<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dünya &#8211; Gazete Okyanus</title>
	<atom:link href="https://gazeteokyanus.com/category/dunya/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://gazeteokyanus.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 04 Sep 2025 09:32:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/07/cropped-okyanus-logo-32x32.jpg</url>
	<title>Dünya &#8211; Gazete Okyanus</title>
	<link>https://gazeteokyanus.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kuzey Kore lideri Kim, Rusya&#8217;ya tam destek sözü verdi ve Putin ile ortaklık konusunu görüştü</title>
		<link>https://gazeteokyanus.com/kuzey-kore-lideri-kim-rusyaya-tam-destek-sozu-verdi-ve-putin-ile-ortaklik-konusunu-gorustu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kerem]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Sep 2025 09:32:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazeteokyanus.com/?p=97850</guid>

					<description><![CDATA[Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, ülkesinin “kardeşlik görevi” olarak Rusya ordusunu “tamamen destekleyeceğini” söyledi ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, iki ülke arasındaki bağları “özel” olarak nitelendirdi. Kim ve Putin, Çarşamba günü Pekin&#8217;de Çin&#8217;in İkinci Dünya Savaşı&#8217;nda Japonya&#8217;nın resmi teslimiyetini kutlamak için düzenlediği törenin kenarında bir toplantı yaptı. İkili, Soğuk Savaş&#8217;ın ilk günlerinden bu yana üç ülkenin liderlerinin ilk kez bir araya geldiği devasa bir askeri geçit töreninde Çin Devlet Başkanı Xi Jinping&#8217;in yanında yer aldı. Kim&#8217;in Pekin ziyareti, Putin ve Xi ile ilk kez bir araya gelme ve etkinliklere katılan iki düzineden fazla diğer ülke liderleriyle tanışma fırsatı sundu. Analistler, Çarşamba günü Xi ve Putin ile yaptığı bu benzeri görülmemiş buluşmayı, bu izole devletin lideri için önemli bir propaganda zaferi olarak görüyorlar. Devlet medyasında yayınlanan fotoğraflarda Kim, Putin ve Xi ile yan yana dururken veya yürürken gülümsüyordu ve devlet gazetesi Rodong Sinmun&#8217;un Perşembe baskısı büyük ölçüde Kim&#8217;in ziyaretine ayrılmıştı. KCNA, “Yoldaş Kim Jong Un ve Başkan Putin, önemli uluslararası ve bölgesel meseleler hakkında samimi görüş alışverişinde bulundular” dedi. KCNA, Putin&#8217;in Ukrayna&#8217;ya karşı savaşan Kuzey Koreli askerleri “büyük övgüyle” karşıladığını ve iki ülke arasındaki ilişkilerin “güven, dostluk ve ittifak üzerine kurulu özel ilişkiler” olduğunu söylediğini ekledi. Kuzey Kore, Moskova&#8217;nın Ukrayna&#8217;ya karşı savaşında destek olmak için Rusya&#8217;ya asker, topçu mühimmatı ve füzeler gönderdi. Güney Kore istihbarat teşkilatı bu hafta, Rusya için savaşmak üzere gönderilen yaklaşık 2.000 Kuzey Koreli askerin öldürüldüğünü tahmin etti. Kuzey Kore&#8217;nin 6.000 asker daha göndermeyi planladığı ve yaklaşık 1.000 savaşçının halihazırda Rusya&#8217;da bulunduğu düşünülüyor. KCNA&#8217;ya göre Kim ve Putin, uzun vadeli ortaklık planlarını ayrıntılı olarak görüştü ve ikili ilişkileri üst düzeye çıkarma konusundaki “kararlılıklarını” yeniden teyit etti. İkili konuşup odadan çıktıktan sonra, Kim&#8217;in personeli liderin dokunduğu bir sandalyeyi ve sehpayı temizlerken görüldü. Analistler, bunun diğer ülkelerin, dost ülkeler dahil, Kim&#8217;in sağlığı hakkında bilgi toplamaya çalışmasını önlemek için alınan bir dizi güvenlik önleminin parçası olduğunu söylüyor. Geçen yıl, iki lider, silahlı saldırı durumunda her iki tarafın da birbirine yardım etmesini öngören bir karşılıklı savunma anlaşması imzaladı. &#160;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, ülkesinin “kardeşlik görevi” olarak Rusya ordusunu “tamamen destekleyeceğini” söyledi ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, iki ülke arasındaki bağları “özel” olarak nitelendirdi.<br />
Kim ve Putin, Çarşamba günü Pekin&#8217;de Çin&#8217;in İkinci Dünya Savaşı&#8217;nda Japonya&#8217;nın resmi teslimiyetini kutlamak için düzenlediği törenin kenarında bir toplantı yaptı.</p>
<p>İkili, Soğuk Savaş&#8217;ın ilk günlerinden bu yana üç ülkenin liderlerinin ilk kez bir araya geldiği devasa bir askeri geçit töreninde Çin Devlet Başkanı Xi Jinping&#8217;in yanında yer aldı.</p>
<p>Kim&#8217;in Pekin ziyareti, Putin ve Xi ile ilk kez bir araya gelme ve etkinliklere katılan iki düzineden fazla diğer ülke liderleriyle tanışma fırsatı sundu.<br />
Analistler, Çarşamba günü Xi ve Putin ile yaptığı bu benzeri görülmemiş buluşmayı, bu izole devletin lideri için önemli bir propaganda zaferi olarak görüyorlar.<br />
Devlet medyasında yayınlanan fotoğraflarda Kim, Putin ve Xi ile yan yana dururken veya yürürken gülümsüyordu ve devlet gazetesi Rodong Sinmun&#8217;un Perşembe baskısı büyük ölçüde Kim&#8217;in ziyaretine ayrılmıştı.</p>
<p>KCNA, “Yoldaş Kim Jong Un ve Başkan Putin, önemli uluslararası ve bölgesel meseleler hakkında samimi görüş alışverişinde bulundular” dedi.<br />
KCNA, Putin&#8217;in Ukrayna&#8217;ya karşı savaşan Kuzey Koreli askerleri “büyük övgüyle” karşıladığını ve iki ülke arasındaki ilişkilerin “güven, dostluk ve ittifak üzerine kurulu özel ilişkiler” olduğunu söylediğini ekledi.<br />
Kuzey Kore, Moskova&#8217;nın Ukrayna&#8217;ya karşı savaşında destek olmak için Rusya&#8217;ya asker, topçu mühimmatı ve füzeler gönderdi.</p>
<p>Güney Kore istihbarat teşkilatı bu hafta, Rusya için savaşmak üzere gönderilen yaklaşık 2.000 Kuzey Koreli askerin öldürüldüğünü tahmin etti.<br />
Kuzey Kore&#8217;nin 6.000 asker daha göndermeyi planladığı ve yaklaşık 1.000 savaşçının halihazırda Rusya&#8217;da bulunduğu düşünülüyor.<br />
KCNA&#8217;ya göre Kim ve Putin, uzun vadeli ortaklık planlarını ayrıntılı olarak görüştü ve ikili ilişkileri üst düzeye çıkarma konusundaki “kararlılıklarını” yeniden teyit etti.</p>
<p>İkili konuşup odadan çıktıktan sonra, Kim&#8217;in personeli liderin dokunduğu bir sandalyeyi ve sehpayı temizlerken görüldü. Analistler, bunun diğer ülkelerin, dost ülkeler dahil, Kim&#8217;in sağlığı hakkında bilgi toplamaya çalışmasını önlemek için alınan bir dizi güvenlik önleminin parçası olduğunu söylüyor.<br />
Geçen yıl, iki lider, silahlı saldırı durumunda her iki tarafın da birbirine yardım etmesini öngören bir karşılıklı savunma anlaşması imzaladı.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İsrail&#8217;in Batı Şeria yerleşim planı, Filistin devleti kurma umutlarını “gömüp” gömebilir.</title>
		<link>https://gazeteokyanus.com/israilin-bati-seria-yerlesim-plani-filistin-devleti-kurma-umutlarini-gomup-gomebilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kerem]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Sep 2025 09:35:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazeteokyanus.com/?p=97823</guid>

					<description><![CDATA[İsrail, işgal altındaki Batı Şeria&#8217;da binlerce yeni konut inşa etmek için tartışmalı bir plana nihai onayı verdi. Bu plan, bölgenin fiilen ikiye bölünmesine yol açacak. Kudüs&#8217;ün doğusundaki E1 bölgesinde yerleşim planları, Doğu Kudüs&#8217;ü başkent olarak alan bir Filistin devletinin kurulmasını neredeyse imkansız hale getireceği için uluslararası muhalefet karşısında onlarca yıldır dondurulmuştu. Ancak planı onaylayan aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, yaptığı açıklamada “Filistin devleti sloganlarla değil, eylemlerle ortadan kaldırılıyor” diyerek amacının bu olduğunu açıkça belirtti. İsrail, E1 yerleşim bölgesi için tartışmalı planları nihai olarak onayladı E1 yerleşim bölgesi projesi, Kudüs&#8217;ü İsrail&#8217;in Maale Adumim yerleşim bölgesine bağlayacak ve iki devletli bir çözümde Doğu Kudüs&#8217;ün gelecekteki Filistin başkenti olmasını neredeyse imkansız hale getirecek. O, bu hamleyi, Filistin devletini tanıma niyetini açıklayan ülkelerin son dalgasına İsrail&#8217;in cevabı olarak sunmuştu. Başbakan Benjamin Netanyahu hükümeti, Filistin devletinin kurulması olasılığını kategorik olarak reddetmiş ve bu tutum, geçen yıl İsrail Knesset&#8217;i tarafından kabul edilen bir kararla pekiştirilmiştir. Smotrich, Netanyahu&#8217;ya işgal altındaki Batı Şeria&#8217;yı ilhak etmesi ve tüm bölgeye İsrail egemenliğini uygulaması için defalarca baskı yaptı. Smotrich geçen Perşembe günü, “Onlar Filistin rüyasından bahsedecekler, biz ise Yahudi gerçekliğini inşa etmeye devam edeceğiz” dedi. “Bu gerçeklik, Filistin devleti fikrini kalıcı olarak ortadan kaldıracaktır, çünkü tanınacak hiçbir şey ve tanıyacak kimse yoktur.” Yerleşim yerleri nedir ve neden bu kadar hassas bir konudur? Batı Şeria&#8217;daki İsrail yerleşim yerleri, Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplumun Filistin devleti için tahsis ettiği topraklarda inşa edilmiş Yahudi köyleri, kasabaları ve şehirleridir. Neredeyse tüm uluslararası toplum, yerleşimlerin genişlemesini İsrailliler ve Filistinliler arasındaki müzakerelerin önünde bir engel olarak görmektedir. Yerleşim faaliyetlerinin büyümesini izleyen bir kuruluş olan Peace Now&#8217;a göre, geçen yıl Batı Şeria&#8217;da 141 yerleşim vardı. Neler onaylandı? Uluslararası toplumun şiddetli muhalefeti nedeniyle onlarca yıldır dondurulmuş olan E1 yerleşim projesi, Kudüs&#8217;ü Maale Adumim yerleşimine bağlayarak Doğu Kudüs&#8217;te gelecekte bir Filistin başkenti kurulmasını neredeyse imkansız hale getirecektir. Ayrıca Batı Şeria&#8217;yı ikiye bölecek ve bitişik bir Filistin devletinin kurulmasını engelleyecektir. &#160; Geçen hafta Perşembe günü, Smotrich planlanan inşaatın yapılacağı yerde düzenlediği basın toplantısında 3.401 yeni konut biriminin onaylanmasının beklendiğini duyurdu. Smotrich geçen Perşembe günü, “Onlar Filistin rüyasından bahsedecekler, biz ise Yahudi gerçekliğini inşa etmeye devam edeceğiz” dedi. “Bu gerçeklik, Filistin devleti fikrini kalıcı olarak ortadan kaldıracaktır, çünkü tanınacak hiçbir şey ve tanıyacak kimse yoktur.” Peki tepkiler ne oldu? Batı Şeria, işgal altındaki Golan Tepeleri ve Gazze&#8217;deki Yahudi yerleşimlerini savunan Yesha Konseyi başkanı Yisrael Gantz, bu planları memnuniyetle karşıladı. Gantz, “Egemenlik vizyonuna bir adım daha yaklaştığımız tarihi bir sabah yaşıyoruz” dedi. “Atalarımızın toprakları üzerindeki tarihi hakkımızı kullanıyoruz.” Filistin Ulusal Konseyi başkanlığı, projenin ilerlemesini sert bir şekilde eleştirdi ve yaptığı açıklamada bunu “toprağı çalmak, Yahudileştirmek ve çatışmaya İncil ve Talmud&#8217;daki gerçekleri dayatmak için sistematik bir plan” olarak nitelendirdi. Meclis Başkanı Rawhi Fattouh, “sömürgeci planın Batı Şeria&#8217;nın ‘sinsice