiyle Avrupa’ya 100 yıl yetecek hidrokarbon yataklarına çökme planı konuşulmasın, Büyük Ortadoğu Projesi’nin 2.0 versiyonu Erdoğan’ın orada yeniden üstlendiği pozisyon konuşulmasın, Devlet Bey ile Erdoğan’ın geçmişte birbirlerine söylediği sözler ve onların Cumhuriyet Halk Partisi’ne DEM Parti üzerinden söylediği sözler dönüp hatırlanmasın diye, yeni bir gazetecilik ekolü ile bu meseleler konuşulsun isteyenlerin, sonuç odaklı değil süreç odaklı bir meselesidir bu. O yüzden ben diyeceğimi demiş olayım. Çok teşekkür ederiz. İzmir’deki grev İzmir’deki grev hakkında değerlendirmelerde bulunan Özgür Özel, şunları ifade etti: Sonuçta sendikal örgütlenme bizim çok arkasında durduğumuz bir haktır. Bu hakka ve bu hakkın doğurduğu yasal, anayasal hakların kullanımına söyleyecek hiçbir sözümüz yoktur. Ancak siyaset de bu sendikal siyaset, mücadele de bizim yaptığımız siyaset de makule göre yapılır. Ortalamaya göre yapılır. Ortalama vicdan, ortalama akıl, ortalama beklentiler. Bundan uzaklaştıkça, makuliyetinizi kaybettikçe desteğinizi kaybetmeye başlarsınız. Ben kimseye nasıl hakkını savunacağını söyleyemem. Veya işine karışmam. Ama haklılık zeminini terk edip çok uçlara savrulduğunuzda, bu sefer toplumsal desteği kaybetmeye başlarsınız. Ben yıllarca hak savunuculuğu, yıllarca meslek örgütü yöneticiliği yaptım. Kendi tecrübelerimden hareketle, kamu vicdanında işçinin ve onun taleplerinin destek görmesi gerekirken, bu bu kadar eleştiriliyorsa o zaman bir dönüp bakmak lazım. ‘Biz bir yerde kantarın topuzunu kaçırdık mı?’ diye. Ya da ‘Geçmişte kantarın topuzu kaçtı, şimdi bunu daha da ilerilere götürmeye çalışalım mı?’ diye bir düşünmek lazım onu. Ama buradan kimse bizden greve çıkmış işçiye laf söylememizi falan beklemesin. Ama nasıl oranın hakları varsa, belediye yönetiminin de hakları vardır. Belediye Başkanı eldiveni eline geçirmiş çöp toplarken ‘Sen bu çöpü toplayamazsın, grev kırıcılığı yapamazsın.’ Başka işçi getirir, sendikasız bir işçi grubunu anlık ücretlendirir ve o çöpü toplatırsanız bu yasaya aykırıdır. Bunu yapamazsınız. Ama bugün çıktı, İzmir halkı kendi evinin önündeki çöpü aldı kaldırdı. İzmir halkına mı ‘grev kırıcı’ diyeceksiniz? O yüzden bu meseleler hassas. Cumhuriyet Halk Partisi örgütlenme özgürlüğünün teminatı, bu işi Türkiye’ye getirmiş tanıştırmış, savunmuş bir partidir. Nezaket ve kurallar, kanunlar çerçevesinde ilerleyeceğiz. Bir çözüm mutlaka bulunacaktır.

