<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Genel &#8211; Gazete Okyanus</title>
	<atom:link href="https://gazeteokyanus.com/category/genel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://gazeteokyanus.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 30 Jun 2025 09:28:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>

<image>
	<url>https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/07/cropped-okyanus-logo-32x32.jpg</url>
	<title>Genel &#8211; Gazete Okyanus</title>
	<link>https://gazeteokyanus.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Milletvekili, polisin yasaklanan İstanbul Onur Yürüyüşü&#8217;nde onlarca kişiyi gözaltına aldığını söyledi</title>
		<link>https://gazeteokyanus.com/milletvekili-polisin-yasaklanan-istanbul-onur-yuruyusunde-onlarca-kisiyi-gozaltina-aldigini-soyledi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kerem]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Jun 2025 09:28:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazeteokyanus.com/?p=96570</guid>

					<description><![CDATA[Muhalif bir siyasetçi, polisin Pazar günü İstanbul&#8217;un merkezinde, yetkililerin LGBTQ+ etkinliklerine yönelik yıllardır süren baskıların bir parçası olarak yasakladığı Onur Yürüyüşü&#8217;ne katılmaya çalışan en az 30 kişiyi gözaltına aldığını söyledi. &#160; Reuters tarafından elde edilen görüntülerde, polisin şehir merkezinde gökkuşağı bayrakları taşıyan bir grup aktivistle itişip kakıştığı ve ardından onları toplayarak polis minibüslerine bindirdiği görülüyor. Yürüyüşe katılan Kürt yanlısı DEM Partisi milletvekili Kezban Konukcu Reuters&#8217;a yaptığı açıklamada en az 30 kişinin gözaltına alındığını söyledi. &#160; Polis yorum talebine hemen yanıt vermedi. &#160; İstanbul Valiliği daha önce yürüyüşü yasadışı ilan etmiş ve etkinliği destekleyen grupların “yasadışı” faaliyet gösterdiğini söylemişti. Yetkililer, kamu güvenliği ve emniyet endişelerini gerekçe göstererek 2015 yılından bu yana Türkiye&#8217;nin en büyük şehrinde Onur Yürüyüşlerini yasakladı. &#160; Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan&#8217;ın İslamcı köklere sahip AK Partisi son on yılda LGBTQ+ toplumuna karşı giderek sertleşen bir söylem benimsedi. Ocak ayında 2025 yılını “Aile Yılı” ilan eden Erdoğan, Türkiye&#8217;nin azalan doğum oranını varoluşsal bir tehdit olarak tanımladı ve LGBTQ+ hareketini geleneksel değerlerin altını oymakla suçladı. &#160; Erdoğan Ocak ayında yaptığı açıklamada “LGBT&#8217;nin bir koçbaşı olarak kullanıldığı cinsiyetsizleştirme politikalarının öncelikli hedefi aile ve aile kurumunun kutsallığıdır” dedi. Hak grupları Türkiye&#8217;nin tutumunu kınadı. İnsan Hakları İzleme Örgütü ve Uluslararası Af Örgütü, hükümetin söylem ve eylemlerinin LGBTQ+ bireyler için düşmanca bir ortamı körüklediği ve artan ayrımcılık ve şiddete katkıda bulunduğu konusunda uyarıda bulundu. &#160; Yasaklara rağmen, küçük aktivist grupları her yıl Onur Haftası&#8217;nı kutlamaya devam ediyor. Organizatörler, polisin giderek agresifleşen tepkisinin Türkiye&#8217;de muhalefet ve toplanma özgürlüğüne yönelik daha geniş çaplı baskıları yansıttığını söylüyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Muhalif bir siyasetçi, polisin Pazar günü İstanbul&#8217;un merkezinde, yetkililerin LGBTQ+ etkinliklerine yönelik yıllardır süren baskıların bir parçası olarak yasakladığı Onur Yürüyüşü&#8217;ne katılmaya çalışan en az 30 kişiyi gözaltına aldığını söyledi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Reuters tarafından elde edilen görüntülerde, polisin şehir merkezinde gökkuşağı bayrakları taşıyan bir grup aktivistle itişip kakıştığı ve ardından onları toplayarak polis minibüslerine bindirdiği görülüyor. Yürüyüşe katılan Kürt yanlısı DEM Partisi milletvekili Kezban Konukcu Reuters&#8217;a yaptığı açıklamada en az 30 kişinin gözaltına alındığını söyledi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Polis yorum talebine hemen yanıt vermedi.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İstanbul Valiliği daha önce yürüyüşü yasadışı ilan etmiş ve etkinliği destekleyen grupların “yasadışı” faaliyet gösterdiğini söylemişti. Yetkililer, kamu güvenliği ve emniyet endişelerini gerekçe göstererek 2015 yılından bu yana Türkiye&#8217;nin en büyük şehrinde Onur Yürüyüşlerini yasakladı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan&#8217;ın İslamcı köklere sahip AK Partisi son on yılda LGBTQ+ toplumuna karşı giderek sertleşen bir söylem benimsedi. Ocak ayında 2025 yılını “Aile Yılı” ilan eden Erdoğan, Türkiye&#8217;nin azalan doğum oranını varoluşsal bir tehdit olarak tanımladı ve LGBTQ+ hareketini geleneksel değerlerin altını oymakla suçladı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Erdoğan Ocak ayında yaptığı açıklamada “LGBT&#8217;nin bir koçbaşı olarak kullanıldığı cinsiyetsizleştirme politikalarının öncelikli hedefi aile ve aile kurumunun kutsallığıdır” dedi. Hak grupları Türkiye&#8217;nin tutumunu kınadı. İnsan Hakları İzleme Örgütü ve Uluslararası Af Örgütü, hükümetin söylem ve eylemlerinin LGBTQ+ bireyler için düşmanca bir ortamı körüklediği ve artan ayrımcılık ve şiddete katkıda bulunduğu konusunda uyarıda bulundu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yasaklara rağmen, küçük aktivist grupları her yıl Onur Haftası&#8217;nı kutlamaya devam ediyor. Organizatörler, polisin giderek agresifleşen tepkisinin Türkiye&#8217;de muhalefet ve toplanma özgürlüğüne yönelik daha geniş çaplı baskıları yansıttığını söylüyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜİK göç verilerini açıkladı: En çok göç edenler 25-29 yaş arasında</title>
		<link>https://gazeteokyanus.com/tuik-goc-verilerini-acikladi-en-cok-goc-edenler-25-29-yas-arasinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kerem]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Jun 2025 09:20:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazeteokyanus.com/?p=96386</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu&#8217;nun Uluslararası Göç İstatistikleri verisine göre, geçen yıl Türkiye&#8217;ye 314 bin 588; Türkiye&#8217;den ise 424 bin 345 kişi göç etti. Türkiye&#8217;den en fazla göç edenler 25-29 yaş grubundakiler oldu TÜİK, 2024&#8217;e ilişkin &#8221;Uluslararası Göç İstatistikleri&#8221;ni açıkladı. Buna göre, yurt dışından Türkiye&#8217;ye göç edenlerin sayısı 2024&#8217;te, bir önceki yıla göre yüzde 0,6 azalarak 314 bin 588 kişi oldu. Göç eden nüfusun yüzde 54,5&#8217;ini erkekler, yüzde 45,5&#8217;ini ise kadınlar oluşturdu. Yurt dışından gelen nüfusun 103 bin 732&#8217;sini Türk vatandaşları, 210 bin 856&#8217;sını ise yabancı uyruklular oluşturdu. 424 bin 345 kişi yurt dışına göç etti Türkiye&#8217;den yurt dışına göç eden kişi sayısı 2024&#8217;te bir önceki yıla göre yüzde 40,6 azalarak 424 bin 345 oldu. Göç eden nüfusun yüzde 55,7&#8217;sini erkekler, yüzde 44,3&#8217;ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye&#8217;den yurt dışına giden nüfusun 151 bin 140&#8217;ını Türk vatandaşları, 273 bin 205&#8217;ini ise yabancı uyruklular oluşturdu. En fazla 20-24 ve 25-29 yaş grubundaki nüfus göç etti Türkiye&#8217;ye 2024 yılında göç edenlerin yaş grubu incelendiğinde, en fazla göç edenlerin yüzde 14,7 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,1 ile 25-29 ve yüzde 10,3 ile 30-34 yaş grubu izledi. Türkiye&#8217;den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,4 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,2 ile 20-24 ve yüzde 12,1 ile 30-34 yaş grubu izledi. En fazla göç alan ve yurt dışına en fazla göç veren il İstanbul  Türkiye&#8217;ye 2024&#8217;te göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 32,8 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul&#8217;u yüzde 8,5 ile Antalya, yüzde 7,4 ile Ankara, yüzde 5,5 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir takip etti. Türkiye&#8217;den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 34 ile İstanbul&#8217;un en fazla göç veren il olduğu görüldü. İstanbul&#8217;u yüzde 8,5 ile Ankara, yüzde 7,8 ile Antalya, yüzde 3,3 ile İzmir ve Mersin izledi. Gelen göçlerin yüzde 9,9&#8217;unu Azerbaycan vatandaşları oluşturdu Türkiye&#8217;ye 2024 yılında gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 9,9 ile Azerbaycan vatandaşları aldı. Azerbaycan&#8217;ı yüzde 9,8 ile Türkmenistan, yüzde 7,6 ile Özbekistan, yüzde 7,5 ile Rusya Federasyonu ve yüzde 5,9 ile İran vatandaşları izledi. Türkiye&#8217;den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 17,4 ile Irak vatandaşları aldı. Irak&#8217;ı yüzde 13,1 ile Afganistan, yüzde 10,2 ile Rusya Federasyonu, yüzde 5,9 ile İran ve yüzde 5,8 ile Türkmenistan vatandaşları takip etti.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="news__header border-bottom">
<div>Türkiye İstatistik Kurumu&#8217;nun Uluslararası Göç İstatistikleri verisine göre, geçen yıl Türkiye&#8217;ye 314 bin 588; Türkiye&#8217;den ise 424 bin 345 kişi göç etti. Türkiye&#8217;den en fazla göç edenler 25-29 yaş grubundakiler oldu</div>
<div class="mt-3"></div>
</div>
<div class="row">
<div class="col">
<p>TÜİK, 2024&#8217;e ilişkin &#8221;Uluslararası Göç İstatistikleri&#8221;ni açıkladı. Buna göre, yurt dışından Türkiye&#8217;ye göç edenlerin sayısı 2024&#8217;te, bir önceki yıla göre yüzde 0,6 azalarak 314 bin 588 kişi oldu. Göç eden nüfusun yüzde 54,5&#8217;ini erkekler, yüzde 45,5&#8217;ini ise kadınlar oluşturdu. Yurt dışından gelen nüfusun 103 bin 732&#8217;sini Türk vatandaşları, 210 bin 856&#8217;sını ise yabancı uyruklular oluşturdu.</p>
<h2><strong>424 bin 345 kişi yurt dışına göç etti</strong></h2>
<div id="adpro-5" class="adpro desktop-ad mb-4" data-page="449" data-region="2071" data-category="60f95075dd6e09533452a343" data-loaded="true"></div>
<p>Türkiye&#8217;den yurt dışına göç eden kişi sayısı 2024&#8217;te bir önceki yıla göre yüzde 40,6 azalarak 424 bin 345 oldu. Göç eden nüfusun yüzde 55,7&#8217;sini erkekler, yüzde 44,3&#8217;ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye&#8217;den yurt dışına giden nüfusun 151 bin 140&#8217;ını Türk vatandaşları, 273 bin 205&#8217;ini ise yabancı uyruklular oluşturdu.</p>
<h2><strong>En fazla 20-24 ve 25-29 yaş grubundaki nüfus göç etti</strong></h2>
<p>Türkiye&#8217;ye 2024 yılında göç edenlerin yaş grubu incelendiğinde, en fazla göç edenlerin yüzde 14,7 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,1 ile 25-29 ve yüzde 10,3 ile 30-34 yaş grubu izledi.</p>
<p>Türkiye&#8217;den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,4 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,2 ile 20-24 ve yüzde 12,1 ile 30-34 yaş grubu izledi.</p>