ilhakı’ politikasının bir parçası olduğunu” ve bunun Filistinlilere karşı yerleşimcilerin şiddetiyle birlikte yürütüldüğünü söyledi. İsrail yerleşimlerini izleyen “Peace Now” örgütü de planı “İsrail&#8217;in geleceği ve barışçıl iki devletli çözümün gerçekleştirilmesi için ölümcül” olarak nitelendirerek sert bir tepki gösterdi. Bir açıklamada, “Bir uçurumun kenarında duruyoruz ve hükümet bizi tam hızla ileriye sürüklüyor. İsrail-Filistin çatışması ve Gazze&#8217;deki korkunç savaşın bir çözümü var &#8211; İsrail&#8217;in yanında bir Filistin devletinin kurulması &#8211; ve bu çözüm eninde sonunda gerçekleşecek. Hükümetin ilhak hamleleri bizi bu çözümden daha da uzaklaştırıyor ve daha uzun yıllar kan dökülmesini garanti ediyor” denildi. Kudüs ve çevresindeki gelişmeleri izleyen İsrailli bir kuruluş olan Ir Amim, E1&#8217;deki Yahudi yerleşimlerinin İsrail&#8217;in Batı Şeria&#8217;yı işgalini kalıcı hale getireceği ve bir “apartheid gerçeği” yaratacağı konusunda uyarıda bulundu. Bu durum ayrıca Filistinlilerin ekonomik ve sosyal koşullarında “hızlı ve ciddi bir bozulmaya” yol açarak daha fazla istikrarsızlık ve şiddete neden olacaktı. İngiltere Dışişleri Bakanı David Lammy, bu planları “uluslararası hukukun açık bir ihlali” olarak nitelendirerek, İngiltere&#8217;nin bu planlara “şiddetle karşı olduğunu” söyledi. Lammy Perşembe günü yaptığı açıklamada, “Bu planlar derhal durdurulmalıdır” dedi. Avrupa Birliği&#8217;nin dış politika şefi Kaja Kallas da İsrail&#8217;e planı durdurması için çağrıda bulunarak, planın “iki devletli çözümü daha da zayıflattığını” söyledi. Kallas yaptığı açıklamada, yerleşim politikasının, yerleşimcilerin şiddet eylemleri ve askeri operasyonlarla birleşerek “zaten gergin olan durumu daha da tırmandırdığını ve barış olasılığını daha da azalttığını” söyledi. Bu arada, ABD Dışişleri Bakanlığı, E1 kapsamında yeni yerleşim konutları inşa etme planlarını kınamadı. Bunun yerine, bakanlık sözcüsü Batı Şeria&#8217;da istikrarın sağlanması gerektiğini vurguladı. Sözcü ayrıca CNN&#8217;e daha fazla bilgi için İsrail hükümetine Sözcü, “Batı Şeria&#8217;nın istikrarı İsrail&#8217;in güvenliğini sağlar ve bu yönetimin bölgede barış sağlama hedefiyle uyumludur” dedi. Sözcü, “Gazze&#8217;deki savaşı sona erdirmeye ve Hamas&#8217;ın bir daha Gazze&#8217;yi yönetmemesini sağlamaya, iki Amerikalının cenazesi de dahil olmak üzere rehineleri kurtarmaya ve acil insani yardımın ulaştırılmasını kolaylaştırmaya odaklanmaya devam ediyoruz” dedi. İsrail&#8217;in yaptığı şey yasal mı? Batı Şeria&#8217;daki İsrail yerleşimleri uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul edilmektedir. Birleşmiş Milletler, 2016 yılında Güvenlik Konseyi&#8217;nin 2334 sayılı kararıyla bu durumu pekiştirmiş ve işgal altındaki topraklardaki Yahudi yerleşimlerinin uluslararası hukuku “bariz bir şekilde ihlal ettiğini” ve “yasal geçerliliği olmadığını” ilan etmiştir. Ancak bu karar ve on yıllar öncesine dayanan diğer birçok karar, ABD Başkanı Donald Trump döneminde hızla büyüyen İsrail&#8217;in genişleyen yerleşim girişimini durdurmada pek etkili olamadı. Trump&#8217;ın ilk yönetimi sırasında, Dışişleri Bakanlığı uzun süredir devam eden ABD politikasını tersine çevirerek yerleşimlerin uluslararası hukuka “aykırı olmadığını” kararlaştırdı. Biden yönetimi bu politikayı değiştirmedi. Hamas&#8217;ın 7 Ekim&#8217;de İsrail&#8217;e düzenlediği saldırının ardından, İsrail hükümeti yerleşimlerin büyümesini önemli ölçüde hızlandırdı. Mayıs ayında İsrail, 30 yılı aşkın bir süre önce Oslo Anlaşmaları&#8217;nın imzalanmasından bu yana Batı Şeria&#8217;daki Yahudi yerleşimlerinin en büyük genişlemesini onayladı. Güvenlik kabinesi, Batı Şeria&#8217;nın derinliklerinde ve ülkenin daha önce çekildiği bölgelerde de dahil olmak üzere 22 yeni yerleşim yeri kuracağını açıkladı. Filistin Yönetimi sözcüsü, bu planı “tehlikeli bir tırmanma ve uluslararası meşruiyete ve uluslararası hukuka bir meydan okuma” olarak kınadı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İsrail, işgal altındaki Batı Şeria&#8217;da binlerce yeni konut inşa etmek için tartışmalı bir plana nihai onayı verdi. Bu plan, bölgenin fiilen ikiye bölünmesine yol açacak.</p>
<p>Kudüs&#8217;ün doğusundaki E1 bölgesinde yerleşim planları, Doğu Kudüs&#8217;ü başkent olarak alan bir Filistin devletinin kurulmasını neredeyse imkansız hale getireceği için uluslararası muhalefet karşısında onlarca yıldır dondurulmuştu.</p>
<p>Ancak planı onaylayan aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, yaptığı açıklamada “Filistin devleti sloganlarla değil, eylemlerle ortadan kaldırılıyor” diyerek amacının bu olduğunu açıkça belirtti.</p>
<p>İsrail, E1 yerleşim bölgesi için tartışmalı planları nihai olarak onayladı</p>
<p>E1 yerleşim bölgesi projesi, Kudüs&#8217;ü İsrail&#8217;in Maale Adumim yerleşim bölgesine bağlayacak ve iki devletli bir çözümde Doğu Kudüs&#8217;ün gelecekteki Filistin başkenti olmasını neredeyse imkansız hale getirecek.</p>
<p>O, bu hamleyi, Filistin devletini tanıma niyetini açıklayan ülkelerin son dalgasına İsrail&#8217;in cevabı olarak sunmuştu. Başbakan Benjamin Netanyahu hükümeti, Filistin devletinin kurulması olasılığını kategorik olarak reddetmiş ve bu tutum, geçen yıl İsrail Knesset&#8217;i tarafından kabul edilen bir kararla pekiştirilmiştir.</p>
<p>Smotrich, Netanyahu&#8217;ya işgal altındaki Batı Şeria&#8217;yı ilhak etmesi ve tüm bölgeye İsrail egemenliğini uygulaması için defalarca baskı yaptı.</p>
<p>Smotrich geçen Perşembe günü, “Onlar Filistin rüyasından bahsedecekler, biz ise Yahudi gerçekliğini inşa etmeye devam edeceğiz” dedi. “Bu gerçeklik, Filistin devleti fikrini kalıcı olarak ortadan kaldıracaktır, çünkü tanınacak hiçbir şey ve tanıyacak kimse yoktur.”</p>
<p><strong>Yerleşim yerleri nedir ve neden bu kadar hassas bir konudur?</strong></p>
<p>Batı Şeria&#8217;daki İsrail yerleşim yerleri, Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplumun Filistin devleti için tahsis ettiği topraklarda inşa edilmiş Yahudi köyleri, kasabaları ve şehirleridir.</p>
<p>Neredeyse tüm uluslararası toplum, yerleşimlerin genişlemesini İsrailliler ve Filistinliler arasındaki müzakerelerin önünde bir engel olarak görmektedir. Yerleşim faaliyetlerinin büyümesini izleyen bir kuruluş olan Peace Now&#8217;a göre, geçen yıl Batı Şeria&#8217;da 141 yerleşim vardı.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone  wp-image-97824" src="https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/09/ai2html-graphic-desktop.b092cd27-300x226.jpg" alt="" width="609" height="458" srcset="https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/09/ai2html-graphic-desktop.b092cd27-300x226.jpg 300w, https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/09/ai2html-graphic-desktop.b092cd27-768x579.jpg 768w, https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/09/ai2html-graphic-desktop.b092cd27-663x500.jpg 663w" sizes="(max-width: 609px) 100vw, 609px" /></p>
<p><strong>Neler onaylandı?</strong></p>
<p>Uluslararası toplumun şiddetli muhalefeti nedeniyle onlarca yıldır dondurulmuş olan E1 yerleşim projesi, Kudüs&#8217;ü Maale Adumim yerleşimine bağlayarak Doğu Kudüs&#8217;te gelecekte bir Filistin başkenti kurulmasını neredeyse imkansız hale getirecektir. Ayrıca Batı Şeria&#8217;yı ikiye bölecek ve bitişik bir Filistin devletinin kurulmasını engelleyecektir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Geçen hafta Perşembe günü, Smotrich planlanan inşaatın yapılacağı yerde düzenlediği basın toplantısında 3.401 yeni konut biriminin onaylanmasının beklendiğini duyurdu.</p>
<p>Smotrich geçen Perşembe günü, “Onlar Filistin rüyasından bahsedecekler, biz ise Yahudi gerçekliğini inşa etmeye devam edeceğiz” dedi. “Bu gerçeklik, Filistin devleti fikrini kalıcı olarak ortadan kaldıracaktır, çünkü tanınacak hiçbir şey ve tanıyacak kimse yoktur.”</p>
<p>Peki tepkiler ne oldu?</p>
<p>Batı Şeria, işgal altındaki Golan Tepeleri ve Gazze&#8217;deki Yahudi yerleşimlerini savunan Yesha Konseyi başkanı Yisrael Gantz, bu planları memnuniyetle karşıladı.</p>
<p>Gantz, “Egemenlik vizyonuna bir adım daha yaklaştığımız tarihi bir sabah yaşıyoruz” dedi. “Atalarımızın toprakları üzerindeki tarihi hakkımızı kullanıyoruz.”</p>
<p>Filistin Ulusal Konseyi başkanlığı, projenin ilerlemesini sert bir şekilde eleştirdi ve yaptığı açıklamada bunu “toprağı çalmak, Yahudileştirmek ve çatışmaya İncil ve Talmud&#8217;daki gerçekleri dayatmak için sistematik bir plan” olarak nitelendirdi.</p>
<p>Meclis Başkanı Rawhi Fattouh, “sömürgeci planın Batı Şeria&#8217;nın ‘sinsice ilhakı’ politikasının bir parçası olduğunu” ve bunun Filistinlilere karşı yerleşimcilerin şiddetiyle birlikte yürütüldüğünü söyledi.</p>
<p>İsrail yerleşimlerini izleyen “Peace Now” örgütü de planı “İsrail&#8217;in geleceği ve barışçıl iki devletli çözümün gerçekleştirilmesi için ölümcül” olarak nitelendirerek sert bir tepki gösterdi.</p>
<p>Bir açıklamada, “Bir uçurumun kenarında duruyoruz ve hükümet bizi tam hızla ileriye sürüklüyor. İsrail-Filistin çatışması ve Gazze&#8217;deki korkunç savaşın bir çözümü var &#8211; İsrail&#8217;in yanında bir Filistin devletinin kurulması &#8211; ve bu çözüm eninde sonunda gerçekleşecek. Hükümetin ilhak hamleleri bizi bu çözümden daha da uzaklaştırıyor ve daha uzun yıllar kan dökülmesini garanti ediyor” denildi.</p>
<p>Kudüs ve çevresindeki gelişmeleri izleyen İsrailli bir kuruluş olan Ir Amim, E1&#8217;deki Yahudi yerleşimlerinin İsrail&#8217;in Batı Şeria&#8217;yı işgalini kalıcı hale getireceği ve bir “apartheid gerçeği” yaratacağı konusunda uyarıda bulundu. Bu durum ayrıca Filistinlilerin ekonomik ve sosyal koşullarında “hızlı ve ciddi bir bozulmaya” yol açarak daha fazla istikrarsızlık ve şiddete neden olacaktı.</p>
<p>İngiltere Dışişleri Bakanı David Lammy, bu planları “uluslararası hukukun açık bir ihlali” olarak nitelendirerek, İngiltere&#8217;nin bu planlara “şiddetle karşı olduğunu” söyledi.</p>
<p>Lammy Perşembe günü yaptığı açıklamada, “Bu planlar derhal durdurulmalıdır” dedi.</p>
<p>Avrupa Birliği&#8217;nin dış politika şefi Kaja Kallas da İsrail&#8217;e planı durdurması için çağrıda bulunarak, planın “iki devletli çözümü daha da zayıflattığını” söyledi.</p>
<p>Kallas yaptığı açıklamada, yerleşim politikasının, yerleşimcilerin şiddet eylemleri ve askeri operasyonlarla birleşerek “zaten gergin olan durumu daha da tırmandırdığını ve barış olasılığını daha da azalttığını” söyledi.</p>