02/06/2025

Tarihin en detaylı yıldız patlaması görüntüleri kökenlerimizi de aydınlatıyor

James Webb uzay teleskopu galaksimizde bilinen en genç yıldızının patlama anlarını (Supernova) uzay tarihindeki en detaylı resimler ve renkler ile NASA uzay üstüne ulaştırdı. Cassiopeia A ismiyle adlandırılan yıldızın dünyaya ilk ışıkları 340 sene önce ulaştı. Yıldızın konumu dünyadan 11 bin ışık yılı uzaklıktaydı. 25 aralık 2021 tarihinde gönderilen en donanımlı uzay teleskopu James Webb’in dün gerçekleşen patlamaya ait çekimlerinin yıldızın patlamasının neden ve nasıl olduğunun anlaşılmasına yardımcı olacağı belirtildi. Princeton Üniversitesi Astronmisti Tea Temim ‘’ Önceden gönderilen görüntüler ile kıyasla, daha önce ulaşamadığımız detayları artık görebiliyoruz.’’ açıklamasında bulundu. CAS A’nın patlamasının ardından insan gözüyle de görülene bilen ışık tutamlarına dönüştüğü, görülebilen kırmızı ve portakal renklerinin sıcak kumları temsil ettiği, materyallerin yıldızın patlamasından önce çevresindeki gazlar ve kumlar ile birleştiği belirtildi. Patlayan yıldızın kalıntısındaki materyallerin içinde argon, neon ve oksijen gibi ağır atomların yer aldığı açıklandı. YILDIZLAR HAKKINDA BİLGİ EDİNİRKEN KENDİ KÖKLERİMİZİ DE ANLIYORUZ Webb Programı Araştırma Görevlisi Danny Milisavljevic ‘’ Kalıntıların adını Yeşil Canavar koyduk. Yakından bakarsanız ufak balonlar gibi görülen, anlaşılması oldukça zor olan şekiller var. Takım tüm farklı renklerin nereden geldiğini araştırıyor. CAS A’nın kalıntıları üzerine olan araştırmalar gezegenler ve yıldızlar için engel oluşturan kozmik kumlar hakkında bilgi edinmemize yarayacak. Resimler, patlayan yıldızların yaşam için çok önemli olan elementleri nasıl serbest bıraktığı hakkında da bizi bilgilendirecek. Yıldız patlama sürecini anlarken aslında kendi kökenlerimizi de anlıyoruz. Kariyerimin geri kalanını bu veri setinde ne olduğunu anlamaya çalışarak geçireceğim’’ açıklamasında bulundu.

02/06/2025

Futbol İskoçya’da mı doğdu?