<h2><strong>En fazla göç alan ve yurt dışına en fazla göç veren il İstanbul </strong></h2>
<div id="adpro-6" class="adpro desktop-ad mb-4" data-page="449" data-region="2072" data-category="60f95075dd6e09533452a343" data-loaded="true"></div>
<p>Türkiye&#8217;ye 2024&#8217;te göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 32,8 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul&#8217;u yüzde 8,5 ile Antalya, yüzde 7,4 ile Ankara, yüzde 5,5 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir takip etti.</p>
<div>Türkiye&#8217;den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 34 ile İstanbul&#8217;un en fazla göç veren il olduğu görüldü. İstanbul&#8217;u yüzde 8,5 ile Ankara, yüzde 7,8 ile Antalya, yüzde 3,3 ile İzmir ve Mersin izledi.</div>
<div></div>
<h2><strong>Gelen göçlerin yüzde 9,9&#8217;unu Azerbaycan vatandaşları oluşturdu</strong></h2>
<div>Türkiye&#8217;ye 2024 yılında gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 9,9 ile Azerbaycan vatandaşları aldı. Azerbaycan&#8217;ı yüzde 9,8 ile Türkmenistan, yüzde 7,6 ile Özbekistan, yüzde 7,5 ile Rusya Federasyonu ve yüzde 5,9 ile İran vatandaşları izledi.</div>
<div></div>
<div>Türkiye&#8217;den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 17,4 ile Irak vatandaşları aldı. Irak&#8217;ı yüzde 13,1 ile Afganistan, yüzde 10,2 ile Rusya Federasyonu, yüzde 5,9 ile İran ve yüzde 5,8 ile Türkmenistan vatandaşları takip etti.</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>41 ilde FETÖ operasyonu: 176 asker hakkında gözaltı kararı</title>
		<link>https://gazeteokyanus.com/41-ilde-feto-operasyonu-176-asker-hakkinda-gozalti-karari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kerem]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Jun 2025 09:19:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazeteokyanus.com/?p=96383</guid>

					<description><![CDATA[İstanbul ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılıklarınca müşterek yürütülen FETÖ soruşturmasında, 174’ü muvazzaf, 176 asker hakkında gözaltı kararı verildi. 41 ilde eş zamanlı olarak düzenlenen operasyonda 158 şüpheli gözaltına alındı İstanbul ve İzmir cumhuriyet başsavcılıklarınca yürütülen Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) soruşturmaları kapsamında düzenlenen operasyonda aralarında muvazzaf askerlerin de yer aldığı 158 şüpheli gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan yazılı açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içine sızan ve tamamı deşifre edilemeyen FETÖ mensuplarının olduğu belirtildi. Bu yönüyle FETÖ&#8217;nün devletin anayasal düzeni ve bekası açısından halen en büyük tehlikeyi ihtiva eden terör örgütü konumunda bulunduğuna dikkatin çekildiği açıklamada, TSK&#8217;ya sızmış örgüt mensuplarının deşifresinde en etkili ve önde gelen soruşturma yönteminin örgüt içi iletişim yöntemlerinden &#8220;örgüt mensubu asker şahıslardan sorumlu sivil şahısların asker şahıslarla örgütsel irtibat amacıyla kullandığı büfe, market, fatura ödeme merkezi gibi yerlerde kurulu kontörlü hatlar ile kamuya açık yerlerde kurulu ankesörlü hatlardan örgütsel iletişim tarzına uygun şekilde irtibatın tespit edilmesi&#8221; olduğu vurgulandı. Açıklamada, Başsavcılık ile Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Terörle Mücadele (TEM) Daire Başkanlığınca yürütülen ortak çalışma sonucunda kurulan, Türkiye genelindeki diğer 80 il adli birimlerinin kullanımına açılan sabit hat veri havuzundan faydalanılmak suretiyle bugüne kadar darbe girişimi veya münhasıran terör örgütü mensubiyeti nedeniyle haklarında işlem tesis edilmeyen diğer asker şüpheliler için 1918 operasyon gerçekleştirildiği, 28 bin 262 şüphelinin tespit edildiği, bunlardan 25 bin 869&#8217;unun gözaltına alındığı aktarıldı. Gözaltına alınan şüphelilerden 9 bin 55&#8217;inin tutuklandığına, 13 bin 972&#8217;sinin adli kontrol şartıyla, 2 bin 842&#8217;inin kayıtsız serbest bırakıldığına, 2 bin 393 zanlının firari olduğunun altı çizilen açıklamada, ilerleyen süreçte çok sayıda şüphelinin yakalandığı belirtildi. Serbest bırakılmalarına hükmedilen 9 bin 533 şüphelinin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanıp örgüt mensupları ve örgütün işleyişi hakkında faydalı bilgiler verdikleri, yakalanan toplam şüpheli sayısına göre itirafçı oranının yüzde 37 olduğu ifade edilen açıklamada, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, Milli Savunma Bakanlığı, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Dairesi Başkanlığı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğüyle koordineli çalışmalarla 176 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışma yürütüldüğü kaydedildi. Açıklamada, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca, 1&#8217;i Hava Kuvvetleri Komutanlığı, 31&#8217;i Jandarma Genel Komutanlığı, 29&#8217;u Kara Kuvvetleri Komutanlığı, 7&#8217;si Deniz Kuvvetleri Komutanlığına mensup, 2&#8217;si yarbay, 1&#8217;i binbaşı, 5&#8217;i yüzbaşı, 5&#8217;i teğmen ve 59&#8217;u astsubay uzman çavuş rütbelerindeki şüpheliler hakkında gözaltı kararı verildiği aktarıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca ise 16&#8217;sı Hava Kuvvetleri Komutanlığı, 86&#8217;sı Kara Kuvvetleri Komutanlığı, 6&#8217;sı Deniz Kuvvetleri Komutanlığına mensup 11&#8217;i albay, 16&#8217;sı yarbay, 46&#8217;sı binbaşı, 27&#8217;si yüzbaşı, 5&#8217;i teğmen, 1&#8217;i astsubay rütbelerinde, 2&#8217;si kapatılan askeri okul öğrencisi olmak üzere, 174&#8217;ü muvazzaf asker toplam 176 zanlı hakkında İstanbul, İzmir ile 41 farklı ilde gözaltı kararı verildiği aktarıldı. Açıklamada gözaltı kararı verilen şüphelilerden 158&#8217;inin gözaltına alındığı, diğerlerinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü belirtildi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="news__header border-bottom">
<div>İstanbul ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılıklarınca müşterek yürütülen FETÖ soruşturmasında, 174’ü muvazzaf, 176 asker hakkında gözaltı kararı verildi. 41 ilde eş zamanlı olarak düzenlenen operasyonda 158 şüpheli gözaltına alındı</div>
<div class="mt-3"></div>
</div>
<div class="row">
<div class="col">
<p>İstanbul ve İzmir cumhuriyet başsavcılıklarınca yürütülen Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) soruşturmaları kapsamında düzenlenen operasyonda aralarında muvazzaf askerlerin de yer aldığı 158 şüpheli gözaltına alındı.</p>
<div id="adpro-5" class="adpro desktop-ad mb-4" data-page="449" data-region="2071" data-category="60f95075dd6e09533452a343" data-loaded="true"></div>
<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan yazılı açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içine sızan ve tamamı deşifre edilemeyen FETÖ mensuplarının olduğu belirtildi.</p>
<p>Bu yönüyle FETÖ&#8217;nün devletin anayasal düzeni ve bekası açısından halen en büyük tehlikeyi ihtiva eden terör örgütü konumunda bulunduğuna dikkatin çekildiği açıklamada, TSK&#8217;ya sızmış örgüt mensuplarının deşifresinde en etkili ve önde gelen soruşturma yönteminin örgüt içi iletişim yöntemlerinden &#8220;örgüt mensubu asker şahıslardan sorumlu sivil şahısların asker şahıslarla örgütsel irtibat amacıyla kullandığı büfe, market, fatura ödeme merkezi gibi yerlerde kurulu kontörlü hatlar ile kamuya açık yerlerde kurulu ankesörlü hatlardan örgütsel iletişim tarzına uygun şekilde irtibatın tespit edilmesi&#8221; olduğu vurgulandı.</p>
<p>Açıklamada, Başsavcılık ile Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Terörle Mücadele (TEM) Daire Başkanlığınca yürütülen ortak çalışma sonucunda kurulan, Türkiye genelindeki diğer 80 il adli birimlerinin kullanımına açılan sabit hat veri havuzundan faydalanılmak suretiyle bugüne kadar darbe girişimi veya münhasıran terör örgütü mensubiyeti nedeniyle haklarında işlem tesis edilmeyen diğer asker şüpheliler için 1918 operasyon gerçekleştirildiği, 28 bin 262 şüphelinin tespit edildiği, bunlardan 25 bin 869&#8217;unun gözaltına alındığı aktarıldı.</p>
<div id="adpro-6" class="adpro desktop-ad mb-4" data-page="449" data-region="2072" data-category="60f95075dd6e09533452a343" data-loaded="true"></div>
<p>Gözaltına alınan şüphelilerden 9 bin 55&#8217;inin tutuklandığına, 13 bin 972&#8217;sinin adli kontrol şartıyla, 2 bin 842&#8217;inin kayıtsız serbest bırakıldığına, 2 bin 393 zanlının firari olduğunun altı çizilen açıklamada, ilerleyen süreçte çok sayıda şüphelinin yakalandığı belirtildi.</p>
<p>Serbest bırakılmalarına hükmedilen 9 bin 533 şüphelinin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanıp örgüt mensupları ve örgütün işleyişi hakkında faydalı bilgiler verdikleri, yakalanan toplam şüpheli sayısına göre itirafçı oranının yüzde 37 olduğu ifade edilen açıklamada, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, Milli Savunma Bakanlığı, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Dairesi Başkanlığı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğüyle koordineli çalışmalarla 176 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışma yürütüldüğü kaydedildi.</p>
<div id="adpro-7" class="adpro desktop-ad mb-4" data-page="449" data-region="2374" data-category="60f95075dd6e09533452a343" data-loaded="true"></div>
<p>Açıklamada, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca, 1&#8217;i Hava Kuvvetleri Komutanlığı, 31&#8217;i Jandarma Genel Komutanlığı, 29&#8217;u Kara Kuvvetleri Komutanlığı, 7&#8217;si Deniz Kuvvetleri Komutanlığına mensup, 2&#8217;si yarbay, 1&#8217;i binbaşı, 5&#8217;i yüzbaşı, 5&#8217;i teğmen ve 59&#8217;u astsubay uzman çavuş rütbelerindeki şüpheliler hakkında gözaltı kararı verildiği aktarıldı.</p>
<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca ise 16&#8217;sı Hava Kuvvetleri Komutanlığı, 86&#8217;sı Kara Kuvvetleri Komutanlığı, 6&#8217;sı Deniz Kuvvetleri Komutanlığına mensup 11&#8217;i albay, 16&#8217;sı yarbay, 46&#8217;sı binbaşı, 27&#8217;si yüzbaşı, 5&#8217;i teğmen, 1&#8217;i astsubay rütbelerinde, 2&#8217;si kapatılan askeri okul öğrencisi olmak üzere, 174&#8217;ü muvazzaf asker toplam 176 zanlı hakkında İstanbul, İzmir ile 41 farklı ilde gözaltı kararı verildiği aktarıldı.</p>
<p>Açıklamada gözaltı kararı verilen şüphelilerden 158&#8217;inin gözaltına alındığı, diğerlerinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü belirtildi.</p>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meteoroloji: Yurt genelinde sıcaklıklar artıyor</title>