<p>Bu arada, ABD Dışişleri Bakanlığı, E1 kapsamında yeni yerleşim konutları inşa etme planlarını kınamadı. Bunun yerine, bakanlık sözcüsü Batı Şeria&#8217;da istikrarın sağlanması gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Sözcü ayrıca CNN&#8217;e daha fazla bilgi için İsrail hükümetine</p>
<p>Sözcü, “Batı Şeria&#8217;nın istikrarı İsrail&#8217;in güvenliğini sağlar ve bu yönetimin bölgede barış sağlama hedefiyle uyumludur” dedi.</p>
<p>Sözcü, “Gazze&#8217;deki savaşı sona erdirmeye ve Hamas&#8217;ın bir daha Gazze&#8217;yi yönetmemesini sağlamaya, iki Amerikalının cenazesi de dahil olmak üzere rehineleri kurtarmaya ve acil insani yardımın ulaştırılmasını kolaylaştırmaya odaklanmaya devam ediyoruz” dedi.</p>
<p><strong>İsrail&#8217;in yaptığı şey yasal mı?</strong></p>
<p>Batı Şeria&#8217;daki İsrail yerleşimleri uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul edilmektedir. Birleşmiş Milletler, 2016 yılında Güvenlik Konseyi&#8217;nin 2334 sayılı kararıyla bu durumu pekiştirmiş ve işgal altındaki topraklardaki Yahudi yerleşimlerinin uluslararası hukuku “bariz bir şekilde ihlal ettiğini” ve “yasal geçerliliği olmadığını” ilan etmiştir.</p>
<p>Ancak bu karar ve on yıllar öncesine dayanan diğer birçok karar, ABD Başkanı Donald Trump döneminde hızla büyüyen İsrail&#8217;in genişleyen yerleşim girişimini durdurmada pek etkili olamadı. Trump&#8217;ın ilk yönetimi sırasında, Dışişleri Bakanlığı uzun süredir devam eden ABD politikasını tersine çevirerek yerleşimlerin uluslararası hukuka “aykırı olmadığını” kararlaştırdı. Biden yönetimi bu politikayı değiştirmedi.</p>
<p>Hamas&#8217;ın 7 Ekim&#8217;de İsrail&#8217;e düzenlediği saldırının ardından, İsrail hükümeti yerleşimlerin büyümesini önemli ölçüde hızlandırdı.</p>
<p>Mayıs ayında İsrail, 30 yılı aşkın bir süre önce Oslo Anlaşmaları&#8217;nın imzalanmasından bu yana Batı Şeria&#8217;daki Yahudi yerleşimlerinin en büyük genişlemesini onayladı. Güvenlik kabinesi, Batı Şeria&#8217;nın derinliklerinde ve ülkenin daha önce çekildiği bölgelerde de dahil olmak üzere 22 yeni yerleşim yeri kuracağını açıkladı. Filistin Yönetimi sözcüsü, bu planı “tehlikeli bir tırmanma ve uluslararası meşruiyete ve uluslararası hukuka bir meydan okuma” olarak kınadı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İsrail, Hamas sözcüsü Ebu Ubeyde&#8217;nin Gazze&#8217;de öldürüldüğünü söyledi</title>
		<link>https://gazeteokyanus.com/israil-hamas-sozcusu-ebu-ubeydenin-gazzede-olduruldugunu-soyledi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kerem]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Sep 2025 09:09:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazeteokyanus.com/?p=97819</guid>

					<description><![CDATA[İsrail, Hamas&#8217;ın silahlı kanadının sözcüsü Ebu Ubeyde&#8217;nin Gazze Şehri&#8217;nde düzenlenen hava saldırısında öldürüldüğünü söyledi. İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, X ile ilgili bir paylaşımda İsrail Savunma Kuvvetleri&#8217;ni (IDF) ve İsrail&#8217;in güvenlik ajansı Şin Bet&#8217;i &#8220;kusursuz infaz&#8221; için tebrik etti. Hamas ölümünü doğrulamadı. Filistinli silahlı grup daha önce yaptığı açıklamada, İsrail&#8217;in bölgedeki bir konut binasına düzenlediği hava saldırılarında onlarca sivilin öldüğünü ve yaralandığını söyledi. Yerel gazeteciler, Gazze Şehri&#8217;nin yoğun nüfuslu El Rimal mahallesine düzenlenen saldırılarda en az yedi kişinin öldüğünü ve 20 kişinin yaralandığını, yaralılar arasında çocukların da bulunduğunu bildirdi. Cumartesi günkü saldırı, planlanan bir İsrail saldırısı öncesinde Gazze Şehri&#8217;ne devam eden hava saldırılarının ortasında geldi. Katz, Pazar günü yaptığı açıklamada, Obeida&#8217;nın &#8220;suç ortaklarının&#8221; çok daha fazlasının, &#8220;Gazze&#8217;deki kampanyanın yoğunlaştırılması&#8221; ile hedef alınacağı konusunda uyardı &#8211; bu, İsrail&#8217;in Gazze Şehri&#8217;nin kontrolünü ele geçirme planına atıfta bulundu. Ayrı olarak, IDF ve Şin Bet, Hamas sözcüsünü hedef alan Cumartesi günkü saldırılar hakkında daha fazla ayrıntı sundu. Ortak bir açıklamada, operasyonun &#8220;[Şin Bet] ve IDF İstihbarat Müdürlüğü tarafından toplanan ve saklandığı yeri belirleyen önceki istihbarat sayesinde mümkün olduğunu&#8221; söylediler. Ubeyde, Hamas&#8217;ın askeri kanadının 7 Ekim 2023&#8217;te İsrail&#8217;in güneyine yönelik ölümcül saldırısından önce kalan birkaç üst düzey üyesinden biriydi. Beş füze, El Rimal mahallesindeki altı katlı apartmanın ikinci ve üçüncü katını aynı anda iki farklı yönden vurdu. Hedef alınan daire diş hekimi muayenehanesi olarak kullanılmıştı. Görgü tanıkları, saldırılardan sonra yüz binlerce doların havada uçuştuğunu, büyük meblağların yerel halk tarafından çalındığını ancak daha sonra Hamas tarafından geri alındığını bildirdi. Ortak açıklamada, Obeida&#8217;nın &#8220;Hamas terör örgütünün kamusal yüzü olarak hizmet ettiği&#8221; ve &#8220;Hamas&#8217;ın propagandasını yaydığı&#8221; belirtildi. Geçtiğimiz birkaç yıl boyunca, yaklaşık 40 yaşında olduğuna inanılan Obeida, Hamas&#8217;ın askeri kanadı El Kassam Tugayları adına İsrail&#8217;e karşı bir dizi uzun eleştiri yaptı. Her zaman Filistinli bir eşarpla maskeli olarak, Orta Doğu&#8217;daki Hamas destekçileri için bir idol haline geldi. Cuma günkü son konuşmasında Obeida, kalan İsrailli rehinelerin kaderinin Hamas savaşçılarınınkiyle aynı olacağını söyledi ve İsrail&#8217;i Gazze Şehri&#8217;ni işgal etme planına karşı uyardı. El-Rimal&#8217;deki hit binadan sadece 100 metre (328 ft) uzakta bir berber dükkanı işleten Muhammed Emad, BBC&#8217;ye &#8220;patlamalar korkunçtu &#8211; bir saatten fazla hareket edemedim&#8221; dedi. &#8220;Hala hayatta olduğuma inanamıyorum. Yüzleri kanlar içinde yaralı çocuklar gördüm ve insanlar sanki dünyanın sonu gelmiş gibi her yöne koşuyorlardı.&#8221; Grevlerin ardından BBC tarafından doğrulanan görüntüler, dehşete düşmüş sakinlerin sokaklara kaçtığını gösteriyor. Kumaşla kaplı bir vücuttan kan akarken, yaralı bir çocuk bir adam tarafından götürülürken görülebilir. IDF, saldırıdan önce &#8220;hassas silahların kullanımı, havadan gözlemler ve ek istihbarat bilgileri de dahil olmak üzere sivillere zarar verme olasılığını azaltmak için birçok adım atıldığını&#8221; söyledi. BBC News, ne IDF&#8217;nin ne de Hamas&#8217;ın iddialarını bağımsız olarak doğrulayamadı. Ağustos ayı başlarında, İsrail güvenlik kabinesi, 22 aydır süren savaşı sona erdirmek amacıyla yeni bir saldırıyla Gazze Şehri&#8217;nin kontrolünü ele geçirme planını onayladı. BM, defalarca, askeri yönetimin tamamen ele geçirilmesinin, Gazze&#8217;de tutulan Filistinli siviller ve İsrailli rehineler için &#8220;feci sonuçlar&#8221; doğuracağı uyarısında bulundu. İngiltere&#8217;nin İsrail büyükelçisi bunun &#8220;büyük bir hata&#8221; olacağını söyledi. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Hamas&#8217;ı yenme sözü verdi ve savaşı genişletme planlarına yönelik uluslararası eleştirilere meydan okudu. İsrail&#8217;in Gazze&#8217;deki askeri operasyonu, Hamas liderliğindeki 7 Ekim&#8217;de yaklaşık 1.200 kişinin öldürüldüğü ve 251 kişinin rehin alındığı saldırıya yanıt olarak başladı. O zamandan beri, Hamas yönetimindeki Gazze sağlık bakanlığına göre 63.000&#8217;den fazla Filistinli öldürüldü. Gazze&#8217;yi ele geçirme operasyonu henüz ciddi bir şekilde başlamamış olsa da, İsrail&#8217;in yaklaşık bir milyon insanın yaşadığı şehre yönelik saldırıları devam ediyor. BBC&#8217;ye konuşan bir bölge sakini, Cumartesi günü vurulan aynı apartmanın aylar önce İsrail&#8217;in hava saldırısında da vurulduğunu söyledi. İsrail ordusu, Gazze Şehri&#8217;nin tüm nüfusunu tahliye etmeyi ve birlikler hareket etmeden önce güneydeki sığınaklara taşımayı planladığını söyledi. Gazze nüfusunun çoğu çatışma sırasında birçok kez yerinden edildi. Şehirdeki evlerin %90&#8217;ından fazlasının hasar gördüğü veya yıkıldığı tahmin ediliyor ve sağlık, su, sanitasyon ve hijyen sistemleri çöktü. &#160; &#160;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İsrail, Hamas&#8217;ın silahlı kanadının sözcüsü Ebu Ubeyde&#8217;nin Gazze Şehri&#8217;nde düzenlenen hava saldırısında öldürüldüğünü söyledi.</p>
<p>İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, X ile ilgili bir paylaşımda İsrail Savunma Kuvvetleri&#8217;ni (IDF) ve İsrail&#8217;in güvenlik ajansı Şin Bet&#8217;i &#8220;kusursuz infaz&#8221; için tebrik etti.</p>
<p>Hamas ölümünü doğrulamadı. Filistinli silahlı grup daha önce yaptığı açıklamada, İsrail&#8217;in bölgedeki bir konut binasına düzenlediği hava saldırılarında onlarca sivilin öldüğünü ve yaralandığını söyledi.</p>
<p>Yerel gazeteciler, Gazze Şehri&#8217;nin yoğun nüfuslu El Rimal mahallesine düzenlenen saldırılarda en az yedi kişinin öldüğünü ve 20 kişinin yaralandığını, yaralılar arasında çocukların da bulunduğunu bildirdi.</p>
<p>Cumartesi günkü saldırı, planlanan bir İsrail saldırısı öncesinde Gazze Şehri&#8217;ne devam eden hava saldırılarının ortasında geldi.</p>
<p>Katz, Pazar günü yaptığı açıklamada, Obeida&#8217;nın &#8220;suç ortaklarının&#8221; çok daha fazlasının, &#8220;Gazze&#8217;deki kampanyanın yoğunlaştırılması&#8221; ile hedef alınacağı konusunda uyardı &#8211; bu, İsrail&#8217;in Gazze Şehri&#8217;nin kontrolünü ele geçirme planına atıfta bulundu.</p>
<p>Ayrı olarak, IDF ve Şin Bet, Hamas sözcüsünü hedef alan Cumartesi günkü saldırılar hakkında daha fazla ayrıntı sundu.</p>
<p>Ortak bir açıklamada, operasyonun &#8220;[Şin Bet] ve IDF İstihbarat Müdürlüğü tarafından toplanan ve saklandığı yeri belirleyen önceki istihbarat sayesinde mümkün olduğunu&#8221; söylediler.</p>
<p>Ubeyde, Hamas&#8217;ın askeri kanadının 7 Ekim 2023&#8217;te İsrail&#8217;in güneyine yönelik ölümcül saldırısından önce kalan birkaç üst düzey üyesinden biriydi.</p>
<p>Beş füze, El Rimal mahallesindeki altı katlı apartmanın ikinci ve üçüncü katını aynı anda iki farklı yönden vurdu.</p>
<p>Hedef alınan daire diş hekimi muayenehanesi olarak kullanılmıştı. Görgü tanıkları, saldırılardan sonra yüz binlerce doların havada uçuştuğunu, büyük meblağların yerel halk tarafından çalındığını ancak daha sonra Hamas tarafından geri alındığını bildirdi.</p>
<p>Ortak açıklamada, Obeida&#8217;nın &#8220;Hamas terör örgütünün kamusal yüzü olarak hizmet ettiği&#8221; ve &#8220;Hamas&#8217;ın propagandasını yaydığı&#8221; belirtildi.</p>
<p>Geçtiğimiz birkaç yıl boyunca, yaklaşık 40 yaşında olduğuna inanılan Obeida, Hamas&#8217;ın askeri kanadı El Kassam Tugayları adına İsrail&#8217;e karşı bir dizi uzun eleştiri yaptı.</p>
<p>Her zaman Filistinli bir eşarpla maskeli olarak, Orta Doğu&#8217;daki Hamas destekçileri için bir idol haline geldi.</p>