İskoçya’da 17. yüzyıla ait bir çiftlikte keşfedilen futbol sahası, modern futbolun İngiltere’de doğduğu anlatısını sarsıyor. Arkeologlar, burada yüzyıllar önce organize maçlar oynandığını söylüyor. İngilizler ise bu iddiaya şüpheyle yaklaşıyor. New York Times yazdı 19. yüzyılın ortalarından bu yana modern futbolun doğduğu yer olarak İngiltere genel kabul görmektedir. Sporun kökeni genellikle Orta Çağ’da Britanya Adaları’nda popüler olan, şiddetli ve kaotik bir oyun olan “mob football”a kadar uzanır. Yüzlerce oyuncu, komşu köylerden toplanır, iki takıma ayrılır ve genellikle şişirilmiş bir domuz mesanesi olan yuvarlak bir nesne üzerinde körlemesine mücadele ederdi. Sarhoş itişmeler, tekmelemeler ve yumruklaşmalar saatlerce, hatta günlerce sürebilirdi ve bu oyunun belirli bir süresi yoktu. Tek kural: Silah yasaktı. 1583 tarihli ‘The Anatomie of Abuses’ adlı broşürde Püriten yazar Philip Stubbs bu acımasız eğlenceye “kanlı ve öldürücü bir uygulama” diyerek öfkesini dile getirmişti. 1863 yılında, bu kaosu azaltmak ve oyunu düzenlemek için genç bir İngiliz avukat ilk kapsamlı kural kitabını yazdı. Bu kurallar Londra’da Eton ve Harrow gibi yatılı okullardan mezun gençlerin kurduğu yeni Futbol Federasyonu (Football Association) tarafından kabul edildi. Bu nedenle İngiltere, bugünkü futbolun öncüsü olma iddiasını sürdürüyor. Futbolu İskoçlar bulmuş olabilir mi? Ancak İskoçya Futbol Müzesi’nin kurucularından ve emekli bir öğretmen olan Ged O’Brien bu anlatının tamamen asılsız olduğunu savunuyor. O’Brien “Gerçek şu ki, yüzyıllar boyunca İskoçya’nın her kasaba ve köyünde futbol oynanmıştır. Ama bu ‘mob football’ değil, gerçek futboldu,” diyor. Geçen ay O’Brien ve bir grup arkeolog, İskoçya’nın Kirkcudbrightshire bölgesindeki Anwoth kasabasında, 17. yüzyıldan kalma eski bir çiftlikte dünyanın bilinen en eski futbol sahasını keşfettiklerine inanıyor. Bu keşif, yazılı kaynakların az olduğu bir dönemde organize bir futbol alanına dair nadir fiziksel kanıtlar sunuyor. “Bu keşif, spor tarihçileri için çok ciddi sonuçlar doğuracak,” diyen O’Brien, “Güzel oyun dediğimiz şeyin kökenleri hakkında bildiklerini sandıkları her şeyi yeniden yazmak zorunda kalacaklar” ifadelerini kullandı. İlk ipuçları, 1627-1638 yılları arasında Anwoth Kilisesi’nde papazlık yapan Presbiteryen din adamı Samuel Rutherford tarafından yazılan bir mektupta bulundu. Mektupta Rutherford, cemaatinin pazar günleri öğleden sonra Mossrobin Çiftliği denilen yerde “Foot-Ball” oynadığını üzülerek bildiriyor. O’Brien, “Rutherford yerel halkın ayinlere katılmasını sağlamakla yükümlüydü. Eğlenceye harcanan her an, Tanrı’ya hizmetten çalınan zamandı,” diyor. Rutherford bu “günahkâr” oyunu engellemek için cemaate, oyun alanına taşlarla bir set çekmelerini emretmiş. O’Brien bu durumu “ilkel bir ‘Top Oynamak Yasaktır’ tabelası gibiydi” diyerek açıklıyor. Arkeologlar, şimdilerde geyik otlağı olan bu yamaç arazide bir dizi büyük taş keşfetti. Alan, yaklaşık 280 feet uzunluğunda ve 147 feet genişliğinde, yani standart bir Amerikan futbol sahasından biraz daha küçük. Archaeology Scotland adlı kuruluşta görevli arkeolog Kieran Manchip, taş dizisinin tarımsal bir yapı olmadığını, tarihî haritalarda da böyle bir işlevle yer almadığını belirtiyor. Ged O’Brien / The New York Times Kazı çalışmaları sonucu taşların gevşek bir şekilde yerleştirildiği, altlarındaki toprak yüzeyin daha eski olduğu ve taşların sınır, ekinlik ya da hayvan barınağı olarak kullanılmadığı anlaşıldı. Toprak analizleri, taşların yaklaşık 400 yıl öncesine, Rutherford’un bu futbol faaliyetlerinden rahatsızlık duyduğu döneme ait olduğunu ortaya koydu. Manchip, “Rutherford’un futbolcularla ve yerel halkla olan etkileşimine dair anlatılar, arazide gözlemlenenlerle uyumlu. Bu hikâyenin geçerliliğini sorgulamamız için bir sebep yok,” diyor. İddialar tartışma yarattı Ancak bu yorumlar, yalnızca İngiliz futbol tutkunları arasında değil, tarihçiler arasında da tartışma yaratıyor. İngiliz hayır kurumu Sheffield Home of Football’un yöneticilerinden Steve Wood, Mossrobin’de ne tür bir “foot-ball” oynandığının bilinmediğini savunuyor. Wood, “Eğer Ged orada nasıl bir oyun oynandığını açıkça ortaya koyarsa ve bu oyunun modern futbol ile doğrudan bir bağlantısı olmadığını kabul ederse, alanın tarihî önemi konusunda bir uzlaşıya varabiliriz,” diyor. O’Brien ise teoriler konusunda oldukça iddialı. “Maçlar her pazar oynandığına göre, oyun çok sert olamazdı çünkü ertesi gün çalışmaları gerekiyordu. Çalışmazsan aç kalırsın,” diyor. Wood’un eleştirilerine de cevap veren O’Brien, “Eğer bir milleti fakir, önemsiz ve cahil olduğuna inandırmak istiyorsan, o milletin geçmişte başardığı büyük şeyleri bilmemesi gerekir,” diyor ve ekliyor: “Mossrobin’de oynanan oyun modern futbolun atasıydı. Ve o oyun İskoçlara aitti.”