		<link>https://gazeteokyanus.com/meteoroloji-yurt-genelinde-sicakliklar-artiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kerem]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Jun 2025 09:18:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazeteokyanus.com/?p=96380</guid>

					<description><![CDATA[Meteoroloji, Türkiye&#8217;de hava durumu tahminlerini güncelledi. Bugün, 24 Haziran itibarıyla hava sıcaklıklarında önemli bir artış yaşanacak. Özellikle İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerde sıcaklıklar yüksek seviyelere ulaşacak. İstanbul&#8217;da hava sıcaklıklarının 35 dereceyi aşması bekleniyor Meteoroloji Genel Müdürlüğü&#8217;nün son tahminlerine göre, bugün (24 Haziran) Türkiye genelinde yağış beklenmiyor. Ülke genelinin büyük bir kısmında hava, az bulutlu ve güneşli olacak. Yurt genelinde bulutluluk oranı düşük olacak ve pek çok şehirde güneşin etkisi yoğun şekilde hissedilecek. Sıcaklıkların da artmaya devam etmesiyle, yazın etkisi kendini daha belirgin bir şekilde gösterecek. İstanbul&#8217;da kavurucu sıcaklar İstanbul&#8217;da bugün (24 Haziran) hava sıcaklıkları 30 dereceyi bulacak. Meteorolojik uyarılara göre, perşembe ve cuma günü sıcaklıkların 35 dereceyi aşması ve bunların iki gün boyunca etkili olması bekleniyor. Ayrıca, UV güneş radyasyonu seviyesi 8-10 arasında olacak. CNN TÜRK Meteoroloji Danışmanı Prof. Dr. Orhan Şen yaptığı değerlendirmede, &#8220;UV güneş radyasyonu 8-10 indeksine geliyor. Bu direkt sizin yaşamınızı tehdit ediyor. Dışarı çıkmayın.&#8221; dedi. Cumartesi günü ise sağanak yağış etkili olacak. &#160; Bölgelerde hava durumu Marmara: Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. &#160; Ege: Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. &#160; Akdeniz: Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. &#160; İç Anadolu: Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. &#160; Batı Karadeniz: Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. &#160; Orta ve Doğu Karadeniz: Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. &#160; Doğu Anadolu: Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. &#160; Güneydoğu Anadolu: Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="news__header border-bottom">
<div>Meteoroloji, Türkiye&#8217;de hava durumu tahminlerini güncelledi. Bugün, 24 Haziran itibarıyla hava sıcaklıklarında önemli bir artış yaşanacak. Özellikle İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerde sıcaklıklar yüksek seviyelere ulaşacak. İstanbul&#8217;da hava sıcaklıklarının 35 dereceyi aşması bekleniyor</div>
<div class="mt-3"></div>
</div>
<div class="row">
<div class="col">
<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü&#8217;nün son tahminlerine göre, bugün (24 Haziran) Türkiye genelinde yağış beklenmiyor. Ülke genelinin büyük bir kısmında hava, az bulutlu ve güneşli olacak. Yurt genelinde bulutluluk oranı düşük olacak ve pek çok şehirde güneşin etkisi yoğun şekilde hissedilecek. Sıcaklıkların da artmaya devam etmesiyle, yazın etkisi kendini daha belirgin bir şekilde gösterecek.</p>
<h2>İstanbul&#8217;da kavurucu sıcaklar</h2>
<div id="adpro-5" class="adpro desktop-ad mb-4" data-page="449" data-region="2071" data-category="60f95075dd6e09533452a343" data-loaded="true"></div>
<p>İstanbul&#8217;da bugün (24 Haziran) hava sıcaklıkları 30 dereceyi bulacak. Meteorolojik uyarılara göre, perşembe ve cuma günü sıcaklıkların 35 dereceyi aşması ve bunların iki gün boyunca etkili olması bekleniyor. Ayrıca, UV güneş radyasyonu seviyesi 8-10 arasında olacak. CNN TÜRK Meteoroloji Danışmanı Prof. Dr. Orhan Şen yaptığı değerlendirmede, &#8220;UV güneş radyasyonu 8-10 indeksine geliyor. Bu direkt sizin yaşamınızı tehdit ediyor. Dışarı çıkmayın.&#8221; dedi. Cumartesi günü ise sağanak yağış etkili olacak.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2>Bölgelerde hava durumu</h2>
<p><strong>Marmara:</strong> Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</p>
<div id="adpro-6" class="adpro desktop-ad mb-4" data-page="449" data-region="2072" data-category="60f95075dd6e09533452a343" data-loaded="true"></div>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Ege:</strong> Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</p>
<div id="adpro-7" class="adpro desktop-ad mb-4" data-page="449" data-region="2374" data-category="60f95075dd6e09533452a343" data-loaded="true"></div>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Akdeniz:</strong> Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>İç Anadolu:</strong> Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Batı Karadeniz:</strong> Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Orta ve Doğu Karadeniz:</strong> Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Doğu Anadolu:</strong> Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Güneydoğu Anadolu:</strong> Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</p>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CHP&#8217;nin kurultay soruşturmasında iddianame tamamlandı: İmamoğlu dahil 12 kişiye hapis istemi</title>
		<link>https://gazeteokyanus.com/chpnin-kurultay-sorusturmasinda-iddianame-tamamlandi-imamoglu-dahil-12-kisiye-hapis-istemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kerem]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Jun 2025 11:18:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tansiyonhaber.com/?p=96287</guid>

					<description><![CDATA[Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP&#8217;nin 38&#8217;inci Olağan Kurultayı&#8217;nda usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla başlattığı soruşturmada iddianameyi tamamladı. Hazırlanan iddianamede, aralarında Ekrem İmamoğlu&#8217;nun da bulunduğu 12 kişi hakkında 3 yıla kadar hapis istendi Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP&#8217;nin 38&#8217;inci Olağan Kurultayı&#8217;nda usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla başlattığı soruşturmada iddianameyi tamamladı. Hazırlanan iddianamede, aralarında İmamoğlu&#8217;nun da bulunduğu 12 kişi hakkında 3 yıla kadar hapis istendi. Hazırlanan iddianame mahkeme tarafından kabul edildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Ekrem İmamoğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Erzurum İl Başkanı Serhat Can Eş&#8217;in de aralarında bulunduğu 12 kişi hakkında, &#8220;siyasi partiler kanununa muhalefet&#8221; suçundan iddianame düzenlendi. İddianamede, CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde Ankara Spor Salonu’nda gerçekleştirdiği kurultayda, bazı delegelere menfaat karşılığı oy kullandırıldığı iddialarına yer verildi. Hazırlanan iddianamede şüpheliler hakkında 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 112. maddesi ile Türk Ceza Kanunu’nun 53 ve 37. maddeleri kapsamında ceza talep edildi. İddianamede, Hatip Karaaslan, Tolgahan Erdoğan ve Yılmaz Özkanat&#8217;ın da aralarında bulunduğu toplam 16 tanığın beyanlarına yer verildi. Soruşturma kapsamında CHP&#8217;nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;nun da &#8216;mağdur&#8217; sıfatıyla ifadesine başvurulmak istendiği, ancak 7 Mayıs 2025 tarihinde avukatı Celal Çelik&#8217;e tebligat yapılmasına rağmen savcılığa ifade vermeye gelmediği belirtildi. Eski Hatay Belediye Başkanı Lütfü Savaş ise &#8216;müşteki&#8217; olarak gösterildi. İddianamede, &#8216;şüpheli&#8217; sıfatıyla Ekrem İmamoğlu&#8217;nun 2 Mayıs 2025’te verdiği ifadesinde, kurultay sırasında Divan Başkanı olarak görev yaptığını belirterek, hakkındaki suçlamaların tamamını reddettiği ve ayrıntılı savunma yapmadığı belirtildi. Nihat Yeşiltaş: İddialar mesnetsiz, kimseye menfaat sağlamadım CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ise 21 Nisan’da verdiği ifadede, hakkında iddialarda bulunan kişileri tanımadığını, delegelerin iradelerinin fesada uğratılmasına yönelik herhangi bir menfaat alışverişinde bulunmadığını savundu. Oğlunun İBB iştiraki Kültür A.Ş.’de işe alınmasının siyasi rüşvetle ilgisi olmadığını söyledi. Özgür Çelik: Delegelere menfaat sağladığım iddiası gerçek dışı CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, kurultay sürecine dair kendisine yöneltilen iddiaları yalanladı. Kendisine isnat edilen para dağıtma iddialarını reddeden Çelik, &#8220;Delegelere herhangi bir menfaat temin etmedim. Tanık ifadeleri asılsızdır&#8221; dedi. Cemil Tugay: Kimseye maddi teklif yapmadım İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da kurultay sürecinde kimseye maddi teklif sunmadığını belirtti. Hakkında ifade veren kişilerle yalnızca siyasi temaslar kapsamında tanıştığını söyleyen Tugay, kendisinin Özgür Özel’i özgür iradesiyle desteklediğini belirtti. Rıza Akpolat: İddialar asılsız Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat da 2 Mayıs 2025 tarihinde verdiği ifadesinde, herhangi bir yakınının İBB ya da iştiraklerinde işe alınmadığını, kendisi hakkında ortaya atılan iddiaların asılsız olduğunu dile getirdi. İddianamede, 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde Ankara Spor Salonu&#8217;nda yapılan kurultayda, genel başkan adayı Özgür Özel lehine oy kullanılması için bazı delegelere para verildiği, adaylık vaatlerinde bulunulduğu ve iş imkanları sağlandığı ileri sürüldü. Soruşturma kapsamında; MASAK raporları, Sosyal Güvenlik Kurumu, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Yüksek Seçim Kurulu, İstanbul Ticaret Odası, Çankaya 4. İlçe Seçim Kurulu yazışmaları ile birlikte CD/DVD inceleme tutanakları ve Ankara Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü fezlekesi delil olarak dosyaya girdi. İddianamede, şüphelilerin; Bazı delegelere nakit para verdiği, bazılarına belediye başkanlığı veya meclis üyeliği adaylığı vaat ettiği, yakınlarını CHP’li belediyelerde işe yerleştirdiği, market alışveriş kartları dağıttığı, oy kullanan delegelerden oy pusulalarının fotoğrafını çekip göndermelerini istediği, ayrıca birinci tur oylama sonrası Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylıktan çekildiği yönünde asılsız açıklamalarla ikinci tur oylamayı etkilemeye çalıştıkları iddia edildi. &#8216;Delegelerin iradesi fesada uğratıldı&#8217; Savcılık, şüphelilerin bu yöntemlerle kurultay delegelerinin iradelerini fesada uğrattığını ve seçimi etkilemeye yönelik organize bir çalışma yürüttüğünü kaydetti. İddianamede, tüm sanıkların Türk Ceza Kanunu&#8217;nun &#8216;siyasi partiler kanununa muhalefet&#8217; suçunu düzenleyen maddesi uyarınca cezalandırılması talep edildi. Ayrıca, TCK&#8217;nın 53. maddesi uyarınca kamu haklarından mahrum bırakılmaları yönünde güvenlik tedbirlerinin uygulanması da istendi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="news__header border-bottom">