<p>Cuma günkü son konuşmasında Obeida, kalan İsrailli rehinelerin kaderinin Hamas savaşçılarınınkiyle aynı olacağını söyledi ve İsrail&#8217;i Gazze Şehri&#8217;ni işgal etme planına karşı uyardı.</p>
<p>El-Rimal&#8217;deki hit binadan sadece 100 metre (328 ft) uzakta bir berber dükkanı işleten Muhammed Emad, BBC&#8217;ye &#8220;patlamalar korkunçtu &#8211; bir saatten fazla hareket edemedim&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Hala hayatta olduğuma inanamıyorum. Yüzleri kanlar içinde yaralı çocuklar gördüm ve insanlar sanki dünyanın sonu gelmiş gibi her yöne koşuyorlardı.&#8221;</p>
<p>Grevlerin ardından BBC tarafından doğrulanan görüntüler, dehşete düşmüş sakinlerin sokaklara kaçtığını gösteriyor.</p>
<p>Kumaşla kaplı bir vücuttan kan akarken, yaralı bir çocuk bir adam tarafından götürülürken görülebilir.</p>
<p>IDF, saldırıdan önce &#8220;hassas silahların kullanımı, havadan gözlemler ve ek istihbarat bilgileri de dahil olmak üzere sivillere zarar verme olasılığını azaltmak için birçok adım atıldığını&#8221; söyledi.</p>
<p>BBC News, ne IDF&#8217;nin ne de Hamas&#8217;ın iddialarını bağımsız olarak doğrulayamadı.</p>
<p>Ağustos ayı başlarında, İsrail güvenlik kabinesi, 22 aydır süren savaşı sona erdirmek amacıyla yeni bir saldırıyla Gazze Şehri&#8217;nin kontrolünü ele geçirme planını onayladı.</p>
<p>BM, defalarca, askeri yönetimin tamamen ele geçirilmesinin, Gazze&#8217;de tutulan Filistinli siviller ve İsrailli rehineler için &#8220;feci sonuçlar&#8221; doğuracağı uyarısında bulundu. İngiltere&#8217;nin İsrail büyükelçisi bunun &#8220;büyük bir hata&#8221; olacağını söyledi.</p>
<p>İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Hamas&#8217;ı yenme sözü verdi ve savaşı genişletme planlarına yönelik uluslararası eleştirilere meydan okudu.</p>
<p>İsrail&#8217;in Gazze&#8217;deki askeri operasyonu, Hamas liderliğindeki 7 Ekim&#8217;de yaklaşık 1.200 kişinin öldürüldüğü ve 251 kişinin rehin alındığı saldırıya yanıt olarak başladı. O zamandan beri, Hamas yönetimindeki Gazze sağlık bakanlığına göre 63.000&#8217;den fazla Filistinli öldürüldü.</p>
<p>Gazze&#8217;yi ele geçirme operasyonu henüz ciddi bir şekilde başlamamış olsa da, İsrail&#8217;in yaklaşık bir milyon insanın yaşadığı şehre yönelik saldırıları devam ediyor.</p>
<p>BBC&#8217;ye konuşan bir bölge sakini, Cumartesi günü vurulan aynı apartmanın aylar önce İsrail&#8217;in hava saldırısında da vurulduğunu söyledi.</p>
<p>İsrail ordusu, Gazze Şehri&#8217;nin tüm nüfusunu tahliye etmeyi ve birlikler hareket etmeden önce güneydeki sığınaklara taşımayı planladığını söyledi. Gazze nüfusunun çoğu çatışma sırasında birçok kez yerinden edildi.</p>
<p>Şehirdeki evlerin %90&#8217;ından fazlasının hasar gördüğü veya yıkıldığı tahmin ediliyor ve sağlık, su, sanitasyon ve hijyen sistemleri çöktü.</p>
<p><a href="https://www.bbc.co.uk/news/articles/c1mpg2glz1zo"></p>
<p></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>7 Eylül’de gökyüzü alev alev! Kanlı Ay tutulması Türkiye’den izlenebilecek!</title>
		<link>https://gazeteokyanus.com/7-eylulde-gokyuzu-alev-alev-kanli-ay-tutulmasi-turkiyeden-izlenebilecek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[gokcemine]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Sep 2025 06:47:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Ay Tutulması]]></category>
		<category><![CDATA[Kanlı Ay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazeteokyanus.com/?p=97813</guid>

					<description><![CDATA[Geri Sayım Başladı: 7 Eylül’de Gökyüzü Kızıl Renge Bürünecek! Gökyüzü meraklılarını büyüleyici bir manzara bekliyor! 7 Eylül akşamı gerçekleşecek tam ay tutulması, yaklaşık 82 dakika boyunca Ay’ı kan kırmızısı bir renge bürüyerek eşsiz bir görsel şölen sunacak. Türkiye’den de izlenebilecek bu doğa olayı, yılın en dikkat çekici gök olaylarından biri olarak kayıtlara geçecek. “Kanlı Ay” olarak bilinen bu manzara, Dünya’nın Güneş ile Dolunay arasına girmesiyle oluşuyor. Ay, Dünya’nın gölgesine tamamen girdiğinde kararmak yerine kızıl bir parıltıya kavuşuyor. Bunun nedeni ise atmosferin kısa dalga boylu ışıkları dağıtıp kırmızı tonları Ay yüzeyine yansıtması. Türkiye’de İzlenme Zamanı Yerel saatle 18.30–19.30 arasında gözlemlenebilecek tutulma, Ay’ın Dünya’ya en yakın konumuna yalnızca üç gün kala gerçekleşecek. Bu da Ay’ın normalden daha büyük görünmesine neden olacak. Yani gökyüzünde hem “Süper Ay” hem de “Kanlı Ay” aynı anda görülecek. Dünyanın farklı bölgelerinde izlenebilecek tutulma evreleri şöyle: Tam evre başlangıcı: 17.30 (UTC) Maksimum tutulma: 18.11 (UTC) Tam evre bitişi: 18.51 (UTC) Mart ayında gerçekleşen ilk tutulma ABD’den izlenmişti. 7 Eylül’deki bu ikinci ve son tam ay tutulması ise Asya, Orta–Doğu Afrika, Avustralya ve Türkiye’den takip edilebilecek. Bir Sonraki Fırsat Ne Zaman? Bu eşsiz gökyüzü olayı kaçıranlar için bir sonraki tam ay tutulması Mart 2026’da gerçekleşecek. Ancak o tutulma yalnızca Kuzey Amerika, Doğu Asya ve Avustralya’dan gözlemlenebilecek. 7 Eylül’de gökyüzünü izlemeyi unutmayın; çünkü bu, 2025’in en büyüleyici gök olaylarından biri olacak! &#160;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Geri Sayım Başladı: 7 Eylül’de Gökyüzü Kızıl Renge Bürünecek!</strong></p>
<p>Gökyüzü meraklılarını büyüleyici bir manzara bekliyor! 7 Eylül akşamı gerçekleşecek <strong>tam ay tutulması</strong>, yaklaşık <strong>82 dakika boyunca</strong> Ay’ı kan kırmızısı bir renge bürüyerek eşsiz bir görsel şölen sunacak. Türkiye’den de izlenebilecek bu doğa olayı, yılın en dikkat çekici gök olaylarından biri olarak kayıtlara geçecek.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-97814" src="https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/09/kanli.jpg" alt="" width="1069" height="603" srcset="https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/09/kanli.jpg 1069w, https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/09/kanli-300x169.jpg 300w, https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/09/kanli-1024x578.jpg 1024w, https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/09/kanli-768x433.jpg 768w, https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/09/kanli-886x500.jpg 886w, https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/09/kanli-600x338.jpg 600w" sizes="(max-width: 1069px) 100vw, 1069px" /></p>
<p>“<strong>Kanlı Ay</strong>” olarak bilinen bu manzara, Dünya’nın Güneş ile Dolunay arasına girmesiyle oluşuyor. Ay, Dünya’nın gölgesine tamamen girdiğinde kararmak yerine kızıl bir parıltıya kavuşuyor. Bunun nedeni ise atmosferin kısa dalga boylu ışıkları dağıtıp kırmızı tonları Ay yüzeyine yansıtması.</p>
<p><strong>Türkiye’de İzlenme Zamanı</strong><br />
Yerel saatle <strong>18.30–19.30</strong> arasında gözlemlenebilecek tutulma, Ay’ın Dünya’ya en yakın konumuna yalnızca üç gün kala gerçekleşecek. Bu da Ay’ın normalden daha büyük görünmesine neden olacak. Yani gökyüzünde hem <strong>“Süper Ay”</strong> hem de <strong>“Kanlı Ay”</strong> aynı anda görülecek.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-97815" src="https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/09/ay.jpg" alt="" width="1057" height="593" srcset="https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/09/ay.jpg 1057w, https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/09/ay-300x168.jpg 300w, https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/09/ay-1024x574.jpg 1024w, https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/09/ay-768x431.jpg 768w, https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/09/ay-891x500.jpg 891w, https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/09/ay-600x337.jpg 600w" sizes="(max-width: 1057px) 100vw, 1057px" /></p>
<p><strong>Dünyanın farklı bölgelerinde izlenebilecek tutulma evreleri şöyle:</strong></p>
<ul>
<li>Tam evre başlangıcı: 17.30 (UTC)</li>
<li>Maksimum tutulma: 18.11 (UTC)</li>
<li>Tam evre bitişi: 18.51 (UTC)</li>
</ul>
<p>Mart ayında gerçekleşen ilk tutulma ABD’den izlenmişti. 7 Eylül’deki bu ikinci ve son tam ay tutulması ise Asya, Orta–Doğu Afrika, Avustralya ve Türkiye’den takip edilebilecek.</p>
<p><strong>Bir Sonraki Fırsat Ne Zaman?</strong><br />
Bu eşsiz gökyüzü olayı kaçıranlar için bir sonraki tam ay tutulması <strong>Mart 2026’da</strong> gerçekleşecek. Ancak o tutulma yalnızca Kuzey Amerika, Doğu Asya ve Avustralya’dan gözlemlenebilecek.</p>
<p>7 Eylül’de gökyüzünü izlemeyi unutmayın; çünkü bu, 2025’in en büyüleyici gök olaylarından biri olacak!</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyanın En Huzurlu Ülkeleri Açıklandı: Türkiye 146. Sırada!</title>
		<link>https://gazeteokyanus.com/dunyanin-en-huzurlu-ulkeleri-aciklandi-turkiye-146-sirada/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[gokcemine]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Sep 2025 10:43:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Barış Endeksi]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel Huzur Endeksi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazeteokyanus.com/?p=97780</guid>

					<description><![CDATA[Dünyanın En Huzurlu Ülkeleri Açıklandı: Türkiye 146. Sırada! Her yıl düzenlenen Küresel Huzur Endeksi 2025 sonuçları belli oldu. Vision of Humanity tarafından yayımlanan raporda, 163 ülke arasında Türkiye 146. sırada kendine yer buldu. Listenin zirvesinde ise uzun yıllardır olduğu gibi İzlanda bulunuyor. Küresel Huzur Endeksi Nasıl Belirleniyor? Endeks, güvenlik, iç çatışmalar, diplomatik ilişkiler ve askeri harcamalar gibi 23 farklı kriterin değerlendirilmesiyle oluşturuluyor. Puanlar düştükçe ülkeler daha barışçıl ve huzurlu kabul ediliyor. Dünyanın En Huzurlu İlk 20 Ülkesi İzlanda İrlanda Yeni Zelanda Avusturya İsviçre Singapur Portekiz Danimarka Slovenya Finlandiya Çekya Japonya Malezya Kanada Hollanda Belçika Macaristan Avustralya Hırvatistan Almanya Avrupa ülkelerinin üst sıralarda yoğunlaşması dikkat çekerken, Asya’dan Singapur, Japonya ve Malezya ilk 20’ye girdi. Türkiye ve Bölgesel Durum Türkiye, 2025 raporuna göre huzur puanı 2.852 ile listenin alt sıralarında yer aldı. Geçen yıla kıyasla puan daha da kötüleşti. Bölgesel kategoride, Doğu Avrupa ve Orta Asya grubu içinde Türkiye 13. sırada bulunuyor. Listenin Sonu ve Diğer Detaylar Listenin en sonunda ise Rusya Federasyonu yer alıyor. 3.441 puanla dünyanın en az huzurlu ülkesi olarak kayıtlara geçti. Küresel Huzur Endeksi, toplumların güvenlik durumu, yurtiçi ve uluslararası çatışma düzeyi ile militarizasyon seviyesini ölçerek, barışın dünya çapında ekonomik ve sosyal etkilerini de analiz ediyor. Dünya nüfusunun %99,7’sini kapsayan bu rapor, barışın güçlendirilmesi için bugüne kadar hazırlanmış en kapsamlı veri odaklı analiz olarak öne çıkıyor. Dünyanın en huzurlu ülkeleri Avrupa ve bazı Asya ülkeleri olurken, Türkiye listenin alt sıralarında yer aldı. Barış ve güvenlik açısından daha iyi bir sıralama için uzun soluklu stratejiler gerekiyor. &#160;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Dünyanın En Huzurlu Ülkeleri Açıklandı: Türkiye 146. Sırada!</h2>