02/06/2025

Dünya çapında uyku hastalığı

İngiliz haber ajansı Reuters son 2 yılda dünya çapında uyku sorunlarının artmasına değinerek, farklı araştırma sonuçlarını birleştiren bir makale yayınladı. Araştırmalarda uyku sorunları ve sonuçları değerlendirildi. Ortak sonuçlarda uyku temel sağlık sorunları ile eşdeğer görülürken, modern iş hayatı ve günlük rutinlerin uyku ve psikoloji üzerindeki etkilerine de önem verildi. Amerikan Kalk Derneği 2022 yılında yayınladığı ‘’Uyku Araştırma Raporun’’ da uyku süresinin doktorların öncelikle hastalarda ele aldığı kan basıncı, sigara alışkanlığı, diyet ve rutin egzersiz alışkanlıkları ile eşit önemde olduğu sonucuna vardı. Oxford Üniversitesi Uyku ve Sinirbilim Enstitüsü Başkanı Sinirbilimci Russel Foster araştırma ile ilgili ‘’Günlük rutinlerimizin biyolojik döngümüz ile eşleşmez, genel rutinler ileri zamanda stres, açlık, kan basıncını ve şeker seviyesini arttırır. Bu rutinler kısa süre için tehlikeli değildir. Ancak aylar, yıllar sürdüğünde bilişsel ve duygusal etkilerini görürüz. Sonunda kardiyovasküler hastalıklara, akıl hastalalıklarına, diyabete, fazla kiloya ve diğer metabolik bozukluklara karşı daha savunmasız hale geliriz.’’ açıklamasında bulundu. Sanayinin uykuya etkisi Uluslararası kanser araştırmaları tarafından 2020 yılında yayınlanan raporda sanayileşmiş toplumlardaki nüfusun yarısında fazlası senkronize olmayan kalp ritmine sahip olduğu açıklandı. Gece uyanıklığının ergenlikte en yüksek seviyede olduğu, yaşlandıkça sabah erken kalkmaya başladığımız söylendi. Örnek olarak öğretmenlerin genellikle sabahları daha uyanık olması, öğrencilerin ise öğleden sonra daha uyanık olması gösterildi. Rapora göre günlük iş rutinin psikolojik etkileri ile bir yılda 173 saatten fazla uyku kaybı yaşıyoruz. Foster’ın çalışmaları ve diğer araştırma sonuçlarına göre ileride toplum kendiliğinden okul ve iş hayatının bu döngüsünün önüne geçecek çözümler üretecek. Kalp derneği araştırması uyku sırasında beynin ve vücudun farklı döngülere girdiğini, uykunun en derin evrelerinde beyin dalgalarının en yavaş şekilde işlediğini fakat bu hafif fazların beyinde daha hızlı aktivite patlamalarına neden olduğunu savundu. REM süreci En yoğun rüyalarımızın REM uykusu sırasında gerçekleştiği, REM sürecinde nefes alma, kalp atış hızı ve kan basıncının arttığı, gözlerin hızla hareket ettiği, kasların gevşediği söylendi. REM dışı uykudaki rüyaların farklı içeriklere sahip olduğuna inanıldığı daha canlı ve tuhaf rüyaların genellikle REM aşamalarında meydana geldiği söylendi. Tipik bir gece uykusunun ilk aşamasında hafif uyku sürecine girdiğimiz, 2. aşamasında REM uykusuna geçtiğimiz, 3. aşamasında hafif uykuya geçtiğimiz, 4. aşamada uyanana kadar tekrar REM sürecinde kaldığımız belirtildi. 1 milyar insan nefes darlığı çekiyor Amerikan Uyku Tıp Akademisi (AASM) yalnızca Amerika’da 50 ile 70 milyon insanın uyku sorunu yaşadığını açıkladı. Uyku sorunu yüzünden dünyada yalnızca 1 milyar insanın nefes darlığı çektiği açıklandı. Amerika’da yetişkinlerin iki kat daha fazla uyku sorunu yaşadığı, fazla erken kalktıkları ya da geç uyudukları belirtildi. Amerikan psikiyatri derneği dünyada uykusuzluk hastalığı (insomnia)’ya sahip insan sayısı yüzde 10 ile yüzde 60 arasında. Birleşik Devletler Ulusal Uyku Vakfı insanların uyku ihtiyaçlarının yaş ile farklılık gösterdiğini belirtti. Vakıf 18 ile 64 yaş aralığı için 7 ile 9 saat arası, 65 yaş üstü için 7 ile 8 saat uykuyu tavsiye etti. Yalnızca ABD’de 6.800 yol kazasının 7 saatten az uyunması sebebi ile gerçekleştiği belirtildi. Uyku ekonomisi   ABD merkezli Rand Şirketi Uyku Ekonomi araştırmalarında yalnızca ABD’de 2016 yılında uyku eksikliğinde dolayı 1.23 milyon iş gününün kaybolduğunu, bunun da 9.9 milyon iş saatine denk geldiğini belirtti. Uyku eksikliğinden doğan ekonomik kayıpların Japonya’da 0.6 milyon iş günü, İngiltere ve Almanya’da 0.2 milyon iş dünü olduğu açıklandı. Rand Şirketi, yalnızca ABD’de uyku yetersizliğine bağlı olarak 280 ile 411 milyar dolar arasında kayıp yaşanıyor. Bu genel ekonomide yüzde 2.28’lik bir kesime denk geliyor. Japonya, İngiltere ve Almanya’nın ekonomisinin yüzde 3’lük bir kesimi yetersiz uyku yüzünden zararda. İyi uyku için ortak öneriler Araştırmaların iyi uyku için ortak önerileri arasında aynı saatte yatıp aynı saate uyanmak var. Yatak odasının sessiz, karanlık, dinlendirici ve rahat bir sıcaklıkta olması, gün boyu fiziksel olarak aktif olmak, yatmadan önce ağır yemeklerden, kafeinden ve alkolden kaçınmak var. Burun ve boğazı temiz tutmak, yaşam tarzı değişiklikleri ve kilo kaybının iyi bir uyku için önemli olduğu belirtildi.