<div>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP&#8217;nin 38&#8217;inci Olağan Kurultayı&#8217;nda usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla başlattığı soruşturmada iddianameyi tamamladı. Hazırlanan iddianamede, aralarında Ekrem İmamoğlu&#8217;nun da bulunduğu 12 kişi hakkında 3 yıla kadar hapis istendi</div>
<div class="mt-3"></div>
</div>
<div class="row">
<div class="col">
<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP&#8217;nin 38&#8217;inci Olağan Kurultayı&#8217;nda usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla başlattığı soruşturmada iddianameyi tamamladı. Hazırlanan iddianamede, aralarında İmamoğlu&#8217;nun da bulunduğu 12 kişi hakkında 3 yıla kadar hapis istendi.</p>
<div id="adpro-5" class="adpro desktop-ad mb-4" data-page="449" data-region="2071" data-category="60f95075dd6e09533452a343" data-loaded="true"></div>
<p>Hazırlanan iddianame mahkeme tarafından kabul edildi.</p>
<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Ekrem İmamoğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Erzurum İl Başkanı Serhat Can Eş&#8217;in de aralarında bulunduğu 12 kişi hakkında, &#8220;siyasi partiler kanununa muhalefet&#8221; suçundan iddianame düzenlendi.</p>
<p>İddianamede, CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde Ankara Spor Salonu’nda gerçekleştirdiği kurultayda, bazı delegelere menfaat karşılığı oy kullandırıldığı iddialarına yer verildi. Hazırlanan iddianamede şüpheliler hakkında 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 112. maddesi ile Türk Ceza Kanunu’nun 53 ve 37. maddeleri kapsamında ceza talep edildi.</p>
<div id="adpro-6" class="adpro desktop-ad mb-4" data-page="449" data-region="2072" data-category="60f95075dd6e09533452a343" data-loaded="true"></div>
<p>İddianamede, Hatip Karaaslan, Tolgahan Erdoğan ve Yılmaz Özkanat&#8217;ın da aralarında bulunduğu toplam 16 tanığın beyanlarına yer verildi.</p>
<p>Soruşturma kapsamında CHP&#8217;nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;nun da &#8216;mağdur&#8217; sıfatıyla ifadesine başvurulmak istendiği, ancak 7 Mayıs 2025 tarihinde avukatı Celal Çelik&#8217;e tebligat yapılmasına rağmen savcılığa ifade vermeye gelmediği belirtildi. Eski Hatay Belediye Başkanı Lütfü Savaş ise &#8216;müşteki&#8217; olarak gösterildi.</p>
<div id="adpro-7" class="adpro desktop-ad mb-4" data-page="449" data-region="2374" data-category="60f95075dd6e09533452a343" data-loaded="true"></div>
<p>İddianamede, &#8216;şüpheli&#8217; sıfatıyla Ekrem İmamoğlu&#8217;nun 2 Mayıs 2025’te verdiği ifadesinde, kurultay sırasında Divan Başkanı olarak görev yaptığını belirterek, hakkındaki suçlamaların tamamını reddettiği ve ayrıntılı savunma yapmadığı belirtildi.</p>
<h2><strong>Nihat Yeşiltaş: İddialar mesnetsiz, kimseye menfaat sağlamadım</strong></h2>
<p>CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ise 21 Nisan’da verdiği ifadede, hakkında iddialarda bulunan kişileri tanımadığını, delegelerin iradelerinin fesada uğratılmasına yönelik herhangi bir menfaat alışverişinde bulunmadığını savundu. Oğlunun İBB iştiraki Kültür A.Ş.’de işe alınmasının siyasi rüşvetle ilgisi olmadığını söyledi.</p>
<h2><strong>Özgür Çelik: Delegelere menfaat sağladığım iddiası gerçek dışı</strong></h2>
<p>CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, kurultay sürecine dair kendisine yöneltilen iddiaları yalanladı. Kendisine isnat edilen para dağıtma iddialarını reddeden Çelik, &#8220;Delegelere herhangi bir menfaat temin etmedim. Tanık ifadeleri asılsızdır&#8221; dedi.</p>
<h2><strong>Cemil Tugay: Kimseye maddi teklif yapmadım</strong></h2>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da kurultay sürecinde kimseye maddi teklif sunmadığını belirtti. Hakkında ifade veren kişilerle yalnızca siyasi temaslar kapsamında tanıştığını söyleyen Tugay, kendisinin Özgür Özel’i özgür iradesiyle desteklediğini belirtti.</p>
<h2><strong>Rıza Akpolat: İddialar asılsız</strong></h2>
<p>Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat da 2 Mayıs 2025 tarihinde verdiği ifadesinde, herhangi bir yakınının İBB ya da iştiraklerinde işe alınmadığını, kendisi hakkında ortaya atılan iddiaların asılsız olduğunu dile getirdi.</p>
<p>İddianamede, 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde Ankara Spor Salonu&#8217;nda yapılan kurultayda, genel başkan adayı Özgür Özel lehine oy kullanılması için bazı delegelere para verildiği, adaylık vaatlerinde bulunulduğu ve iş imkanları sağlandığı ileri sürüldü.</p>
<p>Soruşturma kapsamında; MASAK raporları, Sosyal Güvenlik Kurumu, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Yüksek Seçim Kurulu, İstanbul Ticaret Odası, Çankaya 4. İlçe Seçim Kurulu yazışmaları ile birlikte CD/DVD inceleme tutanakları ve Ankara Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü fezlekesi delil olarak dosyaya girdi.</p>
<p>İddianamede, şüphelilerin; Bazı delegelere nakit para verdiği, bazılarına belediye başkanlığı veya meclis üyeliği adaylığı vaat ettiği, yakınlarını CHP’li belediyelerde işe yerleştirdiği, market alışveriş kartları dağıttığı, oy kullanan delegelerden oy pusulalarının fotoğrafını çekip göndermelerini istediği, ayrıca birinci tur oylama sonrası Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylıktan çekildiği yönünde asılsız açıklamalarla ikinci tur oylamayı etkilemeye çalıştıkları iddia edildi.</p>
<h2><strong>&#8216;Delegelerin iradesi fesada uğratıldı&#8217;</strong></h2>
<p>Savcılık, şüphelilerin bu yöntemlerle kurultay delegelerinin iradelerini fesada uğrattığını ve seçimi etkilemeye yönelik organize bir çalışma yürüttüğünü kaydetti. İddianamede, tüm sanıkların Türk Ceza Kanunu&#8217;nun &#8216;siyasi partiler kanununa muhalefet&#8217; suçunu düzenleyen maddesi uyarınca cezalandırılması talep edildi. Ayrıca, TCK&#8217;nın 53. maddesi uyarınca kamu haklarından mahrum bırakılmaları yönünde güvenlik tedbirlerinin uygulanması da istendi.</p>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye-Suriye ve Ürdün Şam&#8217;da koordinasyon merkezi kurdu</title>
		<link>https://gazeteokyanus.com/turkiye-suriye-ve-urdun-samda-koordinasyon-merkezi-kurdu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kerem]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 May 2025 11:35:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tansiyonhaber.com/?p=96211</guid>

					<description><![CDATA[Millî Savunma Bakanlığı kaynaklarından yapılan açıklamada, &#8216;Suriye Yeni Hükümetinden Koordinasyon Biriminin Şam/Suriye&#8217;de görev yapması yönünde davet alınmıştır&#8217; denildi Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları, &#8220;Daha önce DEAŞ terör örgütü ile mücadele için 5 ülke tarafından ortak bir Harekat Merkezi kurularak çalışmalara başlanması kararı alınmıştı. Suriye yeni hükümetinden, Koordinasyon Birimi&#8217;nin Şam/Suriye&#8217;de görev yapması yönünde davet alınmış, Türkiye, Suriye ve Ürdün&#8217;den müteşekkil Koordinasyon Birimi 19 Mayıs tarihinde Suriye&#8217;de göreve başlamıştır. Biz de Koordinasyon Birimi için personel görevlendirmesini yaptık&#8221; bilgisini paylaştı. Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Eskişehir 1&#8217;inci Ana Jet Üs Komutanlığı&#8217;nda haftalık bilgilendirme toplantısı yaptı. Aktürk, Hava Kuvvetleri&#8217;nin kuruluşunun 114&#8217;üncü ve İstanbul&#8217;un Fethi&#8217;nin 572&#8217;nci yıl dönümleriyle Azerbaycan&#8217;ın Bağımsızlık Günü&#8217;nü kutladı. Zeki Aktürk, terörle mücadeleye ilişkin şu bilgileri verdi: &#8220;Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, büyük cesaret ve fedakarlıkla terörle mücadelesine, sınırlarımızı korumaya, karada, denizde ve havada ülkemizin savunma ve güvenliğini sağlamaya azim ve kararlılıkla devam etmektedir. Bu kapsamda son bir haftada sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 6&#8217;sı terör örgütü mensubu olmak üzere 156 şahıs yakalanmış, bin 184 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylelikle, 1 Ocak&#8217;tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 2 bin 335, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 34 bin 811 olmuştur. Suriye Harekat Alanlarında 8 Ocak&#8217;tan bu yana sürdürülen &#8216;tünel imha&#8217; faaliyetleri kapsamında bugüne kadar Tel Rıfat bölgesinde yaklaşık 132, Menbic bölgesinde ise 108 kilometre uzunluğundaki tüneller imha edilmiştir.&#8221; Aktürk ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;nin ikili ilişkiler ve uluslararası görevler kapsamında geniş bir coğrafyada dünya güvenliği, barışı ve istikrarına önemli katkılar sağlamayı sürdürdüğünü belirtti. &#8220;Kalıcı ateşkes sağlanmalıdır&#8221; İsrail&#8217;in Filistin&#8217;e yönelik saldırılarına da tepki gösteren Aktürk, bölgede yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Mescid-i Aksa&#8217;da kışkırtıcı eylemler yapan İsrail&#8217;in, Filistin halkına yönelik soykırımı sürdürdüğünü, Filistin topraklarını ilhak ve işgal etmeye devam ettiğini ifade eden Aktürk, can kayıplarının her geçen gün arttığı, hastanelerin yıkıldığı, insanların açlıkla ölüme mahkum edildiği Filistin&#8217;de, yaşananlara rağmen hala somut bir adım atılmadığını vurguladı. Aktürk, uluslararası toplumu, insancıl ve uluslararası hukuk ihlallerini önlemek adına sorumluluk almaya ve barış ortamı için kalıcı ateşkesi sağlamaya çağırdı. Aktürk, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: &#8220;Sonuç itibarıyla Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, sınır ötesinden başlayarak hudutlarımızın güvenliğinin sağlanmasından, tüm terör örgütleriyle etkin ve kararlı bir şekilde mücadeleye, mavi ve gök vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin korunmasından, uluslararası güvenlik, barış ve istikrarın desteklenmesine, geniş ölçekli tatbikatların icrasından yerli ve milli savunma sanayimizin geliştirilmesine kadar üstlendiği tüm görevleri eş zamanlı olarak ve büyük bir başarıyla yerine getirmeye devam edecektir.