<p>Her yıl düzenlenen <strong>Küresel Huzur Endeksi 2025</strong> sonuçları belli oldu. <strong>Vision of Humanity</strong> tarafından yayımlanan raporda, 163 ülke arasında Türkiye <strong>146. sırada</strong> kendine yer buldu. Listenin zirvesinde ise uzun yıllardır olduğu gibi <strong>İzlanda</strong> bulunuyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-97782" src="https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/09/ulkeler.jpg" alt="" width="811" height="604" srcset="https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/09/ulkeler.jpg 811w, https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/09/ulkeler-300x223.jpg 300w, https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/09/ulkeler-768x572.jpg 768w, https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/09/ulkeler-671x500.jpg 671w, https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/09/ulkeler-600x447.jpg 600w" sizes="(max-width: 811px) 100vw, 811px" /></p>
<h4>Küresel Huzur Endeksi Nasıl Belirleniyor?</h4>
<p>Endeks, güvenlik, iç çatışmalar, diplomatik ilişkiler ve askeri harcamalar gibi <strong>23 farklı kriterin</strong> değerlendirilmesiyle oluşturuluyor. Puanlar düştükçe ülkeler <strong>daha barışçıl ve huzurlu</strong> kabul ediliyor.</p>
<h4>Dünyanın En Huzurlu İlk 20 Ülkesi</h4>
<ol>
<li>İzlanda</li>
<li>İrlanda</li>
<li>Yeni Zelanda</li>
<li>Avusturya</li>
<li>İsviçre</li>
<li>Singapur</li>
<li>Portekiz</li>
<li>Danimarka</li>
<li>Slovenya</li>
<li>Finlandiya</li>
<li>Çekya</li>
<li>Japonya</li>
<li>Malezya</li>
<li>Kanada</li>
<li>Hollanda</li>
<li>Belçika</li>
<li>Macaristan</li>
<li>Avustralya</li>
<li>Hırvatistan</li>
<li>Almanya</li>
</ol>
<p>Avrupa ülkelerinin üst sıralarda yoğunlaşması dikkat çekerken, Asya’dan <strong>Singapur, Japonya ve Malezya</strong> ilk 20’ye girdi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-97783" src="https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/09/endeks.jpg" alt="" width="1078" height="608" srcset="https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/09/endeks.jpg 1078w, https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/09/endeks-300x169.jpg 300w, https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/09/endeks-1024x578.jpg 1024w, https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/09/endeks-768x433.jpg 768w, https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/09/endeks-887x500.jpg 887w, https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/09/endeks-600x338.jpg 600w" sizes="(max-width: 1078px) 100vw, 1078px" /></p>
<h4>Türkiye ve Bölgesel Durum</h4>
<p>Türkiye, 2025 raporuna göre <strong>huzur puanı 2.852</strong> ile listenin alt sıralarında yer aldı. Geçen yıla kıyasla puan daha da kötüleşti. Bölgesel kategoride, <strong>Doğu Avrupa ve Orta Asya</strong> grubu içinde Türkiye <strong>13. sırada</strong> bulunuyor.</p>
<h4>Listenin Sonu ve Diğer Detaylar</h4>
<p>Listenin en sonunda ise <strong>Rusya Federasyonu</strong> yer alıyor. 3.441 puanla dünyanın en az huzurlu ülkesi olarak kayıtlara geçti.</p>
<p>Küresel Huzur Endeksi, toplumların güvenlik durumu, yurtiçi ve uluslararası çatışma düzeyi ile militarizasyon seviyesini ölçerek, barışın dünya çapında ekonomik ve sosyal etkilerini de analiz ediyor. Dünya nüfusunun %99,7’sini kapsayan bu rapor, barışın güçlendirilmesi için bugüne kadar hazırlanmış <strong>en kapsamlı veri odaklı analiz</strong> olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Dünyanın en huzurlu ülkeleri Avrupa ve bazı Asya ülkeleri olurken, Türkiye listenin alt sıralarında yer aldı. Barış ve güvenlik açısından daha iyi bir sıralama için uzun soluklu stratejiler gerekiyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>NASA 50 Yıl Sonra İlk İnsanlı Ay Görevinde Gönüllü Arıyor!</title>
		<link>https://gazeteokyanus.com/nasa-50-yil-sonra-ilk-insanli-ay-gorevinde-gonullu-ariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[gokcemine]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Sep 2025 10:19:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[ArtemisII]]></category>
		<category><![CDATA[NASA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazeteokyanus.com/?p=97761</guid>

					<description><![CDATA[NASA Tarihi Ay Görevinde Gönüllü Arıyor: Siz de Katılabilirsiniz! NASA, 50 yıl aradan sonra insanlı ilk Ay yolculuğu için hazırlıklarını sürdürüyor. 2026 Nisan’ında fırlatılması planlanan Artemis II görevi kapsamında, yeryüzünden destek verecek gönüllüler arandığı duyuruldu. Artemis II Görevi Nedir? Görevde 4 astronot, yaklaşık 10 gün sürecek bir yolculukla Dünya yörüngesinden ayrılarak Ay’ın etrafında tur atacak ve güvenli şekilde geri dönecek. NASA, bu sırada Orion uzay aracının S-band radyo sinyallerini takip edip kayıt altına alacak özel donanımlı yer istasyonlarına ihtiyaç duyuyor. Gönüllülerden Beklenenler NASA, gönüllülerden şu görevleri yerine getirmesini istiyor: Orion’un sinyallerini yakalayıp sürekli izlemek, Tek yönlü Doppler takip verilerini üretip raporlamak, Belirli radyo frekanslarını algılayabilecek teknik altyapıya sahip olmak. Başvurular, ABD hükümetinin resmi internet sitesi üzerinden yapılabiliyor. Daha Önce Denendi NASA, benzer bir uygulamayı 2022’deki Artemis I görevinde test etmişti. O dönemde 18 gönüllü, insansız Orion kapsülünün 25 günlük Ay yolculuğunu başarıyla takip etmişti. Bu gönüllüler arasında amatör telsizciler de bulunuyordu. Kamuoyu ve Özel Sektör İş Birliği NASA yetkilisi Kevin Coggins, bu girişimin yalnızca görev desteği olmadığını, aynı zamanda özel sektörle iş birliği için önemli bir test olduğunu belirtti: “Bu fırsatı geniş havacılık-uzay topluluğuna açarak devlet dışındaki mevcut takip yeteneklerini belirleyebiliyoruz.” NASA, SpaceX gibi özel şirketlerle çalışırken, özel mülkiyete ait teknolojilerin kapasitesini de sınamayı hedefliyor. Tarihi Ay yolculuğuna siz de uzaktan destek olabilirsiniz. Bu, amatör radyoculardan teknoloji meraklılarına kadar herkes için dünyadan Ay’a açılan bir kapı niteliğinde. &#160;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>NASA Tarihi Ay Görevinde Gönüllü Arıyor: Siz de Katılabilirsiniz!</h2>
<p>NASA, 50 yıl aradan sonra insanlı <strong>ilk Ay yolculuğu</strong> için hazırlıklarını sürdürüyor. 2026 Nisan’ında fırlatılması planlanan <strong>Artemis II</strong> görevi kapsamında, yeryüzünden destek verecek <strong>gönüllüler arandığı</strong> duyuruldu.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-97762 aligncenter" src="https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/09/uzay.jpg" alt="" width="749" height="415" srcset="https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/09/uzay.jpg 749w, https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/09/uzay-300x166.jpg 300w, https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/09/uzay-600x332.jpg 600w" sizes="(max-width: 749px) 100vw, 749px" /></p>
<h4>Artemis II Görevi Nedir?</h4>
<p>Görevde <strong>4 astronot</strong>, yaklaşık 10 gün sürecek bir yolculukla Dünya yörüngesinden ayrılarak <strong>Ay’ın etrafında tur atacak</strong> ve güvenli şekilde geri dönecek. NASA, bu sırada Orion uzay aracının <strong>S-band radyo sinyallerini</strong> takip edip kayıt altına alacak özel donanımlı yer istasyonlarına ihtiyaç duyuyor.</p>
<h4>Gönüllülerden Beklenenler</h4>
<p>NASA, gönüllülerden şu görevleri yerine getirmesini istiyor:</p>
<ul>
<li>Orion’un sinyallerini yakalayıp sürekli izlemek,</li>
<li>Tek yönlü Doppler takip verilerini üretip raporlamak,</li>
<li>Belirli radyo frekanslarını algılayabilecek teknik altyapıya sahip olmak.</li>
</ul>
<p>Başvurular, ABD hükümetinin resmi internet sitesi üzerinden yapılabiliyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-97764 aligncenter" src="https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/09/nasa.jpg" alt="" width="699" height="351" srcset="https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/09/nasa.jpg 699w, https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/09/nasa-300x151.jpg 300w, https://gazeteokyanus.com/wp-content/uploads/2025/09/nasa-600x301.jpg 600w" sizes="(max-width: 699px) 100vw, 699px" /></p>
<h4>Daha Önce Denendi</h4>
<p>NASA, benzer bir uygulamayı <strong>2022’deki Artemis I</strong> görevinde test etmişti. O dönemde <strong>18 gönüllü</strong>, insansız Orion kapsülünün 25 günlük Ay yolculuğunu başarıyla takip etmişti. Bu gönüllüler arasında amatör telsizciler de bulunuyordu.</p>
<h4>Kamuoyu ve Özel Sektör İş Birliği</h4>
<p>NASA yetkilisi Kevin Coggins, bu girişimin yalnızca görev desteği olmadığını, aynı zamanda <strong>özel sektörle iş birliği için önemli bir test</strong> olduğunu belirtti:</p>
<blockquote><p><strong>“Bu fırsatı geniş havacılık-uzay topluluğuna açarak devlet dışındaki mevcut takip yeteneklerini belirleyebiliyoruz.”</strong></p></blockquote>
<p>NASA, SpaceX gibi özel şirketlerle çalışırken, özel mülkiyete ait teknolojilerin kapasitesini de sınamayı hedefliyor.</p>
<p>Tarihi Ay yolculuğuna siz de uzaktan destek olabilirsiniz. Bu, amatör radyoculardan teknoloji meraklılarına kadar herkes için <strong>dünyadan Ay’a açılan bir kapı</strong> niteliğinde.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Putin, Ukrayna savaşının sona ermesi konusunda Trump ile ‘anlaşmaya vardıklarını’ söyledi.</title>
		<link>https://gazeteokyanus.com/putin-ukrayna-savasinin-sona-ermesi-konusunda-trump-ile-anlasmaya-vardiklarini-soyledi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kerem]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Sep 2025 13:19:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazeteokyanus.com/?p=97735</guid>