02/06/2025

Rapor: İklim değişikliği 4 milyar insan için ekstra bir ay daha aşırı sıcaklara neden oluyor

Çalışma, fosil yakıtların aşamalı olarak terk edilmemesi halinde sıcaklıkların artmaya devam edeceğini ortaya koymuştur. Yeni bir araştırmaya göre, dünya nüfusunun yaklaşık yarısı geçtiğimiz yıl insan kaynaklı iklim değişikliği nedeniyle bir ay daha aşırı sıcak yaşadı.   World Weather Attribution, Climate Central ve Kızıl Haç tarafından Cuma günü yayınlanan rapora göre, aşırı sıcaklar ölümlere ve hastalıklara neden oldu, tarımsal ürünlere zarar verdi ve enerji ve sağlık sistemlerini zorladı. Araştırmacılar, 1991-2020 yılları arasında belirli bir yerde kaydedilen sıcaklıkların yüzde 90’ından daha sıcak olarak tanımlanan aşırı sıcakların tehlikelerine dikkat çekmek için 1 Mayıs 2024 ile 1 Mayıs 2025 tarihleri arasındaki hava durumu verilerini analiz etti.   Rapor, yaklaşık dört milyar insanın ya da dünya nüfusunun yüzde 49’unun en az 30 gün aşırı sıcak yaşadığını ortaya koymuştur. Rapora göre, bu dönemde 67 aşırı sıcak olayı tespit edildi. Raporda, “Seller ve kasırgalar genellikle manşetlerde yer alsa da, sıcaklık tartışmasız en ölümcül aşırı olaydır” denildi.   Uzmanlara göre aşırı sıcaklarla bağlantılı ölümler genellikle eksik bildiriliyor ya da yanlış etiketleniyor. Imperial College London’da iklim bilimi doçenti ve raporun yazarlarından biri olan Friederike Otto, sıcak hava dalgalarının sessiz katiller olduğunu söyledi. “İnsanlar sıcak hava dalgasında sokakta ölmezler… İnsanlar ya hastanelerde ya da kötü yalıtılmış evlerde ölürler ve bu nedenle görülmezler” dedi. “Yakılan her varil petrol, salınan her ton karbondioksit ve bir derecelik ısınmanın her bir kesri ile sıcak hava dalgaları daha fazla insanı etkileyecektir” diye ekledi. Karayip bölgesinin ek aşırı sıcak günlerden en çok etkilenen bölgeler arasında yer aldığı belirtilen çalışmada, Aruba adasında 187 aşırı sıcak gün kaydedildiği ve bunun iklim değişikliği olmadan beklenenden 142 gün daha fazla olduğu belirtildi. Düşük gelirli topluluklar ile yaşlılar ve sağlık sorunları olan kişiler gibi hassas nüfuslar aşırı sıcaklardan en fazla zarar gören gruplardır.   Rapora göre, Mart ayında Orta Asya’da, Şubat ayında Güney Sudan’da ve geçtiğimiz Temmuz ayında Akdeniz’de meydana gelen aşırı sıcak olaylarında kaydedilen yüksek sıcaklıklar, iklim değişikliği olmadan mümkün olamazdı.   Geçtiğimiz Temmuz ayında Fas’ta sıcaklıkların 118 Fahrenheit (48 santigrat derece) dereceye ulaşmasının ardından en az 21 kişi hayatını kaybetti. Kızılhaç Kızılay İklim Merkezi’nin kentsel ve atıf başkanı Roop Singh, Dünya Hava Durumu Atıf açıklamasında, insanların iklim değişikliğine bağlamadan sıcaklığın arttığını fark ettiklerini söyledi.   Singh, “Artan zorluğu karşılamak için daha iyi erken uyarı sistemleri, ısı eylem planları ve kentsel alanlarda ısı için uzun vadeli planlama yoluyla ısıya verdiğimiz tepkileri hızla ölçeklendirmemiz gerekiyor” dedi. Araştırmacılar, fosil yakıtları aşamalı olarak terk etmeden, sıcak hava dalgalarının daha sık ve şiddetli olmaya devam edeceğini söyledi. Kaynak: aljazeera