&#8221; Suriye&#8217;deki son gelişmeler&#8230; Tuğamiral Zeki Aktürk&#8217;ün açıklamasının ardından MSB kaynakları, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bakanlık kaynakları, Suriye&#8217;deki son gelişmelerle ilgili sorular üzerine şu bilgilendirmeyi yaptı: &#8220;Daha önce DEAŞ terör örgütü ile mücadele için 5 ülke tarafından ortak bir Harekat Merkezi kurularak çalışmalara başlanması kararı alınmıştı. Suriye yeni hükümetinden Koordinasyon Birimi&#8217;nin Şam/Suriye&#8217;de görev yapması yönünde davet alınmış, Türkiye, Suriye ve Ürdün&#8217;den müteşekkil Koordinasyon Birimi 19 Mayıs tarihinde Suriye&#8217;de göreve başlamıştır. Biz de Koordinasyon Birimi için personel görevlendirmesini yaptık. Yeni Suriye yönetimi ile terör örgütü SDG arasındaki mutabakat süreci, bölgesel istikrar ve güvenliğin sağlanması açısından dikkatle takip edilmektedir. Suriye&#8217;de barış ve huzurun tesisi için atılan her türlü olumlu adımı desteklemekle birlikte, bu sürecin şeffaf, kapsayıcı ve tüm tarafların meşru güvenlik kaygılarını dikkate alan bir şekilde yürütülmesi gerektiğini vurgulamaktayız. Suriye&#8217;de tek bir silahlı yapı olarak sadece Suriye ordusunun bulunması gerektiği ve SDG terör örgütünün Suriye ordusuna entegrasyonu konularında tutumumuz değişmemiştir. Süreçte aksamalar, gecikmeler olsa dahi sonuç değişmeyecektir. Tekrar hatırlatmak gerekir ki Suriye&#8217;de adem-i merkeziyetçi, ayrılıkçı gündemlere Suriye hükümeti ile iş birliği içinde müsaade edilmeyecektir.&#8221; Türkiye&#8217;nin Avrupa Güvenlik Eylem Fonuna (Safe) dahil olması MSB kaynakları, Türkiye&#8217;nin Avrupa Güvenlik Eylem Fonuna (SAFE) dahil olması ile ilgili sorular üzerine şu değerlendirmeleri yaptı: &#8220;Ukrayna&#8217;daki savaş ve güncel küresel gelişmelere paralel olarak Avrupa&#8217;nın savunma kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmalar hız kazanmıştır. Bu kapsamda AB tarafından savunma tedarikine harcanmak üzere üye ülkelere 150 milyar Avroluk fon sağlanmasını öngören SAFE Tüzüğü 27 Mayıs 2025 tarihinde AB Konseyi&#8217;nde kabul edilmiştir. SAFE Mekanizması prensip olarak ülkemizin de katılımına açık olmakla birlikte, tüzükte AB üyesi olmayan ülkelere yönelik birçok kısıtlayıcı tedbir yer almaktadır. Ayrıca, maalesef bu süreçte, ülkemiz de dahil AB üyesi olmayan müttefiklerin AB savunma ve güvenlik mimarisi dışında bırakılmasına veya bir pazarlık aracı olarak kullanılmasına yönelik girişimlere de şahitlik ettik. Avrupa güvenliğinin ancak kapsayıcılık, stratejik öngörü ve kolektif dayanışma ile güçlendirilebileceğini, bunun için vizyoner bir yaklaşıma ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Bu bağlamda, ülkemizin sahip olduğu savunma yetenekleriyle Avrupa savunmasına ve güvenliğine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Bu durum SAFE Tüzüğünün müzakere sürecinde birçok müttefikimiz tarafından da dile getirilmiştir. Bu çerçevede, önümüzdeki süreçte açık görüşlü ve öngörülü Avrupalı müttefiklerimizle SAFE Mekanizması kapsamında veya dışında (özellikle insansız hava araçları, hava savunma sistemleri, zırhlı araç ve kara platformları, elektronik harp ve radar sistemleri, mühimmat ve roket sistemleri ile deniz sistemleri alanlarındaki gelişmiş yeteneklerimizle) savunma işbirliklerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalarımız devam edecektir.&#8221;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="news__header border-bottom">
<div>Millî Savunma Bakanlığı kaynaklarından yapılan açıklamada, &#8216;Suriye Yeni Hükümetinden Koordinasyon Biriminin Şam/Suriye&#8217;de görev yapması yönünde davet alınmıştır&#8217; denildi</div>
<div class="mt-3"></div>
</div>
<div class="row">
<div class="col">
<p>Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları, &#8220;Daha önce DEAŞ terör örgütü ile mücadele için 5 ülke tarafından ortak bir Harekat Merkezi kurularak çalışmalara başlanması kararı alınmıştı. Suriye yeni hükümetinden, Koordinasyon Birimi&#8217;nin Şam/Suriye&#8217;de görev yapması yönünde davet alınmış, Türkiye, Suriye ve Ürdün&#8217;den müteşekkil Koordinasyon Birimi 19 Mayıs tarihinde Suriye&#8217;de göreve başlamıştır. Biz de Koordinasyon Birimi için personel görevlendirmesini yaptık&#8221; bilgisini paylaştı.</p>
<div id="adpro-5" class="adpro desktop-ad mb-4" data-page="449" data-region="2071" data-category="60f95075dd6e09533452a343" data-loaded="true"></div>
<p>Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Eskişehir 1&#8217;inci Ana Jet Üs Komutanlığı&#8217;nda haftalık bilgilendirme toplantısı yaptı. Aktürk, Hava Kuvvetleri&#8217;nin kuruluşunun 114&#8217;üncü ve İstanbul&#8217;un Fethi&#8217;nin 572&#8217;nci yıl dönümleriyle Azerbaycan&#8217;ın Bağımsızlık Günü&#8217;nü kutladı.</p>
<p>Zeki Aktürk, terörle mücadeleye ilişkin şu bilgileri verdi:</p>
<p>&#8220;Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, büyük cesaret ve fedakarlıkla terörle mücadelesine, sınırlarımızı korumaya, karada, denizde ve havada ülkemizin savunma ve güvenliğini sağlamaya azim ve kararlılıkla devam etmektedir. Bu kapsamda son bir haftada sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 6&#8217;sı terör örgütü mensubu olmak üzere 156 şahıs yakalanmış, bin 184 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir.</p>
<div id="adpro-6" class="adpro desktop-ad mb-4" data-page="449" data-region="2072" data-category="60f95075dd6e09533452a343" data-loaded="true"></div>
<p>Böylelikle, 1 Ocak&#8217;tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 2 bin 335, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 34 bin 811 olmuştur. Suriye Harekat Alanlarında 8 Ocak&#8217;tan bu yana sürdürülen &#8216;tünel imha&#8217; faaliyetleri kapsamında bugüne kadar Tel Rıfat bölgesinde yaklaşık 132, Menbic bölgesinde ise 108 kilometre uzunluğundaki tüneller imha edilmiştir.&#8221;</p>
<p>Aktürk ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;nin ikili ilişkiler ve uluslararası görevler kapsamında geniş bir coğrafyada dünya güvenliği, barışı ve istikrarına önemli katkılar sağlamayı sürdürdüğünü belirtti.</p>
<h2><strong>&#8220;Kalıcı ateşkes sağlanmalıdır&#8221;</strong></h2>
<div id="adpro-7" class="adpro desktop-ad mb-4" data-page="449" data-region="2374" data-category="60f95075dd6e09533452a343" data-loaded="true"></div>
<p>İsrail&#8217;in Filistin&#8217;e yönelik saldırılarına da tepki gösteren Aktürk, bölgede yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Mescid-i Aksa&#8217;da kışkırtıcı eylemler yapan İsrail&#8217;in, Filistin halkına yönelik soykırımı sürdürdüğünü, Filistin topraklarını ilhak ve işgal etmeye devam ettiğini ifade eden Aktürk, can kayıplarının her geçen gün arttığı, hastanelerin yıkıldığı, insanların açlıkla ölüme mahkum edildiği Filistin&#8217;de, yaşananlara rağmen hala somut bir adım atılmadığını vurguladı. Aktürk, uluslararası toplumu, insancıl ve uluslararası hukuk ihlallerini önlemek adına sorumluluk almaya ve barış ortamı için kalıcı ateşkesi sağlamaya çağırdı.</p>
<p><strong>Aktürk, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:</strong></p>
<p>&#8220;Sonuç itibarıyla Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, sınır ötesinden başlayarak hudutlarımızın güvenliğinin sağlanmasından, tüm terör örgütleriyle etkin ve kararlı bir şekilde mücadeleye, mavi ve gök vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin korunmasından, uluslararası güvenlik, barış ve istikrarın desteklenmesine, geniş ölçekli tatbikatların icrasından yerli ve milli savunma sanayimizin geliştirilmesine kadar üstlendiği tüm görevleri eş zamanlı olarak ve büyük bir başarıyla yerine getirmeye devam edecektir.&#8221;</p>
<p><strong>Suriye&#8217;deki son gelişmeler&#8230;</strong></p>
<p>Tuğamiral Zeki Aktürk&#8217;ün açıklamasının ardından MSB kaynakları, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bakanlık kaynakları, Suriye&#8217;deki son gelişmelerle ilgili sorular üzerine şu bilgilendirmeyi yaptı:</p>
<p>&#8220;Daha önce DEAŞ terör örgütü ile mücadele için 5 ülke tarafından ortak bir Harekat Merkezi kurularak çalışmalara başlanması kararı alınmıştı. Suriye yeni hükümetinden Koordinasyon Birimi&#8217;nin Şam/Suriye&#8217;de görev yapması yönünde davet alınmış, Türkiye, Suriye ve Ürdün&#8217;den müteşekkil Koordinasyon Birimi 19 Mayıs tarihinde Suriye&#8217;de göreve başlamıştır. Biz de Koordinasyon Birimi için personel görevlendirmesini yaptık.</p>
<p>Yeni Suriye yönetimi ile terör örgütü SDG arasındaki mutabakat süreci, bölgesel istikrar ve güvenliğin sağlanması açısından dikkatle takip edilmektedir. Suriye&#8217;de barış ve huzurun tesisi için atılan her türlü olumlu adımı desteklemekle birlikte, bu sürecin şeffaf, kapsayıcı ve tüm tarafların meşru güvenlik kaygılarını dikkate alan bir şekilde yürütülmesi gerektiğini vurgulamaktayız.</p>
<p>Suriye&#8217;de tek bir silahlı yapı olarak sadece Suriye ordusunun bulunması gerektiği ve SDG terör örgütünün Suriye ordusuna entegrasyonu konularında tutumumuz değişmemiştir. Süreçte aksamalar, gecikmeler olsa dahi sonuç değişmeyecektir. Tekrar hatırlatmak gerekir ki Suriye&#8217;de adem-i merkeziyetçi, ayrılıkçı gündemlere Suriye hükümeti ile iş birliği içinde müsaade edilmeyecektir.&#8221;</p>
<p><strong>Türkiye&#8217;nin Avrupa Güvenlik Eylem Fonuna (Safe) dahil olması</strong></p>
<p>MSB kaynakları, Türkiye&#8217;nin Avrupa Güvenlik Eylem Fonuna (SAFE) dahil olması ile ilgili sorular üzerine şu değerlendirmeleri yaptı:</p>
<p>&#8220;Ukrayna&#8217;daki savaş ve güncel küresel gelişmelere paralel olarak Avrupa&#8217;nın savunma kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmalar hız kazanmıştır. Bu kapsamda AB tarafından savunma tedarikine harcanmak üzere üye ülkelere 150 milyar Avroluk fon sağlanmasını öngören SAFE Tüzüğü 27 Mayıs 2025 tarihinde AB Konseyi&#8217;nde kabul edilmiştir.</p>
<p>SAFE Mekanizması prensip olarak ülkemizin de katılımına açık olmakla birlikte, tüzükte AB üyesi olmayan ülkelere yönelik birçok kısıtlayıcı tedbir yer almaktadır. Ayrıca, maalesef bu süreçte, ülkemiz de dahil AB üyesi olmayan müttefiklerin AB savunma ve güvenlik mimarisi dışında bırakılmasına veya bir pazarlık aracı olarak kullanılmasına yönelik girişimlere de şahitlik ettik.</p>
<p>Avrupa güvenliğinin ancak kapsayıcılık, stratejik öngörü ve kolektif dayanışma ile güçlendirilebileceğini, bunun için vizyoner bir yaklaşıma ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Bu bağlamda, ülkemizin sahip olduğu savunma yetenekleriyle Avrupa savunmasına ve güvenliğine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Bu durum SAFE Tüzüğünün müzakere sürecinde birçok müttefikimiz tarafından da dile getirilmiştir.</p>
<p>Bu çerçevede, önümüzdeki süreçte açık görüşlü ve öngörülü Avrupalı müttefiklerimizle SAFE Mekanizması kapsamında veya dışında (özellikle insansız hava araçları, hava savunma sistemleri, zırhlı araç ve kara platformları, elektronik harp ve radar sistemleri, mühimmat ve roket sistemleri ile deniz sistemleri alanlarındaki gelişmiş yeteneklerimizle) savunma işbirliklerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalarımız devam edecektir.&#8221;</p>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vize randevularında bot krizi &#124; VFS Global&#8217;den açıklama geldi: Görüşme yapmadık</title>