					<description><![CDATA[Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geçen ay Alaska&#8217;da ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmede Ukrayna savaşının sona ermesi konusunda “anlaşmaya vardıklarını” söyledi. Ancak, Trump&#8217;ın aracılık ettiği Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelensky ile barış görüşmelerine katılıp katılmayacağı konusunda bir açıklama yapmadı. Trump, Putin&#8217;in yanıtı için pazartesi gününü son tarih olarak belirlemişti. Çin&#8217;de düzenlenen zirvede konuşan Putin, Ukrayna&#8217;yı işgal etme kararını savunmaya devam etti ve savaştan bir kez daha Batı&#8217;yı sorumlu tuttu. Alaska&#8217;daki görüşmenin ardından ABD özel temsilcisi Steve Witkoff, Putin&#8217;in olası bir barış anlaşmasının parçası olarak Ukrayna&#8217;ya güvenlik garantisi vermeyi kabul ettiğini söyledi, ancak Moskova bunu henüz doğrulamadı. Putin, Xi Jinping ve Narendra Modi ile bir araya geldiği Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesinde Tianjin&#8217;de konuştu. Çin ve Hindistan liderlerine “Ukrayna krizinin çözümünü kolaylaştırmak” için verdikleri destek ve gösterdikleri çabalar için teşekkür etti. Çin ve Hindistan, Rus ham petrolünün en büyük alıcılarıdır ve savaşın yol açtığı zararlardan dolayı zor durumda olan Rus ekonomisini destekledikleri için Batı&#8217;dan eleştiri almaktadırlar. Putin konuşmasında, Alaska&#8217;da Trump ile yaptığı görüşmede “ulaşılan mutabakatın” “umarım bu yönde ilerleyerek Ukrayna&#8217;da barışa giden yolu açacağını” da söyledi. Aynı zamanda, “bu krizin Rusya&#8217;nın Ukrayna&#8217;ya saldırmasıyla tetiklenmediğini, Batı&#8217;nın desteklediği ve kışkırttığı Ukrayna&#8217;daki darbe sonucu ortaya çıktığını” tekrar vurguladı. Ayrıca savaşı “Batı&#8217;nın Ukrayna&#8217;yı NATO&#8217;ya çekme yönündeki sürekli girişimlerine” bağladı. Rusya devlet başkanı, Ukrayna&#8217;nın Batı askeri ittifakına katılma fikrine sürekli olarak karşı çıkmıştır. Ancak bu iddia ve savaşın kışkırtıldığı iddiası, Batılı müttefikler tarafından defalarca reddedilmiştir. Putin, 2014 yılında Kırım&#8217;ı ele geçirdi ve Rus vekilleri Ukrayna&#8217;nın doğusunun bir kısmını ele geçirdi. Yıllar sonra, Şubat 2022&#8217;de Putin, Rusya&#8217;nın Ukrayna&#8217;ya tam ölçekli bir işgal emri verdi. Putin&#8217;in son açıklamaları, Rusya&#8217;nın savaşta Ukrayna&#8217;ya ikinci en büyük hava saldırısını başlatmasından birkaç gün sonra geldi. Cuma günü, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Putin&#8217;in Pazartesi günü son tarihle karşı karşıya olduğunu söyledi. Ancak 22 Ağustos&#8217;ta CNN ile yaptığı röportajda Trump, Putin&#8217;e ABD&#8217;nin harekete geçmeden önce yanıt vermesi için “birkaç hafta” süre tanıdı. Bu, Trump&#8217;ın Rus liderine verdiği bir dizi ültimatom ve son tarihin en sonuncusuydu. Trump daha önce Ukrayna savaşını bir günde çözebileceğini söylemişti. Geçen ay Putin ile yaptığı görüşmenin ardından Trump, ateşkes talebinden vazgeçti ve bunun yerine kalıcı bir barış anlaşması çağrısında bulundu. Ayrıca, Washington DC&#8217;ye acil bir ziyaret gerçekleştiren üst düzey Avrupalı liderlerle birlikte Zelensky ile de görüştü. Trump, barış anlaşmasının bir parçası olarak “Ukrayna&#8217;nın NATO&#8217;ya girmeyeceğini” vurguladı. Ancak Avrupa&#8217;nın “ilk savunma hattı” olduğunu ve ABD&#8217;nin de sürece dahil olacağını belirterek güvenlik garantileri olacağını da ima etti. “Onlara iyi bir koruma sağlayacağız” diyen Trump, bunun ABD askerlerinin Ukrayna&#8217;ya gönderilmesi anlamına gelmediğini de açıkladı. ABD Özel Temsilcisi Witkoff da CNN&#8217;e Putin&#8217;in güvenlik garantilerini kabul ettiğini söyledi. Bununla birlikte ABD ve Avrupa&#8217;nın “güvenlik garantisini kapsayacak şekilde 5. maddeye benzer bir dil kullanacağını” belirtti ve üye ülkelerin saldırıya uğrayan bir üyeyi savunması gerektiğini belirten NATO maddesine atıfta bulundu. Zelensky, güvenlik garantileri için bir çerçevenin bu hafta içinde kağıda dökülmesini beklediğini söyledi. Ancak geçen Cuma günü Rusya, Batı&#8217;nın önerilerini “tek taraflı ve açıkça Rusya&#8217;yı kontrol altına almak için tasarlanmış” olarak eleştirdi ve bunun Kiev&#8217;i “stratejik bir provokatör” haline getirdiğini ekledi. Rusya&#8217;nın Ukrayna&#8217;ya saldırıları devam etti. Geçen Perşembe günü Moskova, Kiev&#8217;e 629 insansız hava aracı ve füze ateşledi ve savaşın şimdiye kadarki en büyük hava saldırılarından birinde 23 kişiyi öldürdü, bu da Avrupalı liderlerin öfkesini çekti. Almanya ve Fransa, Rusya&#8217;ya anlaşmaya varmak için baskı yapma sözü verdi. Bu arada Zelensky, barış anlaşmasının bir parçası olarak Rusya ile tampon bölge kurulması önerisini reddetti. Rusya&#8217;yı diplomasiye hazır olmadığını ve savaşın sona ermesini ertelemek için yollar aradığını suçladı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geçen ay Alaska&#8217;da ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmede Ukrayna savaşının sona ermesi konusunda “anlaşmaya vardıklarını” söyledi.</p>
<p>Ancak, Trump&#8217;ın aracılık ettiği Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelensky ile barış görüşmelerine katılıp katılmayacağı konusunda bir açıklama yapmadı. Trump, Putin&#8217;in yanıtı için pazartesi gününü son tarih olarak belirlemişti.</p>
<p>Çin&#8217;de düzenlenen zirvede konuşan Putin, Ukrayna&#8217;yı işgal etme kararını savunmaya devam etti ve savaştan bir kez daha Batı&#8217;yı sorumlu tuttu.</p>
<p>Alaska&#8217;daki görüşmenin ardından ABD özel temsilcisi Steve Witkoff, Putin&#8217;in olası bir barış anlaşmasının parçası olarak Ukrayna&#8217;ya güvenlik garantisi vermeyi kabul ettiğini söyledi, ancak Moskova bunu henüz doğrulamadı.</p>
<p>Putin, Xi Jinping ve Narendra Modi ile bir araya geldiği Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesinde Tianjin&#8217;de konuştu.</p>
<p>Çin ve Hindistan liderlerine “Ukrayna krizinin çözümünü kolaylaştırmak” için verdikleri destek ve gösterdikleri çabalar için teşekkür etti.</p>
<p>Çin ve Hindistan, Rus ham petrolünün en büyük alıcılarıdır ve savaşın yol açtığı zararlardan dolayı zor durumda olan Rus ekonomisini destekledikleri için Batı&#8217;dan eleştiri almaktadırlar.</p>
<p>Putin konuşmasında, Alaska&#8217;da Trump ile yaptığı görüşmede “ulaşılan mutabakatın” “umarım bu yönde ilerleyerek Ukrayna&#8217;da barışa giden yolu açacağını” da söyledi.</p>
<p>Aynı zamanda, “bu krizin Rusya&#8217;nın Ukrayna&#8217;ya saldırmasıyla tetiklenmediğini, Batı&#8217;nın desteklediği ve kışkırttığı Ukrayna&#8217;daki darbe sonucu ortaya çıktığını” tekrar vurguladı.</p>
<p>Ayrıca savaşı “Batı&#8217;nın Ukrayna&#8217;yı NATO&#8217;ya çekme yönündeki sürekli girişimlerine” bağladı.</p>
<p>Rusya devlet başkanı, Ukrayna&#8217;nın Batı askeri ittifakına katılma fikrine sürekli olarak karşı çıkmıştır. Ancak bu iddia ve savaşın kışkırtıldığı iddiası, Batılı müttefikler tarafından defalarca reddedilmiştir.</p>
<p>Putin, 2014 yılında Kırım&#8217;ı ele geçirdi ve Rus vekilleri Ukrayna&#8217;nın doğusunun bir kısmını ele geçirdi. Yıllar sonra, Şubat 2022&#8217;de Putin, Rusya&#8217;nın Ukrayna&#8217;ya tam ölçekli bir işgal emri verdi.</p>
<p>Putin&#8217;in son açıklamaları, Rusya&#8217;nın savaşta Ukrayna&#8217;ya ikinci en büyük hava saldırısını başlatmasından birkaç gün sonra geldi.</p>
<p>Cuma günü, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Putin&#8217;in Pazartesi günü son tarihle karşı karşıya olduğunu söyledi.</p>
<p>Ancak 22 Ağustos&#8217;ta CNN ile yaptığı röportajda Trump, Putin&#8217;e ABD&#8217;nin harekete geçmeden önce yanıt vermesi için “birkaç hafta” süre tanıdı. Bu, Trump&#8217;ın Rus liderine verdiği bir dizi ültimatom ve son tarihin en sonuncusuydu.</p>
<p>Trump daha önce Ukrayna savaşını bir günde çözebileceğini söylemişti.</p>
<p>Geçen ay Putin ile yaptığı görüşmenin ardından Trump, ateşkes talebinden vazgeçti ve bunun yerine kalıcı bir barış anlaşması çağrısında bulundu.</p>
<p>Ayrıca, Washington DC&#8217;ye acil bir ziyaret gerçekleştiren üst düzey Avrupalı liderlerle birlikte Zelensky ile de görüştü.</p>
<p>Trump, barış anlaşmasının bir parçası olarak “Ukrayna&#8217;nın NATO&#8217;ya girmeyeceğini” vurguladı.</p>
<p>Ancak Avrupa&#8217;nın “ilk savunma hattı” olduğunu ve ABD&#8217;nin de sürece dahil olacağını belirterek güvenlik garantileri olacağını da ima etti.</p>
<p>“Onlara iyi bir koruma sağlayacağız” diyen Trump, bunun ABD askerlerinin Ukrayna&#8217;ya gönderilmesi anlamına gelmediğini de açıkladı.</p>
<p>ABD Özel Temsilcisi Witkoff da CNN&#8217;e Putin&#8217;in güvenlik garantilerini kabul ettiğini söyledi.</p>
<p>Bununla birlikte ABD ve Avrupa&#8217;nın “güvenlik garantisini kapsayacak şekilde 5. maddeye benzer bir dil kullanacağını” belirtti ve üye ülkelerin saldırıya uğrayan bir üyeyi savunması gerektiğini belirten NATO maddesine atıfta bulundu.</p>
<p>Zelensky, güvenlik garantileri için bir çerçevenin bu hafta içinde kağıda dökülmesini beklediğini söyledi.</p>
<p>Ancak geçen Cuma günü Rusya, Batı&#8217;nın önerilerini “tek taraflı ve açıkça Rusya&#8217;yı kontrol altına almak için tasarlanmış” olarak eleştirdi ve bunun Kiev&#8217;i “stratejik bir provokatör” haline getirdiğini ekledi.</p>
<p>Rusya&#8217;nın Ukrayna&#8217;ya saldırıları devam etti. Geçen Perşembe günü Moskova, Kiev&#8217;e 629 insansız hava aracı ve füze ateşledi ve savaşın şimdiye kadarki en büyük hava saldırılarından birinde 23 kişiyi öldürdü, bu da Avrupalı liderlerin öfkesini çekti.</p>
<p>Almanya ve Fransa, Rusya&#8217;ya anlaşmaya varmak için baskı yapma sözü verdi.</p>
<p>Bu arada Zelensky, barış anlaşmasının bir parçası olarak Rusya ile tampon bölge kurulması önerisini reddetti.</p>
<p>Rusya&#8217;yı diplomasiye hazır olmadığını ve savaşın sona ermesini ertelemek için yollar aradığını suçladı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İsrail, Gazze Şehri&#8217;nin daha derinlerine tanklar gönderiyor, daha fazla aile kaçıyor</title>
		<link>https://gazeteokyanus.com/israil-gazze-sehrinin-daha-derinlerine-tanklar-gonderiyor-daha-fazla-aile-kaciyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kerem]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Sep 2025 13:15:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazeteokyanus.com/?p=97732</guid>