		<link>https://gazeteokyanus.com/vize-randevularinda-bot-krizi-vfs-globalden-aciklama-geldi-gorusme-yapmadik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kerem]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 May 2025 11:25:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tansiyonhaber.com/?p=96193</guid>

					<description><![CDATA[Yurt dışına çıkmak isteyen vatandaşlar, vize reddi ve randevu sistemindeki aksamalar nedeniyle mağduriyet yaşarken, başvuruların toplandığı VFS Global’den süreçle ilgili yeni açıklamalar yapıldı Yurt dışına çıkmak isteyen vatandaşlar, son zamanlarda vize başvurularının reddedilmesi ve onay süreçlerinin uzamasından dolayı ciddi sıkıntılar yaşıyor. Özellikle Schengen bölgesi için yapılan başvurularda ret oranı artarken, uluslararası seyahatlerde vize işlemlerini yürüten VFS Global’den konuyla ilgili yeni bir açıklama geldi. VFS Global Türkiye-Azerbaycan Bölge Başkan Yardımcısı Sertan Aslantürk, &#8220;Vizelerin değerlendirilmesinde hiçbir etkimiz yoktur. Biz sadece evrak toplayan, ön vize başvuru merkeziyiz&#8221; deyip sözlerini şöyle sürdürdü: IP sınırlaması getirdik. Türkiye&#8217;de online başvuru açılmasıyla ilgili bir saat bilgisi veremiyoruz. Bu bizim inisiyatifimizde değil, talimat doğrultusunda çalışıyoruz. Sadece Polonya&#8217;da başvuru saatleri yazıyor Bot kullananları gördüğümüzde hemen müdahale ediyoruz. e-Vize ile ilgili Schengen ve konsolosluk kendi arasında görüşür. Biz bu konuda henüz hiç görüşme yapmadık.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="news__header border-bottom">
<div>Yurt dışına çıkmak isteyen vatandaşlar, vize reddi ve randevu sistemindeki aksamalar nedeniyle mağduriyet yaşarken, başvuruların toplandığı VFS Global’den süreçle ilgili yeni açıklamalar yapıldı</div>
<div class="mt-3"></div>
</div>
<div class="row">
<div class="col">
<p>Yurt dışına çıkmak isteyen vatandaşlar, son zamanlarda vize başvurularının reddedilmesi ve onay süreçlerinin uzamasından dolayı ciddi sıkıntılar yaşıyor. Özellikle Schengen bölgesi için yapılan başvurularda ret oranı artarken, uluslararası seyahatlerde vize işlemlerini yürüten VFS Global’den konuyla ilgili yeni bir açıklama geldi.</p>
<div id="adpro-5" class="adpro desktop-ad mb-4" data-page="449" data-region="2071" data-category="60f95075dd6e09533452a343" data-loaded="true"></div>
<p>VFS Global Türkiye-Azerbaycan Bölge Başkan Yardımcısı Sertan Aslantürk, &#8220;Vizelerin değerlendirilmesinde hiçbir etkimiz yoktur. Biz sadece evrak toplayan, ön vize başvuru merkeziyiz&#8221; deyip sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>IP sınırlaması getirdik. Türkiye&#8217;de online başvuru açılmasıyla ilgili bir saat bilgisi veremiyoruz. Bu bizim inisiyatifimizde değil, talimat doğrultusunda çalışıyoruz. Sadece Polonya&#8217;da başvuru saatleri yazıyor<br />
Bot kullananları gördüğümüzde hemen müdahale ediyoruz. e-Vize ile ilgili Schengen ve konsolosluk kendi arasında görüşür. Biz bu konuda henüz hiç görüşme yapmadık.</p>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hakimler ve Savcılar Kurulu&#8217;na dört yeni üye atandı: Aralarında İstanbul Adalet Komisyonu Başkanı da var</title>
		<link>https://gazeteokyanus.com/hakimler-ve-savcilar-kuruluna-dort-yeni-uye-atandi-aralarinda-istanbul-adalet-komisyonu-baskani-da-var/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kerem]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 May 2025 11:24:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tansiyonhaber.com/?p=96190</guid>

					<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürü Turan Kuloğlu, Adalet Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürü Serdar Ateş, İstanbul Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanı Sait Özdemir ve Ankara Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Bülent Küfüdür&#8217;ü HSK üyeliğine atadı Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;ın, 7 Haziran&#8217;da görev süreleri dolacak üyelerin yerine HSK&#8217;ye 4 üye atamasına ilişkin karar, Resmi Gazete&#8217;de yayımlandı. Buna göre, Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürü Turan Kuloğlu, Adalet Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürü Serdar Ateş, İstanbul Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanı Sait Özdemir ile Ankara Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Bülent Küfüdür, HSK&#8217;nin yeni üyeleri olarak atandı. TBMM Genel Kurulu&#8217;nda 21 Mayıs&#8217;ta yapılan seçimlerde ise HSK üyeliğine Fuzuli Aydoğdu, Hakan Yüksel, Seyfi Han, Cengiz Aydemir ve Alişan Tiryaki seçilmişti. Yeni üyelerin öz geçmişi Turan Kuloğlu, daha önce Alanya, Nurdağı ve Bayburt’ta hakimlik, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tetkik hakimliği, HSK Genel Sekreter Yardımcılığı ve Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı görevlerinde bulundu. Kuloğlu, son olarak Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü görevini yürütüyordu. Serdar Ateş, Tarsus Cumhuriyet Savcılığı, Yargıtay Tetkik hakimliği ve Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi Üyeliği görevlerinin ardından, Adalet Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürü olarak görev yapıyordu. Sait Özdemir, Erzurum, Sarıoğlan, Nizip ve Ardahan&#8217;da hakimlik, Bartın ve İstanbul&#8217;da Ağır Ceza Mahkemesi Hakimliği, Bakırköy Adalet Komisyonu üyeliği görevlerinde bulundu. Özdemir, son olarak İstanbul Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanı olarak görev aldı. Bülent Küfüdür, Ankara ve Diyarbakır&#8217;da vergi ve idare mahkemelerinde görev aldıktan sonra Danıştay Tetkik Hakimliği, Ankara Bölge İdare Mahkemesi üyeliği ve daire başkanlığı yaptı. Küfüdür, son olarak Ankara Bölge İdare Mahkemesi Başkanlığı görevini yürütüyordu.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="news__header border-bottom">
<div>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürü Turan Kuloğlu, Adalet Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürü Serdar Ateş, İstanbul Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanı Sait Özdemir ve Ankara Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Bülent Küfüdür&#8217;ü HSK üyeliğine atadı</div>
<div class="mt-3"></div>
</div>
<div class="row">
<div class="col">
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;ın, 7 Haziran&#8217;da görev süreleri dolacak üyelerin yerine HSK&#8217;ye 4 üye atamasına ilişkin karar, Resmi Gazete&#8217;de yayımlandı.</p>
<div id="adpro-5" class="adpro desktop-ad mb-4" data-page="449" data-region="2071" data-category="60f95075dd6e09533452a343" data-loaded="true"></div>
<p>Buna göre, Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürü Turan Kuloğlu, Adalet Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürü Serdar Ateş, İstanbul Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanı Sait Özdemir ile Ankara Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Bülent Küfüdür, HSK&#8217;nin yeni üyeleri olarak atandı.</p>
<p>TBMM Genel Kurulu&#8217;nda 21 Mayıs&#8217;ta yapılan seçimlerde ise HSK üyeliğine Fuzuli Aydoğdu, Hakan Yüksel, Seyfi Han, Cengiz Aydemir ve Alişan Tiryaki seçilmişti.</p>
<h2>Yeni üyelerin öz geçmişi</h2>
<p>Turan Kuloğlu, daha önce Alanya, Nurdağı ve Bayburt’ta hakimlik, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tetkik hakimliği, HSK Genel Sekreter Yardımcılığı ve Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı görevlerinde bulundu. Kuloğlu, son olarak Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü görevini yürütüyordu.</p>
<div id="adpro-6" class="adpro desktop-ad mb-4" data-page="449" data-region="2072" data-category="60f95075dd6e09533452a343" data-loaded="true"></div>
<p>Serdar Ateş, Tarsus Cumhuriyet Savcılığı, Yargıtay Tetkik hakimliği ve Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi Üyeliği görevlerinin ardından, Adalet Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürü olarak görev yapıyordu.</p>
<p>Sait Özdemir, Erzurum, Sarıoğlan, Nizip ve Ardahan&#8217;da hakimlik, Bartın ve İstanbul&#8217;da Ağır Ceza Mahkemesi Hakimliği, Bakırköy Adalet Komisyonu üyeliği görevlerinde bulundu. Özdemir, son olarak İstanbul Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanı olarak görev aldı.</p>
<div id="adpro-7" class="adpro desktop-ad mb-4" data-page="449" data-region="2374" data-category="60f95075dd6e09533452a343" data-loaded="true"></div>
<p>Bülent Küfüdür, Ankara ve Diyarbakır&#8217;da vergi ve idare mahkemelerinde görev aldıktan sonra Danıştay Tetkik Hakimliği, Ankara Bölge İdare Mahkemesi üyeliği ve daire başkanlığı yaptı. Küfüdür, son olarak Ankara Bölge İdare Mahkemesi Başkanlığı görevini yürütüyordu.</p>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’deki çocukların yarısı yaşamından memnun değil</title>
		<link>https://gazeteokyanus.com/turkiyedeki-cocuklarin-yarisi-yasamindan-memnun-degil/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kerem]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 May 2025 11:23:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tansiyonhaber.com/?p=96187</guid>

					<description><![CDATA[UNICEF’in raporuna göre Türkiye, 36 ülke arasında çocuk refahı konusunda 35’inci sırada. Çocuk intiharlarında ise Japonya ve Güney Kore’nin ardında Türkiye’deki çocukların neredeyse yarısı yaşamından memnun değil. Uzmanlara göre çocuk ve gençlerin refahı konusunda derinleşen; çok boyutlu bir krizle karşı karşıyayız Türkiye, çocuk refahı konusunda 36 ülke arasında 35’inci sırada… Bu veri, UNICEF’in çocuk refahına ilişkin yayımladığı son rapordan. Türkiye’deki çocuklar mental sağlıkta yalnızca Yeni Zelanda’daki çocuklardan daha iyi durumdayken, fiziksel sağlıkta ise Meksika, Şili ve Kolombiya’daki çocuklardan daha iyi durumdalar. Yetenekleri açısından da yine Meksika, Şili, Kolombiya ve ek olarak Kosta Rika’daki çocuklardan daha yetkinler sadece. Ayrıca Türkiye’deki çocukların yaşam memnuniyeti giderek gerilerken, intihar ve obezite oranlarındaki artış da alarm veren boyutta… Türkiye’de yaşayan 15 yaşındaki çocukların yüzde 43’ü yaşamından memnun değil. Ülke, bu konuda en yakınında olan Şili’nin 19 puan gerisinde ve sonuncu sırada. Ergen intiharlarında ise en yüksek artış oranında Japonya ve Kore’nin ardından üçüncü sırada. 2018 ve 2022 istatistikleri kıyaslandığında 100 binde 2.5’ten 4.5’e yükselme var. Peki bu tablo, neye işaret ediyor? Gençlere özgü risk faktörleri Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özgür Öner, Türkiye’de çocuk ve ergenlerin psikolojik sağlık durumlarındaki kötüleşmenin bazı diğer ülkelerle de bir benzerlik gösterdiğini söylüyor. “Birleşik Krallık gibi ülkelerde çocuk ve gençlerde yaşanan mental sağlık krizinin olası neden ve çözümleri tartışılıyor. Ülkemizde yetişkinlerin de mental açıdan iyi bir durumda olduğunu söyleyemesek de gençlere özgü risk faktörleri bulunmakta” şeklinde konuşuyor. Nedir bu risk faktörleri derseniz, Prof. Öner şu şekilde sıralıyor: “Dijital medya kullanımı, sosyal izolasyon ile yalnızlık ve iklim değişikliği küresel sorunlar ama Türkiye özelinde sosyoekonomik güçlükler, kimi gençler için politik sorunlar da önemli faktörler olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye’de 2022 yılında yapılan bir çalışma da bunu destekliyor.” Yoğun gelecek kaygısı “Çalışmaya göre 18-25 yaş arası gençlerin yüzde 35’i gelecekten tamamen umutsuz olduğunu söylerken yüzde 63’ü geleceğe olumsuz bakıyor. Yüzde 70’ten fazlası başka bir ülkede yaşamak istiyor. İmkanı olan birçok gencin Türkiye&#8217;de eğitimlerini sürdürmemeyi tercih ettiğini görüyoruz. Daha önce belli okulların öğrencilerinde görülen bu tavır artık çok daha yaygın durumda. Gençlerde yoğun bir gelecek kaygısı mevcut. Buna dijital medyanın dayattığı normlar, devamlı kendini diğerleri ile karşılaştırma, gerçek ilişkiler kuramama ve yalnız kalma gibi faktörler eklendiği zaman kimlik oluşumu da olumsuz etkileniyor. Bunların üzerine gençler kendi olumlu kimliklerini de geliştirme şansı yakalayamıyor, depresyon ve kaygı bozukluklarına açık hale geliyorlar. Gençler bu sorunları hafifletmek için alkol ve diğer maddeleri kullanmaya yönelebiliyor.” Kaliteli psikoterapi zor ve pahalı Prof. Öner’e göre bu durum da hem kaygı ve depresyonu kötüleştirirken hem de dürtü kontrolünü bozarak intihar riskini de arttırıyor. Özellikle erkeklerde mental sorunlara dair konuşma ve yardım alma olasılığı sosyal damgalamadan ötürü düşük olduğu için uygun bir tedaviye ulaşım da zorlaşıyor. Belli bir süre beklenerek ilaç tedavisine ulaşmak mümkün olsa da yüksek kalitede bir psikoterapi veya danışmanlık desteği almak çok daha zor ve pahalı. Prof. Öner “Bütün bu etkenlerin birleşiminin söz ettiğimiz tabloya neden olduğunu düşünüyorum” diyor. Psikolojik sağlık temel insani hak Türk Psikologlar Derneği Denetim Kurulu Üyesi, klinik psikolog Ecem Demirtürk’e göre ise çocuk ve gençlerin refahı konusunda derinleşen ve çok boyutlu bir krizle karşı karşıyayız: “Ekonomik zorluklar, eşitsizlikler, sınav odaklı eğitim sistemi, dijital tehditler, aile içi sorunlar ve psikolojik sağlık hizmetlerinin yetersizliği birleşerek çocuklarımızın hem bugünkü yaşam kalitesini hem de gelecek umutlarını tehdit ediyor. Artık çocukları yalnızca akademik başarılarıyla değerlendirmek yeterli değil. Onların kendilerini iyi hissetmeleri, güvende olmaları ve geleceklerine umutla bakabilmeleri, yaşama hakkının ayrılmaz bir parçası. Psikolojik sağlık bir lüks değil, temel bir insan hakkı. Bu nedenle çocuk refahının sosyal politika gündeminin merkezine alınması, yalnızca insani bir sorumluluk değil, aynı zamanda toplumsal kalkınmanın da ön koşulu.” Umutsuzluk, karamsarlık, genç işsizliği Demirtürk, Japonya ve Kore’de genç intihar oranları yıllardır dünya ortalamasının çok üzerinde seyrettiğini aktarıyor ve ekliyor: “Bu ülkelerde intihar nedenlerinin başında aşırı sınav ve başarı baskısı, toplumsal statüye odaklanma, duygularını bastırmayı teşvik eden kültürel normlar ve yetersiz psikolojik destek mekanizmaları bulunuyor. Bu faktörler, gençlerin duygu ve düşüncelerini ifade etmelerini engelliyor, yalnızlık ve umutsuzluk duygularının artmasına yol açıyor. Türkiye’de de benzer bir durum yaşanıyor. LGS, YKS gibi sınavlara indirgenen başarı tanımı, gençleri sadece akademik başarıya odaklanmaya zorluyor. Bu sınavlar, öğrencilerin yaşamlarını şekillendiren, stres yaratan tek faktör haline geliyor. Ayrıca sosyal medya ile artan görünürlük baskısı gençlerin duygusal durumlarını daha da karmaşık hale getiriyor. Bu durumun ortaya çıkmasında ülkedeki umutsuzluk ortamının, geleceğe dair karamsarlığın, ekonomik kaygıların, genç işsizliğinin ve yoksulluğunun da kuşkusuz çok ciddi payı var. Tüm bunların genç kadınlarda çok daha yüksek seviyede hissedildiğini de not etmek gerek.” Yeterince psikolojik destek yok “Bir yandan gelecek kaygıları, diğer yandan toplumda kendini başarı üzerinden tanımlama baskısı gençlerin psikolojik iyilik hallerini ciddi şekilde tehdit ediyor. Gençlerin duygusal ve psikolojik ihtiyaçları çoğu zaman göz ardı ediliyor. Bu da onları yalnızlaştırıyor ve intihar gibi ciddi bir psikolojik krize sürüklüyor.  Bu çok katmanlı kriz durumuna karşın, psikolojik destek hizmetlerine erişimdeki eksiklikler, gençlerin yaşadıkları zorluklarla baş etmeleri için yeterli kaynak ve yardım bulmalarını engelliyor. Psikolojik sağlık hizmetlerinin erişilebilirliği arttırılmalı, çocuk ve ergen psikolojik sağlığı uzmanlarının sayısı çoğaltılmalı, okullarda psikolojik destek mekanizmaları güçlendirilmeli. Rehberlik hizmetleri yalnızca sınav rehberliğinden ibaret olmamalı. Çocukların duygusal ihtiyaçlarına yanıt verecek biçimde yeniden yapılandırılmalı. Örneğin İngiltere’de uygulanan Mental Health Support Teams in Schools projesiyle her okul bir duygusal güvenlik alanı haline getirildi. Buna benzer uygulamalar ülkemizde de yaygınlaştırılmalı. Aynı zamanda ailelere yönelik destek programları da uygulanarak ekonomik güçlük yaşayan, şiddet ve ihmalle mücadele eden ailelere psikososyal destek ve danışmanlık hizmetleri sunulmalı.&#8221;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="news__header border-bottom">
<div>UNICEF’in raporuna göre Türkiye, 36 ülke arasında çocuk refahı konusunda 35’inci sırada. Çocuk intiharlarında ise Japonya ve Güney Kore’nin ardında</div>
<div class="mt-3"></div>
</div>
<div class="row">
<div class="col">
<p><strong>Türkiye’deki çocukların neredeyse yarısı yaşamından memnun değil. Uzmanlara göre çocuk ve gençlerin refahı konusunda derinleşen; çok boyutlu bir krizle karşı karşıyayız</strong></p>
<hr />
<div id="adpro-5" class="adpro desktop-ad mb-4" data-page="449" data-region="2071" data-category="60f95075dd6e09533452a343" data-loaded="true"></div>
<p>Türkiye, çocuk refahı konusunda 36 ülke arasında 35’inci sırada… Bu veri, UNICEF’in çocuk refahına ilişkin yayımladığı son rapordan. Türkiye’deki çocuklar mental sağlıkta yalnızca Yeni Zelanda’daki çocuklardan daha iyi durumdayken, fiziksel sağlıkta ise Meksika, Şili ve Kolombiya’daki çocuklardan daha iyi durumdalar. Yetenekleri açısından da yine Meksika, Şili, Kolombiya ve ek olarak Kosta Rika’daki çocuklardan daha yetkinler sadece. Ayrıca Türkiye’deki çocukların yaşam memnuniyeti giderek gerilerken, intihar ve obezite oranlarındaki artış da alarm veren boyutta… Türkiye’de yaşayan 15 yaşındaki çocukların yüzde 43’ü yaşamından memnun değil. Ülke, bu konuda en yakınında olan Şili’nin 19 puan gerisinde ve sonuncu sırada. Ergen intiharlarında ise en yüksek artış oranında Japonya ve Kore’nin ardından üçüncü sırada. 2018 ve 2022 istatistikleri kıyaslandığında 100 binde 2.5’ten 4.5’e yükselme var. Peki bu tablo, neye işaret ediyor?</p>
<h2>Gençlere özgü risk faktörleri</h2>
<p>Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özgür Öner, Türkiye’de çocuk ve ergenlerin psikolojik sağlık durumlarındaki kötüleşmenin bazı diğer ülkelerle de bir benzerlik gösterdiğini söylüyor. “Birleşik Krallık gibi ülkelerde çocuk ve gençlerde yaşanan mental sağlık krizinin olası neden ve çözümleri tartışılıyor. Ülkemizde yetişkinlerin de mental açıdan iyi bir durumda olduğunu söyleyemesek de gençlere özgü risk faktörleri bulunmakta” şeklinde konuşuyor. Nedir bu risk faktörleri derseniz, Prof. Öner şu şekilde sıralıyor: “Dijital medya kullanımı, sosyal izolasyon ile yalnızlık ve iklim değişikliği küresel sorunlar ama Türkiye özelinde sosyoekonomik güçlükler, kimi gençler için politik sorunlar da önemli faktörler olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye’de 2022 yılında yapılan bir çalışma da bunu destekliyor.”</p>
<h2>Yoğun gelecek kaygısı</h2>
<p>“Çalışmaya göre 18-25 yaş arası gençlerin yüzde 35’i gelecekten tamamen umutsuz olduğunu söylerken yüzde 63’ü geleceğe olumsuz bakıyor. Yüzde 70’ten fazlası başka bir ülkede yaşamak istiyor. İmkanı olan birçok gencin Türkiye&#8217;de eğitimlerini sürdürmemeyi tercih ettiğini görüyoruz. Daha önce belli okulların öğrencilerinde görülen bu tavır artık çok daha yaygın durumda. Gençlerde yoğun bir gelecek kaygısı mevcut. Buna dijital medyanın dayattığı normlar, devamlı kendini diğerleri ile karşılaştırma, gerçek ilişkiler kuramama ve yalnız kalma gibi faktörler eklendiği zaman kimlik oluşumu da olumsuz etkileniyor. Bunların üzerine gençler kendi olumlu kimliklerini de geliştirme şansı yakalayamıyor, depresyon ve kaygı bozukluklarına açık hale geliyorlar. Gençler bu sorunları hafifletmek için alkol ve diğer maddeleri kullanmaya yönelebiliyor.”</p>
<h2>Kaliteli psikoterapi zor ve pahalı</h2>
<div id="adpro-6" class="adpro desktop-ad mb-4" data-page="449" data-region="2072" data-category="60f95075dd6e09533452a343" data-loaded="true"></div>
<p>Prof. Öner’e göre bu durum da hem kaygı ve depresyonu kötüleştirirken hem de dürtü kontrolünü bozarak intihar riskini de arttırıyor. Özellikle erkeklerde mental sorunlara dair konuşma ve yardım alma olasılığı sosyal damgalamadan ötürü düşük olduğu için uygun bir tedaviye ulaşım da zorlaşıyor. Belli bir süre beklenerek ilaç tedavisine ulaşmak mümkün olsa da yüksek kalitede bir psikoterapi veya danışmanlık desteği almak çok daha zor ve pahalı. Prof. Öner “Bütün bu etkenlerin birleşiminin söz ettiğimiz tabloya neden olduğunu düşünüyorum” diyor.</p>
<h2>Psikolojik sağlık temel insani hak</h2>
<p>Türk Psikologlar Derneği Denetim Kurulu Üyesi, klinik psikolog Ecem Demirtürk’e göre ise çocuk ve gençlerin refahı konusunda derinleşen ve çok boyutlu bir krizle karşı karşıyayız: “Ekonomik zorluklar, eşitsizlikler, sınav odaklı eğitim sistemi, dijital tehditler, aile içi sorunlar ve psikolojik sağlık hizmetlerinin yetersizliği birleşerek çocuklarımızın hem bugünkü yaşam kalitesini hem de gelecek umutlarını tehdit ediyor. Artık çocukları yalnızca akademik başarılarıyla değerlendirmek yeterli değil. Onların kendilerini iyi hissetmeleri, güvende olmaları ve geleceklerine umutla bakabilmeleri, yaşama hakkının ayrılmaz bir parçası. Psikolojik sağlık bir lüks değil, temel bir insan hakkı. Bu nedenle çocuk refahının sosyal politika gündeminin merkezine alınması, yalnızca insani bir sorumluluk değil, aynı zamanda toplumsal kalkınmanın da ön koşulu.”</p>
<h2>Umutsuzluk, karamsarlık, genç işsizliği</h2>
<div id="adpro-7" class="adpro desktop-ad mb-4" data-page="449" data-region="2374" data-category="60f95075dd6e09533452a343" data-loaded="true"></div>