					<description><![CDATA[Filistinli yetkililer ve tanıklar, İsrail&#8217;in tanklarını Gazze Şehri&#8217;nin daha derinlerine ilerlettiğini ve bir banliyöde patlayıcı yüklü araçları patlattığını, hava saldırılarında ise Pazartesi günü en az 19 kişinin öldüğünü söyledi. Bu haberler, dünyanın önde gelen soykırım akademisyenleri derneğinin başkanının, İsrail&#8217;in Gazze&#8217;de soykırım yaptığına dair yasal kriterlerin karşılandığını belirten bir karar aldığını açıklamasının ardından geldi. İsrail, Gazze Şehri saldırısı veya Uluslararası Soykırım Araştırmacıları Derneği&#8217;nin açıklamasına ilişkin olarak hemen bir yanıt vermedi. İsrail, geçmişte Gazze&#8217;deki eylemlerinin soykırım niteliğinde olduğunu reddetmişti. İsrail, yaklaşık iki yıllık savaşın ardından Hamas&#8217;ı yok etmek ve kalan 48 rehineyi kurtarmak amacıyla Gazze Şehri&#8217;nden başlayarak tüm Gazze Şeridi&#8217;ni tamamen kontrol altına alma planını sürdürüyor. Sakinler, İsrail güçlerinin kalabalık Şeyh Radwan mahallesinin doğu bölgelerine eski zırhlı araçlar gönderdiğini, ardından bunları uzaktan patlatarak birkaç evi yıkıp daha fazla ailenin kaçmasına neden olduğunu söyledi. Gazze Şehri üzerine atılan broşürlerde İsrail ordusu, sakinlere derhal güneye gitmelerini söyleyerek ordunun saldırısını batıya doğru genişletmeyi planladığını belirtti. Sheikh Radwan sakini Mohammad Abu Abdallah Reuters&#8217;a “İnsanlar kafası karışık, kalıp ölmek ya da nereye gideceklerini bilmeden ayrılmak arasında seçim yapmak zorundalar” dedi. 55 yaşındaki Abdallah bir sohbet uygulaması üzerinden “Korkunç bir geceydi, patlamalar hiç durmadı ve insansız hava araçları bölgenin üzerinde uçmaya devam etti. Birçok insan hayatlarından endişe ederek evlerini terk ederken, diğerleri nereye gideceklerini bilmiyorlar” dedi. ÖLÜMLER VE AÇLIK HABERLERİ İsrail ordusu, güçlerinin bölgedeki Hamas ile çatıştığını ve son bir gün içinde, kendi birliklerine saldırı düzenlemek için kullanılan birkaç askeri yapı ve karakola saldırı düzenlediğini belirten bir açıklama yaptı. Gazze Sağlık Bakanlığı, son 24 saat içinde bölgedeki İsrail ateşiyle en az 98 Filistinlinin öldürüldüğünü açıkladı. Ayrıca, üç çocuk dahil olmak üzere dokuz kişinin daha son bir gün içinde yetersiz beslenme ve açlıktan öldüğünü, bu nedenle bu tür nedenlerden ölenlerin sayısının 127&#8217;si çocuk olmak üzere en az 348&#8217;e yükseldiğini ekledi. İsrail, Gazze&#8217;deki Hamas yönetimi tarafından verilen açlıktan ölüm rakamlarını tartışıyor ve ölümlerin başka tıbbi nedenlerden kaynaklandığını savunuyor. Yerel sağlık yetkilileri, kadınlar ve çocuklar da dahil olmak üzere 19 kişinin Gazze Şehrindeki evlere düzenlenen İsrail hava saldırılarında öldürüldüğünü söyledi. İsrail ordusu bu haberler hakkında hemen bir yorum yapmadı. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Pazar günü geç saatlerde güvenlik kabinesini toplayarak, Hamas&#8217;ın kalesi olarak nitelendirdiği Gazze Şehri&#8217;ni ele geçirmek için yeni bir saldırı planını görüştü. İsrail ordusu, siyasi liderlerine, planlanan Gazze Şehri saldırısının Hamas&#8217;ın elinde tutulan rehinelerin hayatını tehlikeye atabileceği uyarısında bulundu. İsrail&#8217;de savaşın sona ermesi ve rehinelerin serbest bırakılması için yapılan protestolar son haftalarda yoğunlaştı. Savaş, 7 Ekim 2023&#8217;te Hamas&#8217;ın güney İsrail&#8217;e düzenlediği saldırıyla başladı. Saldırıda çoğu sivil olmak üzere yaklaşık 1.200 kişi öldü ve 251 kişi rehin alındı. Kalan 48 rehineden 20&#8217;sinin hala hayatta olduğu sanılıyor. Gazze sağlık yetkililerine göre, İsrail&#8217;in Gazze&#8217;deki askeri harekatı çoğu sivil olmak üzere 63.000&#8217;den fazla kişinin ölümüne neden oldu ve bölgeyi insani bir krize sürükleyerek büyük bir kısmını harabeye çevirdi. Ateşkes görüşmeleri Temmuz ayında çıkmaza girdi ve görüşmeleri yeniden başlatma çabaları şu ana kadar başarısız oldu.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Filistinli yetkililer ve tanıklar, İsrail&#8217;in tanklarını Gazze Şehri&#8217;nin daha derinlerine ilerlettiğini ve bir banliyöde patlayıcı yüklü araçları patlattığını, hava saldırılarında ise Pazartesi günü en az 19 kişinin öldüğünü söyledi.<br />
Bu haberler, dünyanın önde gelen soykırım akademisyenleri derneğinin başkanının, İsrail&#8217;in Gazze&#8217;de soykırım yaptığına dair yasal kriterlerin karşılandığını belirten bir karar aldığını açıklamasının ardından geldi.</p>
<p>İsrail, Gazze Şehri saldırısı veya Uluslararası Soykırım Araştırmacıları Derneği&#8217;nin açıklamasına ilişkin olarak hemen bir yanıt vermedi. İsrail, geçmişte Gazze&#8217;deki eylemlerinin soykırım niteliğinde olduğunu reddetmişti.<br />
İsrail, yaklaşık iki yıllık savaşın ardından Hamas&#8217;ı yok etmek ve kalan 48 rehineyi kurtarmak amacıyla Gazze Şehri&#8217;nden başlayarak tüm Gazze Şeridi&#8217;ni tamamen kontrol altına alma planını sürdürüyor.<br />
Sakinler, İsrail güçlerinin kalabalık Şeyh Radwan mahallesinin doğu bölgelerine eski zırhlı araçlar gönderdiğini, ardından bunları uzaktan patlatarak birkaç evi yıkıp daha fazla ailenin kaçmasına neden olduğunu söyledi.</p>
<p>Gazze Şehri üzerine atılan broşürlerde İsrail ordusu, sakinlere derhal güneye gitmelerini söyleyerek ordunun saldırısını batıya doğru genişletmeyi planladığını belirtti.<br />
Sheikh Radwan sakini Mohammad Abu Abdallah Reuters&#8217;a “İnsanlar kafası karışık, kalıp ölmek ya da nereye gideceklerini bilmeden ayrılmak arasında seçim yapmak zorundalar” dedi.<br />
55 yaşındaki Abdallah bir sohbet uygulaması üzerinden “Korkunç bir geceydi, patlamalar hiç durmadı ve insansız hava araçları bölgenin üzerinde uçmaya devam etti. Birçok insan hayatlarından endişe ederek evlerini terk ederken, diğerleri nereye gideceklerini bilmiyorlar” dedi.<br />
ÖLÜMLER VE AÇLIK HABERLERİ<br />
İsrail ordusu, güçlerinin bölgedeki Hamas ile çatıştığını ve son bir gün içinde, kendi birliklerine saldırı düzenlemek için kullanılan birkaç askeri yapı ve karakola saldırı düzenlediğini belirten bir açıklama yaptı.<br />
Gazze Sağlık Bakanlığı, son 24 saat içinde bölgedeki İsrail ateşiyle en az 98 Filistinlinin öldürüldüğünü açıkladı.</p>
<p>Ayrıca, üç çocuk dahil olmak üzere dokuz kişinin daha son bir gün içinde yetersiz beslenme ve açlıktan öldüğünü, bu nedenle bu tür nedenlerden ölenlerin sayısının 127&#8217;si çocuk olmak üzere en az 348&#8217;e yükseldiğini ekledi.<br />
İsrail, Gazze&#8217;deki Hamas yönetimi tarafından verilen açlıktan ölüm rakamlarını tartışıyor ve ölümlerin başka tıbbi nedenlerden kaynaklandığını savunuyor.<br />
Yerel sağlık yetkilileri, kadınlar ve çocuklar da dahil olmak üzere 19 kişinin Gazze Şehrindeki evlere düzenlenen İsrail hava saldırılarında öldürüldüğünü söyledi. İsrail ordusu bu haberler hakkında hemen bir yorum yapmadı.<br />
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Pazar günü geç saatlerde güvenlik kabinesini toplayarak, Hamas&#8217;ın kalesi olarak nitelendirdiği Gazze Şehri&#8217;ni ele geçirmek için yeni bir saldırı planını görüştü.<br />
İsrail ordusu, siyasi liderlerine, planlanan Gazze Şehri saldırısının Hamas&#8217;ın elinde tutulan rehinelerin hayatını tehlikeye atabileceği uyarısında bulundu. İsrail&#8217;de savaşın sona ermesi ve rehinelerin serbest bırakılması için yapılan protestolar son haftalarda yoğunlaştı.</p>
<p>Savaş, 7 Ekim 2023&#8217;te Hamas&#8217;ın güney İsrail&#8217;e düzenlediği saldırıyla başladı. Saldırıda çoğu sivil olmak üzere yaklaşık 1.200 kişi öldü ve 251 kişi rehin alındı. Kalan 48 rehineden 20&#8217;sinin hala hayatta olduğu sanılıyor.<br />
Gazze sağlık yetkililerine göre, İsrail&#8217;in Gazze&#8217;deki askeri harekatı çoğu sivil olmak üzere 63.000&#8217;den fazla kişinin ölümüne neden oldu ve bölgeyi insani bir krize sürükleyerek büyük bir kısmını harabeye çevirdi.<br />
Ateşkes görüşmeleri Temmuz ayında çıkmaza girdi ve görüşmeleri yeniden başlatma çabaları şu ana kadar başarısız oldu.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küresel Huzur Endeksi 2025 açıklandı: En huzurlu ülke İzlanda, Türkiye son sıralarda</title>
		<link>https://gazeteokyanus.com/kuresel-huzur-endeksi-2025-aciklandi-en-huzurlu-ulke-izlanda-turkiye-son-siralarda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kerem]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Sep 2025 13:12:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazeteokyanus.com/?p=97729</guid>

					<description><![CDATA[Küresel Huzur Endeksi 2025’te İzlanda 17. kez zirvede yer aldı. Türkiye 163 ülke arasında 146. sırada kalırken, İsrail 155. sıraya geriledi. Rapora göre küresel huzur üst üste altıncı yıl düşüşte Küresel Huzur Endeksi’nin (Global Peace Index – GPI) 2025 raporu açıklandı. Rapora göre İzlanda, üst üste 17. kez dünyanın en huzurlu ülkesi seçildi. İsrail ise 163 ülke arasında 155. sırada yer alarak en huzursuz ülkelerden biri oldu. Ekonomi ve Barış Enstitüsü (IEP) tarafından hazırlanan endeks, her yıl 163 ülkeyi güvenlik, iç ve dış çatışmalar ile militarizasyon seviyeleri gibi 23 ayrı ölçüt üzerinden değerlendiriyor. İzlanda 2008’den bu yana listenin zirvesini bırakmazken, ilk 20’de İrlanda, Yeni Zelanda, Avusturya, İsviçre, Singapur, Portekiz, Danimarka, Slovenya, Finlandiya, Çekya, Japonya, Malezya, Hollanda, Kanada, Belçika, Macaristan, Avustralya, Hırvatistan ve Almanya yer aldı. Rapora göre huzur seviyeleri renkli bir harita üzerinden de gösteriliyor: koyu yeşil &#8216;çok yüksek huzur&#8217;, kırmızı ise &#8216;çok düşük huzur&#8217; anlamına geliyor. İsrail kırmızı bölgede yer aldı. Global Peace Index Türkiye 146. sırada Endekste Türkiye, 163 ülke arasında 146. sırada yer aldı. Türkiye’nin puanı 2.852 olarak ölçülürken, geçen yıla kıyasla durumun bir miktar kötüleştiği ( +0.051) belirtildi. Raporda Türkiye’nin düşük sıralamasında etkili olan unsurlar arasında, PKK ile süren çatışmalar, Suriye’deki askerî varlık, yüksek düzeydeki militarizasyon ve komşularıyla yaşanan siyasi gerilimler öne çıktı. Bölgesel değerlendirmede Türkiye, “Doğu Avrupa ve Orta Asya” kategorisinde 13. sırada yer aldı. Bu bölge, Ukrayna-Rusya savaşı nedeniyle barış seviyesinin en çok gerilediği bölgelerden biri olarak kaydedildi. İsrail, bölgedeki diğer ülkelerle birlikte alt sıralarda İsrail 155. sıradayken, komşularından Suriye 157, Yemen 159, Filistin 145, Lübnan 136, İran 142, Mısır ise 107. sırada yer aldı. Ürdün 72. sırayla bölgedeki ortalamanın üzerinde bir puan aldı. ABD ise 128. sırada, Honduras, Bangladeş ve Uganda gibi ülkelerin gerisinde kaldı. Raporda en alt sıralar şiddet, siyasi istikrarsızlık ve uzun süren çatışmalarla anılan ülkelerden oluştu: Rusya (163), Ukrayna (162), Sudan, Yemen, Afganistan, Suriye ve Güney Sudan en huzursuz ülkeler arasında. Küresel huzur bozulmaya devam ediyor 2025 raporu, küresel huzurun üst üste altıncı yıl gerilediğini ortaya koydu. Bu, 2008’de endeksin yayınlanmaya başlamasından bu yana en uzun gerileme dönemi oldu. Bu yıl 87 ülkenin puanı kötüleşirken sadece 74’ünde iyileşme görüldü. Raporda ayrıca 2023 yılında dünyada 59 aktif çatışma yaşandığı belirtildi. Bu rakam, II. Dünya Savaşı’ndan bu yana en yüksek seviye. Çoğu çatışmanın uzun süredir devam ettiği ve yakın gelecekte çözüm ihtimalinin zayıf olduğu vurgulandı. Militarizasyon artıyor Endekste dikkat çekilen bir diğer nokta ise militarizasyonun artışı oldu. 106 ülke savunma harcamalarını artırdı. İsrail, askerî yatırımlarının yüksekliği nedeniyle en düşük sıralardan birinde yer aldı. Raporda ayrıca şiddetin dünya ekonomisine maliyetinin 2025’te 19,1 trilyon dolar olduğu hesaplandı. Bu da küresel gayri safi yurt içi hasılanın (GSYİH) yüzde 13,5’ine karşılık geliyor. Avrupa önde, Ortadoğu geride Bölgesel sıralamalarda Batı Avrupa en huzurlu bölge olarak öne çıktı ve ilk 10’un çoğunu domine etti. Ortadoğu ve Kuzey Afrika ise listenin en huzursuz bölgesi oldu. Güney Asya ise bu yıl en büyük gerilemeyi yaşayan bölge olarak kayda geçti.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="news__header border-bottom">