<p>Demirtürk, Japonya ve Kore’de genç intihar oranları yıllardır dünya ortalamasının çok üzerinde seyrettiğini aktarıyor ve ekliyor: “Bu ülkelerde intihar nedenlerinin başında aşırı sınav ve başarı baskısı, toplumsal statüye odaklanma, duygularını bastırmayı teşvik eden kültürel normlar ve yetersiz psikolojik destek mekanizmaları bulunuyor. Bu faktörler, gençlerin duygu ve düşüncelerini ifade etmelerini engelliyor, yalnızlık ve umutsuzluk duygularının artmasına yol açıyor. Türkiye’de de benzer bir durum yaşanıyor. LGS, YKS gibi sınavlara indirgenen başarı tanımı, gençleri sadece akademik başarıya odaklanmaya zorluyor. Bu sınavlar, öğrencilerin yaşamlarını şekillendiren, stres yaratan tek faktör haline geliyor. Ayrıca sosyal medya ile artan görünürlük baskısı gençlerin duygusal durumlarını daha da karmaşık hale getiriyor. Bu durumun ortaya çıkmasında ülkedeki umutsuzluk ortamının, geleceğe dair karamsarlığın, ekonomik kaygıların, genç işsizliğinin ve yoksulluğunun da kuşkusuz çok ciddi payı var. Tüm bunların genç kadınlarda çok daha yüksek seviyede hissedildiğini de not etmek gerek.”</p>
<h2>Yeterince psikolojik destek yok</h2>
<p>“Bir yandan gelecek kaygıları, diğer yandan toplumda kendini başarı üzerinden tanımlama baskısı gençlerin psikolojik iyilik hallerini ciddi şekilde tehdit ediyor. Gençlerin duygusal ve psikolojik ihtiyaçları çoğu zaman göz ardı ediliyor. Bu da onları yalnızlaştırıyor ve intihar gibi ciddi bir psikolojik krize sürüklüyor.  Bu çok katmanlı kriz durumuna karşın, psikolojik destek hizmetlerine erişimdeki eksiklikler, gençlerin yaşadıkları zorluklarla baş etmeleri için yeterli kaynak ve yardım bulmalarını engelliyor. Psikolojik sağlık hizmetlerinin erişilebilirliği arttırılmalı, çocuk ve ergen psikolojik sağlığı uzmanlarının sayısı çoğaltılmalı, okullarda psikolojik destek mekanizmaları güçlendirilmeli. Rehberlik hizmetleri yalnızca sınav rehberliğinden ibaret olmamalı. Çocukların duygusal ihtiyaçlarına yanıt verecek biçimde yeniden yapılandırılmalı. Örneğin İngiltere’de uygulanan Mental Health Support Teams in Schools projesiyle her okul bir duygusal güvenlik alanı haline getirildi. Buna benzer uygulamalar ülkemizde de yaygınlaştırılmalı. Aynı zamanda ailelere yönelik destek programları da uygulanarak ekonomik güçlük yaşayan, şiddet ve ihmalle mücadele eden ailelere psikososyal destek ve danışmanlık hizmetleri sunulmalı.&#8221;</p>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;dan üst düzey atamalar</title>
		<link>https://gazeteokyanus.com/cumhurbaskani-erdogandan-ust-duzey-atamalar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kerem]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 May 2025 11:20:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tansiyonhaber.com/?p=96178</guid>

					<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın imzasıyla bazı bakanlıklarda ve kamu kurumlarında üst düzey atama ve görevden alma kararları Resmi Gazete&#8217;de yayımlandı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan atama kararlarına göre, bakanlıklarda ve üst düzey kamu kurumlarında atama ve görevden almalar oldu. Atanan ve görevden alınanlar şu şekilde; Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı (NATO) nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Daimi Temsilciliğine, Uluslararası Güvenlik Genel Müdürü Basat Öztürk atandı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığında açık bulunan Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğüne ise Uğur Aybeğ Kini getirildi. Hazine ve Maliye Bakanlığı&#8217;nda atamalar Hazine ve Maliye Bakanlığında bazı üst düzey bürokratlar görevden alınırken, yerlerine yeni atamalar yapıldı. Hazine Kontrolörleri Kurulu Başkanı Ahmet Tutal ile Ekonomik Programlar ve Araştırmalar Genel Müdür Yardımcısı Ali İbrahim Gür görevden alındı. Hazine Kontrolörleri Kurulu Başkanlığına Okan Süler atandı. Bakanlık bünyesinde yapılan diğer atamalar şu şekilde: Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Genel Müdür yardımcılıklarına Nihal Selcen Hançer ve Yücel Süzen, Kamu Finansmanı Genel Müdür yardımcılıklarına Emek Günaydın, Melek Görmezoğlu ve Zeynep Boğa, Kamu Sermayeli Kuruluş ve İşletmeler Genel Müdür Yardımcılığına Onur Akın, Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdür yardımcılıklarına Bengü Aytekin, Duygu Güven ve Selçuk Erdal Günal, Finansal Piyasalar ve Kambiyo Genel Müdür yardımcılıklarına İsmail Halıcı, Mücahit Duman ve Serdar Ülker, Ekonomik Programlar ve Araştırmalar Genel Müdür Yardımcılığına Banu Aksakosa, Teftiş Başkan Yardımcılığına Zeynep Demirbaş Tatlı, Vergi Denetim Kurulu Başkan yardımcılıklarına Cebrail Yılmazer, Celal Şahin, Erhan Selim, Gökçen Gülsüm Köroğlu ve Yalçın Gemici, Hazine Başkontrolörlüğüne Murat Erinç Bayrakcı, Hazine Kontrolörleri Kurulu Başkan yardımcılıklarına Çiğdem Kahveci ve Akif Bülent Boyacıoğlu atandı. Kültür ve Turizm Bakanlığı&#8217;nda atamalar Kültür ve Turizm Bakanlığı Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürü Bilal Eken görevden alınırken, bazı illerin müdürlüklerine yeni atamalar yapıldı. Siirt İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne Mehmet Sabahattin Genç, Diyarbakır İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne İrfan Tekin, Konya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne Fikret Fidan, Kırşehir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne Mustafa Doğan getirildi. Gümüşhane İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne ise Nihal Sürmeli atandı. Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü ve Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine Mücahid Taylan getirildi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı&#8217;nda atamalar Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığında bazı bölge müdürleri görevden alındı. 7. Bölge Müdürü Ömer Alkış, 9. Bölge Müdürü Gültekin Yürümez, 12. Bölge Müdürü Celaleddin Bayrakçıl ve 13. Bölge Müdürü Doruk Erdem Öncebe görevden alındı. Yeni atamalar kapsamında 4. Bölge Müdürlüğüne Mustafa Küçükkaptan, 7. Bölge Müdürlüğüne Ümit Çatulay, 8. Bölge Müdürlüğüne Ali Tuğrul Kaya, 9. Bölge Müdürlüğüne Muhtesin Sevinç, 12. Bölge Müdürlüğüne Taner Biçim ve 13. Bölge Müdürlüğüne Yavuz Yegin atandı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="news__header border-bottom">
<div>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın imzasıyla bazı bakanlıklarda ve kamu kurumlarında üst düzey atama ve görevden alma kararları Resmi Gazete&#8217;de yayımlandı</div>
<div class="mt-3"></div>
</div>
<div class="row">
<div class="col">
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan atama kararlarına göre, bakanlıklarda ve üst düzey kamu kurumlarında atama ve görevden almalar oldu. Atanan ve görevden alınanlar şu şekilde;</p>
<div id="adpro-5" class="adpro desktop-ad mb-4" data-page="449" data-region="2071" data-category="60f95075dd6e09533452a343" data-loaded="true"></div>
<p>Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı (NATO) nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Daimi Temsilciliğine, Uluslararası Güvenlik Genel Müdürü Basat Öztürk atandı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığında açık bulunan Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğüne ise Uğur Aybeğ Kini getirildi.</p>
<h2>Hazine ve Maliye Bakanlığı&#8217;nda atamalar</h2>
<p>Hazine ve Maliye Bakanlığında bazı üst düzey bürokratlar görevden alınırken, yerlerine yeni atamalar yapıldı. Hazine Kontrolörleri Kurulu Başkanı Ahmet Tutal ile Ekonomik Programlar ve Araştırmalar Genel Müdür Yardımcısı Ali İbrahim Gür görevden alındı. Hazine Kontrolörleri Kurulu Başkanlığına Okan Süler atandı.</p>
<p>Bakanlık bünyesinde yapılan diğer atamalar şu şekilde:</p>
<ul>
<li>Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Genel Müdür yardımcılıklarına Nihal Selcen Hançer ve Yücel Süzen,</li>
<li>Kamu Finansmanı Genel Müdür yardımcılıklarına Emek Günaydın, Melek Görmezoğlu ve Zeynep Boğa,</li>
<li>Kamu Sermayeli Kuruluş ve İşletmeler Genel Müdür Yardımcılığına Onur Akın,</li>
<li>Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdür yardımcılıklarına Bengü Aytekin, Duygu Güven ve Selçuk Erdal Günal,</li>
<li>Finansal Piyasalar ve Kambiyo Genel Müdür yardımcılıklarına İsmail Halıcı, Mücahit Duman ve Serdar Ülker,</li>
<li>Ekonomik Programlar ve Araştırmalar Genel Müdür Yardımcılığına Banu Aksakosa, Teftiş Başkan Yardımcılığına Zeynep Demirbaş Tatlı,</li>
<li>Vergi Denetim Kurulu Başkan yardımcılıklarına Cebrail Yılmazer, Celal Şahin, Erhan Selim, Gökçen Gülsüm Köroğlu ve Yalçın Gemici,</li>
<li>Hazine Başkontrolörlüğüne Murat Erinç Bayrakcı, Hazine Kontrolörleri Kurulu Başkan yardımcılıklarına Çiğdem Kahveci ve Akif Bülent Boyacıoğlu atandı.</li>
</ul>
<h2>Kültür ve Turizm Bakanlığı&#8217;nda atamalar</h2>
<div id="adpro-6" class="adpro desktop-ad mb-4" data-page="449" data-region="2072" data-category="60f95075dd6e09533452a343" data-loaded="true"></div>
<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürü Bilal Eken görevden alınırken, bazı illerin müdürlüklerine yeni atamalar yapıldı.</p>
<ul>
<li>Siirt İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne Mehmet Sabahattin Genç,</li>
<li>Diyarbakır İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne İrfan Tekin,</li>
<li>Konya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne Fikret Fidan,</li>
<li>Kırşehir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne Mustafa Doğan getirildi.</li>
<li>Gümüşhane İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne ise Nihal Sürmeli atandı.</li>
<li>Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü ve Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine Mücahid Taylan getirildi.</li>
</ul>
<h2>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı&#8217;nda atamalar</h2>
<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığında bazı bölge müdürleri görevden alındı. 7. Bölge Müdürü Ömer Alkış, 9. Bölge Müdürü Gültekin Yürümez, 12. Bölge Müdürü Celaleddin Bayrakçıl ve 13. Bölge Müdürü Doruk Erdem Öncebe görevden alındı.</p>
<div id="adpro-7" class="adpro desktop-ad mb-4" data-page="449" data-region="2374" data-category="60f95075dd6e09533452a343" data-loaded="true"></div>
<p>Yeni atamalar kapsamında 4. Bölge Müdürlüğüne Mustafa Küçükkaptan, 7. Bölge Müdürlüğüne Ümit Çatulay, 8. Bölge Müdürlüğüne Ali Tuğrul Kaya, 9. Bölge Müdürlüğüne Muhtesin Sevinç, 12. Bölge Müdürlüğüne Taner Biçim ve 13. Bölge Müdürlüğüne Yavuz Yegin atandı.</p>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