<div>Küresel Huzur Endeksi 2025’te İzlanda 17. kez zirvede yer aldı. Türkiye 163 ülke arasında 146. sırada kalırken, İsrail 155. sıraya geriledi. Rapora göre küresel huzur üst üste altıncı yıl düşüşte</div>
<div class="mt-3"></div>
</div>
<div class="row">
<div class="col">
<p>Küresel Huzur Endeksi’nin (Global Peace Index – GPI) 2025 raporu açıklandı. Rapora göre İzlanda, üst üste 17. kez dünyanın en huzurlu ülkesi seçildi. İsrail ise 163 ülke arasında 155. sırada yer alarak en huzursuz ülkelerden biri oldu.</p>
<p>Ekonomi ve Barış Enstitüsü (IEP) tarafından hazırlanan endeks, her yıl 163 ülkeyi güvenlik, iç ve dış çatışmalar ile militarizasyon seviyeleri gibi 23 ayrı ölçüt üzerinden değerlendiriyor. <strong>İzlanda 2008’den bu yana listenin zirvesini</strong> bırakmazken, ilk 20’de İrlanda, Yeni Zelanda, Avusturya, İsviçre, Singapur, Portekiz, Danimarka, Slovenya, Finlandiya, Çekya, Japonya, Malezya, Hollanda, Kanada, Belçika, Macaristan, Avustralya, Hırvatistan ve Almanya yer aldı.</p>
<p>Rapora göre huzur seviyeleri renkli bir harita üzerinden de gösteriliyor: koyu yeşil &#8216;çok yüksek huzur&#8217;, kırmızı ise &#8216;çok düşük huzur&#8217; anlamına geliyor. <strong>İsrail kırmızı bölgede yer aldı.</strong></p>
<figure class="image"><a class="data-fancybox" href="https://i.gazeteoksijen.com/storage/files/images/2025/09/01/s1u31swcgl-0-0-910-574-0-x-large-t7fp.jpg" data-fancybox=""><img loading="lazy" decoding="async" src="https://i.gazeteoksijen.com/storage/files/images/2025/09/01/s1u31swcgl-0-0-910-574-0-x-large-t7fp.jpg" alt="" width="910" height="574" /></a><figcaption>Global Peace Index</figcaption></figure>
<h2>Türkiye 146. sırada</h2>
<p>Endekste Türkiye, 163 ülke arasında 146. sırada yer aldı. Türkiye’nin puanı 2.852 olarak ölçülürken, geçen yıla kıyasla durumun bir miktar kötüleştiği ( +0.051) belirtildi. Raporda Türkiye’nin düşük sıralamasında etkili olan unsurlar arasında, <strong>PKK ile süren çatışmalar, Suriye’deki askerî varlık, yüksek düzeydeki militarizasyon ve komşularıyla yaşanan siyasi gerilimler</strong> öne çıktı.</p>
<div id="adpro-6" class="adpro desktop-ad mb-4" data-page="449" data-region="2072" data-category="60f95075dd6e09533452a344" data-loaded="true"></div>
<p>Bölgesel değerlendirmede Türkiye, “Doğu Avrupa ve Orta Asya” kategorisinde 13. sırada yer aldı. Bu bölge, Ukrayna-Rusya savaşı nedeniyle barış seviyesinin en çok gerilediği bölgelerden biri olarak kaydedildi.</p>
<h2>İsrail, bölgedeki diğer ülkelerle birlikte alt sıralarda</h2>
<p>İsrail 155. sıradayken, komşularından Suriye 157, Yemen 159, Filistin 145, Lübnan 136, İran 142, Mısır ise 107. sırada yer aldı. Ürdün 72. sırayla bölgedeki ortalamanın üzerinde bir puan aldı. ABD ise 128. sırada, Honduras, Bangladeş ve Uganda gibi ülkelerin gerisinde kaldı.</p>
<div id="adpro-7" class="adpro desktop-ad mb-4" data-page="449" data-region="2374" data-category="60f95075dd6e09533452a344" data-loaded="true"></div>
<p>Raporda en alt sıralar şiddet, siyasi istikrarsızlık ve uzun süren çatışmalarla anılan ülkelerden oluştu: Rusya (163), Ukrayna (162), Sudan, Yemen, Afganistan, Suriye ve Güney Sudan en huzursuz ülkeler arasında.</p>
<h2>Küresel huzur bozulmaya devam ediyor</h2>
<p>2025 raporu,<strong> küresel huzurun üst üste altıncı yıl gerilediğini</strong> ortaya koydu. Bu, 2008’de endeksin yayınlanmaya başlamasından bu yana en uzun gerileme dönemi oldu. Bu yıl 87 ülkenin puanı kötüleşirken sadece 74’ünde iyileşme görüldü.</p>
<p>Raporda ayrıca 2023 yılında dünyada <strong>59 aktif çatışma</strong> yaşandığı belirtildi. <strong>Bu rakam, II. Dünya Savaşı’ndan bu yana en yüksek seviye.</strong> Çoğu çatışmanın uzun süredir devam ettiği ve yakın gelecekte çözüm ihtimalinin zayıf olduğu vurgulandı.</p>
<h2>Militarizasyon artıyor</h2>
<p>Endekste dikkat çekilen bir diğer nokta ise militarizasyonun artışı oldu.<strong> 106 ülke savunma harcamalarını artırdı.</strong> İsrail, askerî yatırımlarının yüksekliği nedeniyle en düşük sıralardan birinde yer aldı. Raporda ayrıca şiddetin dünya ekonomisine maliyetinin 2025’te 19,1 trilyon dolar olduğu hesaplandı. Bu da küresel gayri safi yurt içi hasılanın (GSYİH) yüzde 13,5’ine karşılık geliyor.</p>
<h2>Avrupa önde, Ortadoğu geride</h2>
<p>Bölgesel sıralamalarda <strong>Batı Avrupa en huzurlu bölge</strong> olarak öne çıktı ve ilk 10’un çoğunu domine etti. <strong>Ortadoğu ve Kuzey Afrika ise listenin en huzursuz bölgesi</strong> oldu. Güney Asya ise bu yıl en büyük gerilemeyi yaşayan bölge olarak kayda geçti.</p>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Afganistan&#8217;daki depremde 800 kişi öldü, 2.800 kişi yaralandı</title>
		<link>https://gazeteokyanus.com/afganistandaki-depremde-800-kisi-oldu-2-800-kisi-yaralandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kerem]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Sep 2025 13:04:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazeteokyanus.com/?p=97726</guid>

					<description><![CDATA[Afganistan&#8217;ın en şiddetli depremlerinden biri 800&#8217;den fazla kişinin ölümüne ve en az 2.800 kişinin yaralanmasına neden oldu. Yetkililer Pazartesi günü, helikopterlerin enkaz altından kurtarılan yaralıları hastaneye naklettiğini bildirdi. Bu felaket, yardımların keskin bir şekilde azalmasından komşu ülkelerin yüz binlerce Afgan&#8217;ı geri çevirmesine kadar, zaten insani krizlerle boğuşan savaşın yıktığı ülkenin Taliban yönetiminin kaynaklarını daha da zorlaştırdı. Kabil Sağlık Bakanlığı sözcüsü Sharafat Zaman, gece yarısı civarında 10 km (6 mil) derinlikte meydana gelen 6 büyüklüğündeki depremin yol açtığı yıkımı gidermek için uluslararası yardım çağrısında bulundu. Zaman, Reuters&#8217;a “Buraya çok sayıda insan hayatını kaybetti ve evlerini kaybetti, bu yüzden yardıma ihtiyacımız var” dedi. Yönetim sözcüsü Zabihullah Mujahid, depremin doğudaki Kunar ve Nangarhar illerinde 812 kişinin hayatını kaybettiğini söyledi. Kurtarma ekipleri, Pakistan sınırındaki mobil ağlardan kopuk uzak dağlık bölgelere ulaşmak için mücadele ediyordu. Bu bölgelerde, yamaçlara yayılmış kerpiç evler depremde yıkılmıştı. Sağlık Bakanlığı sözcüsü Abdul Maten Qanee, güvenlikten gıda ve sağlığa kadar çeşitli alanlarda yürütülen çabaları örnek göstererek, “Tüm ekiplerimiz yardımı hızlandırmak için seferber edildi, böylece kapsamlı ve tam destek sağlanabilir” dedi. Reuters Television görüntüleri, helikopterlerin etkilenenleri tahliye ettiğini gösterirken, sakinler güvenlik güçlerine ve sağlık görevlilerine, deprem ve sel felaketlerinin sık yaşandığı bu bölgede yaralıları ambulanslara taşımada yardımcı oldu. Savunma Bakanlığı yaptığı açıklamada, askeri kurtarma ekiplerinin bölgeye yayıldığını ve 40 uçuşla 420 yaralı ve ölen kişinin taşındığını belirtti. Yetkililer, depremin Kunar&#8217;daki üç köyü yerle bir ettiğini ve birçok köyde de önemli hasara yol açtığını söyledi. Kunar&#8217;da en az 610 kişi, Nangarhar&#8217;da ise 12 kişi hayatını kaybetti. Acil ihtiyaçları karşılamak için siyasi kurumları atlayarak sağlanan insani yardım bile, 2022&#8217;de 3,8 milyar dolardan bu yıl 767 milyon dolara geriledi. O yıl doğu bölgesinde 1.000 kişinin hayatını kaybettiği 6,1 büyüklüğündeki deprem, Taliban hükümetinin karşılaştığı ilk büyük doğal afet oldu. &#160;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Afganistan&#8217;ın en şiddetli depremlerinden biri 800&#8217;den fazla kişinin ölümüne ve en az 2.800 kişinin yaralanmasına neden oldu. Yetkililer Pazartesi günü, helikopterlerin enkaz altından kurtarılan yaralıları hastaneye naklettiğini bildirdi.</p>
<p>Bu felaket, yardımların keskin bir şekilde azalmasından komşu ülkelerin yüz binlerce Afgan&#8217;ı geri çevirmesine kadar, zaten insani krizlerle boğuşan savaşın yıktığı ülkenin Taliban yönetiminin kaynaklarını daha da zorlaştırdı.</p>
<p>Kabil Sağlık Bakanlığı sözcüsü Sharafat Zaman, gece yarısı civarında 10 km (6 mil) derinlikte meydana gelen 6 büyüklüğündeki depremin yol açtığı yıkımı gidermek için uluslararası yardım çağrısında bulundu.</p>
<p>Zaman, Reuters&#8217;a “Buraya çok sayıda insan hayatını kaybetti ve evlerini kaybetti, bu yüzden yardıma ihtiyacımız var” dedi.</p>
<p>Yönetim sözcüsü Zabihullah Mujahid, depremin doğudaki Kunar ve Nangarhar illerinde 812 kişinin hayatını kaybettiğini söyledi.</p>
<p>Kurtarma ekipleri, Pakistan sınırındaki mobil ağlardan kopuk uzak dağlık bölgelere ulaşmak için mücadele ediyordu. Bu bölgelerde, yamaçlara yayılmış kerpiç evler depremde yıkılmıştı.</p>
<p>Sağlık Bakanlığı sözcüsü Abdul Maten Qanee, güvenlikten gıda ve sağlığa kadar çeşitli alanlarda yürütülen çabaları örnek göstererek, “Tüm ekiplerimiz yardımı hızlandırmak için seferber edildi, böylece kapsamlı ve tam destek sağlanabilir” dedi.</p>
<p>Reuters Television görüntüleri, helikopterlerin etkilenenleri tahliye ettiğini gösterirken, sakinler güvenlik güçlerine ve sağlık görevlilerine, deprem ve sel felaketlerinin sık yaşandığı bu bölgede yaralıları ambulanslara taşımada yardımcı oldu.</p>
<p>Savunma Bakanlığı yaptığı açıklamada, askeri kurtarma ekiplerinin bölgeye yayıldığını ve 40 uçuşla 420 yaralı ve ölen kişinin taşındığını belirtti.</p>
<p>Yetkililer, depremin Kunar&#8217;daki üç köyü yerle bir ettiğini ve birçok köyde de önemli hasara yol açtığını söyledi. Kunar&#8217;da en az 610 kişi, Nangarhar&#8217;da ise 12 kişi hayatını kaybetti.</p>
<p>Acil ihtiyaçları karşılamak için siyasi kurumları atlayarak sağlanan insani yardım bile, 2022&#8217;de 3,8 milyar dolardan bu yıl 767 milyon dolara geriledi.</p>
<p>O yıl doğu bölgesinde 1.000 kişinin hayatını kaybettiği 6,1 büyüklüğündeki deprem, Taliban hükümetinin karşılaştığı ilk büyük doğal afet oldu.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
